Madde madde kripto varlık düzenlemesi: Komisyonda kabul edilen teklifin detayları neler? Hangi eleştiriler yöneltiliyor?

Kripto varlıklara ilişkin düzenlemeler içeren Sermaye PiyasasıKanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Plan veBütçe Komisyonu’nda kabul edildi. Peki kripto varlık alıp-satanlar,hangi koşullar ve yaptırımlarla karşı karşıya kalacaklar?
Gri liste ve kripto varlıklar…
Bu ikisi arasındaki ilişkiyi hiç bilmeyenler için kısa bir açıklamayla başlayalım.
1989’da Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) bünyesinde kurulan, Mali Eylem Görev Gücü, kripto varlıkları, “merkez bankaları gibi merkezi bir otoriteye ihtiyaç duyulmadan dijital olarak alınıp satılabilen, aktarılabilen veya ödeme için kullanılabilen değerler” olarak tanımlıyor. Bu tanıma hiçbir şekilde hükümetlerin bastığı paralar dahil edilmiyor.
Mali Eylem Görev Gücü (Financial Action Task Force-FATF) ise; kara para aklama, terörün finansmanı, kitle imha silahlarının yayılmasının finansmanı ve uluslararası finansal sistemin bütünlüğüne yönelik diğer tehditlerle mücadele için standartları belirleyen, gerekli yasal tedbirlerin uygulanmasını teşvik eden kuruluşun ismi.
Kara ve gri liste nedir?
FATF, yukarıda sayılan tehditlerle mücadelede eksiklikleri olan ve iş birliğinde bulunmayan ülkeleri tespit edip listeliyor. Kuruluşun bu kapsamdaki iki önemli listesi ise:
-Yüksek riskli ve tavsiyelere uymayan ülkelerin listesi olan Kara Liste
-Riskli ve gözlem altındaki ülkelerin listesi Gri Liste.
FATF’in tavsiyeleri nedir?
FATF, söz konusu listelerden çıkılması için ülkelerin uygulamaları gereken tedbirlere yönelik kapsamlı ve kalıcı bir çerçeve oluşturuyor. Buna “FATF’in tavsiyeleri” de deniyor.
FATF’in 1990’da düzenlenen ilk tavsiyelerinin konusu, “finansal sistemlerin uyuşturucu gelirlerini aklayan kişiler tarafından kötüye kullanılmasıyla mücadele etmek için” düzenlenmişti. FATF, Ekim 2001’de görev tanımını terör eylemlerinin ve terör örgütlerinin finansmanı konusunu ele alacak şekilde genişletmiş ve Terörün Finansmanına ilişkin Sekiz Özel Tavsiyeyi (daha sonra dokuza çıkarılan) getirmişti.
FATF Tavsiyeleri ikinci defa 2003 yılında gözden geçirilmiş ve özel tavsiyelerle birlikte 180 ülke tarafından üstlenilmiş ve “kara para aklama ve terörün finansmanıyla mücadele için uluslararası standart” olarak tüm dünyada kabul görmüştü.

Türkiye neden gri listeye alındı?
Mali Eylem Görev Gücü’nün uzmanları, 24 Eylül 1991 tarihinde FATF'e üye olan Türkiye’ye 2019’un mart ayında Türkiye’ye bir ziyarette bulunmuş, aynı yılın aralık ayında da Türkiye için “Kara Paranın Aklanmasının ve Terör Finansmanının Önlenmesine Yönelik Tedbirlere İlişkin Karşılıklı Değerlendirme Raporu” hazırlanmıştı.
Tarihler 21 Ekim 2021'i gösterdiğinde Türkiye Gri Liste'ye alındı. FATF'nin bu kararına göre Türkiye kara paranın aklanması ve terörizmin finansmanıyla mücadelede yeterince çaba göstermiyordu.
O döne bir açıklama yapan FATF Başkanı Marcus Pleyer, Türkiye'de bankacılık ve emlak sektörleri ile değerli maden ticareti yapanlar gibi farklı aktörlerin daha sıkı denetlenmesi gerektiğini vurgulamıştı.
Pleyer, “Türkiye karmaşık kara para aklama vakalarıyla etkin bir şekilde başa çıktığını ve Birleşmiş Milletler'in terör organizasyonu olarak tanımladığı IŞİD ve El Kaide gibi örgütlerin mali finansmanına soruşturma açmakta kararlı olduğunu göstermelidir" ifadelerini kullanmıştı.
“40 tavsiyenin 39’u tamamlandı”
FATF'in Türkiye için hazırladığı raporda 40 tavsiyesi bulunuyor. Uzmanlar, 2019’dan bu yana belli aralıklarda, bu tavsiyelere uyum düzeyini denetleniyor.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, ocak ayında yaptığı açıklamada Türkiye’nin, 2023 itibarıyla, “mevzuat uyumluluğu” kapsamında, 40 FATF tavsiyesinin 39’una büyük ölçüde veya tamamen uyumlu bulunduğunu söylemişti.
Yılmaz, “’Etkinlik’ kapsamında, gri liste sonrası hazırlanan eylem planındaki adımlar hayat geçirilmiştir. Bu kapsamda gerçekleştirilen ilerlemeler periyodik olarak FATF’a raporlanmaktadır. Kara para aklama ve terörizmin finansmanı ile mücadele rejimi güçlendirmeye devam etmektedir. Eylem Planında gerçekleştirilmesi gereken yalnızca bir madde kaldığı ifade edilmiştir. Bu çerçevede kara para aklama ve terörizmin finansmanı ile etkin bir şekilde mücadele edilmektedir” değerlendirmesini yapmıştı.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ise 23 Şubat’ta yaptığı açıklamada "FATF ülkemizin, kara para aklama ve terörizmin finansmanı ile mücadele sisteminin daha da güçlendirilmesi için oluşturulan Eylem Planı'nın tüm maddelerini tamamladığı kararına varmıştır. Böylece ülkemizin gri listeden çıkışı sürecinde son aşamaya gelinmiştir. Prosedür uyarınca FATF ekibi tarafından Türkiye'ye yapılacak ziyaret akabinde hazırlanacak değerlendirme raporu haziran ayındaki Genel Kurul toplantısında ele alınacak ve bu toplantıda ülkemize yönelik gri liste kararının kaldırılması bekleniyor” şeklinde konuşmuştu.
FATF’in her yıl ekim, şubat ve haziran aylarında genel kurul toplantısı oluyor.
Kripto varlıkları ilgilen tavsiye hangisi?
FATF’in kara para aklama ve terörün finansmanı amaçlı yeni teknolojilerin kullanımının önlenmesini içeren 15’inci tavsiyesi, kripto varlıkları da kapsıyor.
Türkiye’nin 15’inci tavsiyeye uyum derecesi 2019’da “Büyük Ölçüde Uyumlu” iken yeni teknoloji gereklilikleri ile ilgili eksiklikleri gidermek için herhangi bir adım atmaması, sanal para alanında kara para aklama ve terörün finansmanını önlemeye yönelik bir önlem almaması ve süreç içerisinde tespit ettiği risklere ilişkin bilgi vermemesi gerekçeleriyle 2021’de “Tamamen Uyumsuz”a düşürülmüştü. 2023’e kadar geçen süreçte Türkiye Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcılarına belirli yükümlülükler getirerek uyum derecesini “Kısmen Uyumlu”ya yükseltmişti.
15’inci tavsiyenin son aşaması kripto paralarla ilgili yasal düzenlemeyi kapsıyordu.
Kripto varlık piyasasına hangi düzenlemeler geliyor?
Bu anlamda kripto varlıklara yönelik düzenlemeleri içeren kanun teklifi, Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edildi.
Dünya genelinde de bu varlıklara ilişkin regülasyon çalışmaları devam ederken TBMM’nin bu adımı oldukça önemliydi.
Zira tasarının gerekçesinde, Türkiye’de kripto varlık platformlarında hesap açıp alım satım işlemlerini deneyimleyen kişi sayısı, 10 milyon civarında tahmin ediliyor. Bu durum da dünya örneklerinde olduğu gibi Türkiye’de de platformların bir düzenleme altına alınmasını gerekli kılıyor.
1-Komisyonda kabul edilen teklif ile birlikte “kripto varlığın”, “kripto varlık hizmet sağlayıcıları” tanımı, “cüzdan” kelimesinin ne olduğu ilk defa bir yasal düzleme oturmuş oldu.
2- Bu teklife göre kripto varlık hizmet sağlayıcıların kurulabilmesi ve faaliyete başlaması için Sermaye Piyasası Kurulu’ndan izin alınması zorunlu olacak.
Bu iznin alınması için de bilgi sistemleri ve teknolojik altyapıları konularında TÜBİTAK'ın belirleyeceği kriterlere uygunluk aranacak. Ayrıca, kripto varlık hizmet sağlayıcılarının, Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği’ne üye olmaları zorunlu olacak.

Diyelim ki izin alınmadan bir kripto varlık platformu kurdunuz. Bu durumda 3 yıldan 5 yıla kadar hapis ve 5 bin günden 10 bin güne kadar adli para cezası ile karşı karşıya kalıyorsunuz.
3- Bunun dışında; platformlar üzerinden kripto varlıkların alınıp satılması, kripto varlıkların takası, transferin ve saklanmasına ilişkin usul ve esasların düzenlenmesi yetkisi, SPK'ya veriliyor.
4- Kripto hizmet sağlayıcıları hukuka aykırı faaliyetler, bilgi güvenliği ihlali gibi durumlardan sorumlu tutuluyor.
Kendisinin ya da başkasının zimmetine para geçiren kripto varlık platformlarının yöneticileri, 8 yıldan 14 yıla kadar hapis ve 5 bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılacak.
Kripto piyasasındaki zimmet suçu, bu suçun açığa çıkmaması için hileli davranışla işlenmişse ceza artırılacak; 14 yıldan 20 yıla kadar hapis ve 20 bin güne kadar adli para cezası verilecek.
Bankacılık Kanunu’nda olduğu gibi, zimmet suçu mahkumları, kamuya olan borçlarını ödemediği sürece koşullu salıverilmeden yararlanamayacak.
5- Bugün bazı kripto varlık platformu kimlik doğrulama isterken bazılarında böyle bir uygulama yok. Bu durum ortadan kaldırılıyor.
Kripto varlık hizmet sağlayıcılarına da tıpkı bankalarda olduğu gibi, yatırımcıların kimliklerini doğrulama zorunluluğu getiriliyor. Hizmet sağlayıcılar ve kullanıcılar arasında imzalanacak sözleşmelerini ve kimlik doğrulama yöntemlerinin detaylarını belirleme yetkisi SPK'ya veriliyor.

6- Bu yasa teklifinin adı, Sermaye Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ve anlattığımız pek çok yetkiyi SPK’ya veriyor. Ancak tek bacaklı bir düzenlemeden bahsetmiyoruz. Hazine ve Maliye Bakanlığı, Mali Suçları Araştırma Kurulu, BDDK, Adalet Bakanlığı gibi pek çok kurum da bu düzenlemenin bir parçası.
Örneğin, müşteri hesaplarının bankalarda nemalandırılmasına ilişkin esaslar SPK tarafından belirlenecek. Müşteri hesapları kredi teminatı olarak gösterilemeyecek. Ancak bankalara yükümlülük getirecek düzenlemeler için BDDK’nın görüşü alınacak.
7- Bunun dışında kripto varlıklara yönelik yatırım danışmanlığı yapılmasına ilişkin usul ve esaslar da SPK tarafından belirlenecek.
8- Bir de kripto varlık platformlarının denetlenmesi hususu var. Burada da SPK’nın belirlediği bağımsız denetim kuruluşları denetimden sorumlu olacak.
9- Diğer bir önemli madde ise Sermaye Piyasası Kurulu’na da mahkeme kararı olmadan doğrudan internetten “içeriğin kaldırılması ve erişim engeli getirilmesi” yetkisi verilmesi.
Bugüne kadar durum şöyleydi: Diyelim ki yurt içinde bir izinsiz sermaye piyasası aracılığı faaliyeti yapıldı. Mahkemeye başvuruluyordu erişim engeli için. Şimdi her türlü piyasa bozucu eylem ve dolandırıcılıkta SPK’ya doğrudan içeriğin kaldırılması ve erişim engeli kararı alma yetkisi veriliyor.
10-Tüm bunların yanında, her yıl platformların bir önceki yılki faiz gelirleri hariç tüm gelirlerinin yüzde biri SPK, yüzde biri de TÜBİTAK bütçesine gelir olarak kaydedilecek.
Muhalefet: Bu yasa için geç kalındı
Esasında dünkü komisyon toplantısında hem iktidar hem de muhalefet kripto varlıklarla ilgili böyle bir düzenlemeyi destekliyordu. Ancak muhalefetin eleştirilerinin odaklandığı iki önemli başlık vardı: Bunlardan ilki yasa için gecikilmiş olması, ikincisi ise kripto varlıklardan elde edilen kazanca hiçbir vergi konulmaması.

Muhalefet kanadı, sıklıkla 2021’de gerçekleşen, 2 milyar dolarlık vurgun yapıldığı iddia edilen, Thodex skandalı hatırlattı. İnsanlar, böyle bir olayda paralar kaybederken neden harekete geçilmedi sorusu soruldu.
Komisyon sırasında söz alan CHP İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli, yasanın yapılmasını uygun gördüklerini vurguladı ancak “biraz gecikmiş bir kanuni düzenleme olduğu” şerhini de düştü.
“Thodex olayından tam bir ay sonra, 2021’in mayıs ayında dönemin Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan’ın kripto para piyasasına ilişkin yürütülen çalışmaların kısa sürede tamamlanacağına yönelik açıklaması var. Üzerinden üç yıl geçmiş. Biz şu anda düzenleme yapıyoruz” ifadelerini kullandı.
Bu soruyu, yasa teklifinde imzası olan isimlerden AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Ankara Milletvekili Ömer İleri yanıtladı.
Düzenlemelerin henüz Avrupa Birliği’nde tamamlanmadığını, ABD’de eyaletler düzeyinde bir çalışma olduğunu, süreçlerin devam ettiğini hatırlattı. Türkiye’nin ülkeler bazında öncü olduğunu ve “geç kaldık” eleştirisini anlamlı bulmadığını aktardı.
Yasa teklifinde kriptodan elde edilen kazancın vergilendirilmesi yok
İkinci eleştiri ise teklifte kripto varlıktan kazanılan gelirin vergilendirilmemesine yönelikti.
Muhalefet kanadı, kripto varlıklardan elde edilen gelirin vergilendirilmemesi durumunda istenmeyen sonuçlar çıkabileceğinden, bunun halkın cebinden çıkacağından endişeli.
DEM Partili Saruhan Oluç, kur korumalı mevduat hesabını örnek gösterdi. “KKM, kamuya ve topluma faturası açısından büyük bir kara delik, KKM’de de birileri büyük paralar kazandılar. Demek ki vergilendirmeyi geciktirmenin birilerine büyük getirisi oluyormuş” şeklinde konuştu.
Hazine ve Maliye Bakanı Osman Çelik, Oluç’un eleştirisine cevaben “Teklifte vergi konusu yok, ancak sektörden yoğun bir talep var bu konuyla ilgili çalışma yapılıyor” açıklamasını yaptı. Yerli ve yabancı yatırımcıyı kaçırmayacak, rahatsız etmeyecek bir düzenleme üzerinde çalıştıklarına vurgu yaptı.
Kanunla ilgili ikincil düzenlemeler, kanunun yürürlük tarihinden itibaren 6 ay içinde SPK tarafından çıkarılacağı hatırlatıldı.
Ancak muhalefet bazı şeylerin en başta netleştirilmesinden yana. “Nitelikli bir kanun yapmaya ihtiyaç var. Bir kanunu yapıp ondan sonra ‘Ya biz bunu düşünmedik, unutmuşuz’ denilmesini doğru bulmuyoruz” diyorlar.
“Türkiye’nin kara para cenneti olduğu iddiası tamamen siyasi bir iddiadır”
30 Mayıs’taki Komisyon’da, muhalefet kanadından sıklıkla “Türkiye kara para aklama cenneti haline geldi, bu nedenle gri listeye girdi” eleştirileri de geldi. Ancak iktidar kanadı, bu eleştirilere karşı çıktı.
AK Partili Orhan Yegin, “Gri listede olmakla Türkiye’nin kara para cenneti olduğu iddiası tamamen siyasal bir iddiadır, tamamen siyasi bir pozisyondur; başka bir şey değildir” ifadesini kullandı.

2 bin olan şüpheli işlem bildirimi 48 bine çıktı
MASAK Başkanı Hasan Kaymak da hem bu konuya yanıt verdi hem de önemli veriler paylaştı.
“Türkiye herhangi bir şekilde kara para açısından ekonomik sonuçlar itibarıyla sıkıntılı olduğu için gri listeye alınmadı. Gri Liste dediğimiz şey bir izleme listesi; bir yasaklama, kötüleme listesi değil. Mevzuat olarak “Bize biraz daha somut adım gösterin” listesi.” Dedi.
Kaymak ayrıca kripto varlık hizmet sağlayıcılarından gelen şüpheli işlem bildirimi sayısını paylaştı 2021 yılında 2 bin 233 ; 2022 yılında 20 bin 569 ; 2023 yılında 48 bin 679
Kaymak’ın açıklamasına göre bu sayıdaki artışın nedeni, 1 Mayıs 2021 kripto varlık hizmet sağlayıcıları yükümlülüğünün tanımlanmış olması.
MASAK Başkanı, yaklaşık 60 kripto varlık hizmet sağlayıcısının MASAK’ın radarında olduğunu, Bugüne kadar 100 milyon liraya yakın ceza kesildiğini söyledi.
Hasan Kaymak, Thodex olayında da zararın 2 milyar dolar değil 350 milyon lira civarında olduğunu söyledi.
30 Mayıs’ta Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edilen Sermaye Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, haziranın ilk haftası TBMM Genel Kurulu’nda görüşülecek. Yasalaşmasının ardından ise SPK’nın altı ay içerisinde ikincil düzenlemeleri yayınlaması bekleniyor.
(Haber: Gökçe Tuncer)





