Fransa’da ne oluyor? Siyasi gerilim, borç yükü ve yükselen faizler

Fransa’da hafta sonu yaşanan olaylar siyasi belirsizliği artırırken, tahvil getirileri yüzde 5’e yakın seyrediyor.
Kamu borcu ikinci çeyrekte 3,6 trilyon euroya yaklaşırken, resmî tahminler borcun millî gelire oranında yükselişin süreceğini gösteriyor.
Fransa, hayat pahalılığı ve eğitim koşullarına yönelik protestoların ardından siyasi gerilimle karşı karşıya. Hafta sonu birçok kentte şiddet ve yağma olayları yaşandı. Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise İçişleri Bakanı Laurent Nunez’in istifa teklifini reddetti.
Bu gelişmelerin yanında ülkenin yüksek kamu borcu ve artan finansman maliyetleri de gündemdeki yerini koruyor.
Kamu borcu millî gelirin yüzde 119’una ulaştı
Fransa Ulusal İstatistik Enstitüsü INSEE’ye göre kamu borcu, 2026 ikinci çeyrek sonunda 3 trilyon 595,5 milyar euro oldu. Borç stoku, önceki çeyreğe kıyasla 59,6 milyar euro arttı.
Aynı dönemde borcun gayrisafi yurt içi hasılaya oranı yüzde 117,5’ten yüzde 119’a yükseldi. Başka bir ifadeyle kamu borcu, ülkenin bir yıllık ekonomik üretiminin üzerinde bulunuyor.
Resmî tahminler borç oranında yeni artışa işaret ediyor
Fransa Hazinesinin ekimde yayımladığı rapor, borç/GSYH oranının 2026 sonunda yüzde 119,3’e, 2027’de yüzde 121,7’ye çıkacağını öngörüyor.
Rapora göre bütçe açığını azaltmaya yönelik önlemler, borç oranındaki yükselişi hemen durdurmaya yetmiyor. Hükümetin sunduğu orta vadeli senaryo, oranın ancak 2029’dan itibaren düşmesini öngörüyor.
Bütçede meclis desteği arayışı
Fransa Ulusal Meclisinde 2027 bütçesinin görüşmeleri 13 Ekim’de başladı. Sosyalist Parti, tasarının görüşülmeden reddini amaçlayan bir önerge sundu. Ancak meclis önergeyi kabul etmedi. Böylece bütçe görüşmeleri devam etti.
Hükümetin mecliste çoğunluğa sahip olmaması, bütçenin kabulü için diğer siyasi gruplarla uzlaşmasını önemli hâle getiriyor. Görüşmeler, gelecek yılki cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde siyasi gündemin başlıca konuları arasında yer alıyor.
Tahvil getirisi hazirandan bu yana belirgin yükseldi
Haberin hazırlandığı sırada Fransa’nın 10 yıllık devlet tahvili getirisi yüzde 4,896 seviyesindeydi.
Haziran başında yaklaşık yüzde 3,6 olan getiri, ekim başında yüzde 4,9’un üzerine çıktı. Sonrasında dalgalanma yaşansa da haziran seviyesinin yaklaşık 130 baz puan üzerinde kaldı.
Getirideki yükseliş, tahvil fiyatlarındaki düşüşe karşılık geliyor. Ayrıca devletin yeni borçlanmaları ve vadesi dolan borçlarını yenilemesi açısından daha yüksek maliyetlere işaret ediyor.
Fransa ve Almanya’nın 10 yıllık tahvil getirileri arasındaki fark da 2 Ekim’de 150 baz puanı aşmıştı. Bu, 2011 sonundan bu yana görülen en yüksek seviyeydi.
Kredi notu değerlendirmeleri gündemde
Moody’s’in 23 Ekim’deki Fransa değerlendirmesi de gündemde bulunuyor. Kurum, ülkenin kredi notunu Aa3, görünümünü negatif olarak değerlendiriyor.
S&P’nin takvimindeki sonraki değerlendirme ise 27 Kasım’da. S&P’nin mevcut Fransa notu A+, görünümü durağan seviyesinde bulunuyor.
Yüksek faiz bütçeyi nasıl etkiliyor?
Piyasa faizindeki yükseliş, mevcut borç stokunun tamamına aynı anda yansımıyor. Ancak düşük faizli eski borçların vadesi doldukça, daha yüksek faizle yeniden finansman ihtiyacı doğuyor.
Fransa Hazinesi de bu geçişin finansman maliyetini kademeli artırdığını belirtiyor. Rapora göre kamu kesiminin faiz yükü, 2025’te GSYH’nin yüzde 2,2’siyken 2030’da yüzde 3,7’ye çıkabilir.
Bununla birlikte uzun borç vadeleri ve çeşitli yatırımcı tabanı, piyasa dalgalanmalarının etkisini azaltıyor.





