ING’den dolar/TL tahmini: Kur için yeni seviyeler açıklandı

Küresel finans kuruluşu ING, yayımladığı EMEA FX raporunda Türkiye ekonomisi ve döviz piyasalarına ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Raporda, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın kur politikasına ilişkin son adımlarının yakından izlendiği belirtilirken, dolar/TL kurunda önümüzdeki dönemde yukarı yönlü hareket beklendiği ifade edildi.
ING analistleri, spot piyasada 45,54 seviyelerinde işlem gören dolar/TL için kısa ve orta vadeli tahminlerini de güncelledi. Kurumun beklentilerine göre dolar/TL’nin 1 ay içinde 46,30 seviyesine, 3 ayda 48,05’e, 6 ayda ise 51,20 seviyesine yükselebileceği öngörüldü. 12 aylık tahminde ise kurun 56,30 seviyesine ulaşabileceği belirtildi.
ING raporunda, TCMB’nin Türk lirasındaki değer kaybı hızını kontrollü biçimde artırdığı ve bunun mevcut ekonomik koşullar altında makul görüldüğü ifade edildi.
REZERVLERDEKİ BASKI AZALDI
Raporda, mart ayında yabancı yatırımcı çıkışları nedeniyle Türkiye’nin rezerv görünümünde belirgin baskı oluştuğu hatırlatıldı. Ancak nisan ayından itibaren küresel jeopolitik tansiyonun kısmen düşmesi ve ateşkes beklentilerinin güçlenmesiyle birlikte rezerv dinamiklerinde yeniden toparlanma sinyalleri görüldüğü aktarıldı.
ING’ye göre rezervlerdeki mevcut iyileşme kırılganlığını koruyor. Özellikle bireysel döviz talebinde yeniden hızlanma yaşanması veya piyasalarda yeni bir dış şok oluşması halinde Merkez Bankası’nın yeniden doğrudan faiz artırımı seçeneğini gündeme alabileceği değerlendiriliyor.
Raporda ayrıca Türkiye’de dolarizasyon riskinin tam anlamıyla ortadan kalkmadığına dikkat çekildi. Tasarruf sahiplerinin dövize yönelme eğiliminin sürmesinin para politikası açısından önemli risk başlıklarından biri olduğu belirtildi.
TCMB’NİN “BEKLE-GÖR” STRATEJİSİNE DİKKAT ÇEKİLDİ
ING analistleri, nisan ayında gerçekleştirilen Para Politikası Kurulu toplantısında faiz tarafında yeni bir adım atılmamasının, Merkez Bankası’nın temkinli yaklaşımını yansıttığını ifade etti.
Raporda, TCMB’nin rezervlerdeki kısmi toparlanmayı gözlemlemek ve ekonomik büyümede yaşanabilecek yavaşlamayı değerlendirmek amacıyla politika esnekliğini korumayı tercih ettiği kaydedildi.
ING’ye göre Merkez Bankası kısa vadede “bekle-gör” yaklaşımını sürdürerek fonlama maliyetini politika faizine yaklaştırıp yaklaştırmama konusunda veri odaklı hareket edecek.
Kuruluş, mevcut jeopolitik gelişmelerin ve enerji fiyatlarındaki yükselişin Türkiye ekonomisi üzerindeki baskıyı artırabileceğine işaret etti. Özellikle petrol fiyatlarında yaşanabilecek yeni artışların enflasyon görünümünü zorlaştırabileceği ifade edildi.
FAİZ İNDİRİMİ İÇİN ALAN SINIRLI GÖRÜLÜYOR
Raporda, büyüme hızındaki yavaşlama sinyallerine rağmen TCMB’nin güçlü ve hızlı faiz indirimleri konusunda rahat hareket edemeyeceği görüşü öne çıktı.
Yükselen enerji maliyetleri, zayıflayan büyüme görünümü ve kalıcı dolarizasyon risklerinin Merkez Bankası’nın faiz indirim alanını sınırladığı vurgulandı.
ING analistleri, mevcut koşullar altında Türk lirasında kontrollü değer kaybının sürmesinin ekonomi yönetimi açısından daha yönetilebilir bir seçenek olarak görüldüğünü belirtti.
Küresel piyasalarda jeopolitik risklerin yanı sıra ABD Merkez Bankası’nın faiz politikası ve gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akımlarının da Türkiye piyasaları üzerinde belirleyici olmaya devam edeceği ifade edildi.




