Deutsche Bank: Piyasalarda asıl risk uzun vadeli faizler

Deutsche Bank'ın Global Macro Call toplantısında, küresel piyasaların önündeki temel tartışmanın artan mali baskıların uzun vadeli tahvil faizlerini daha da yukarı taşıyıp taşımayacağı olduğu belirtildi. Piyasalardaki oynaklığın ise mevcut makroekonomik ve jeopolitik belirsizliklere kıyasla düşük fiyatlandığı değerlendirildi.
Toplantıda piyasalardaki ana ayrışmanın, mali baskıların uzun vadeli tahvillerde daha sert satışlara yol açacağını düşünenlerle politika yapıcıların faizlerde kontrolsüz yükselişi engelleyebileceğini savunanlar arasında olduğu aktarıldı.
Artan kamu borcu, enflasyon görünümü ve yapay zeka yatırımlarının yarattığı sermaye harcamalarının uzun vadeli faizler üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturabilecek başlıklar arasında bulunduğu belirtildi.
Katılımcılar arasında orta vadede ABD ve Avrupa'da getiri eğrisinin dikleşmesine yönelik pozisyonlar öne çıktı.
Fed ve Hazine uyumu sorgulanıyor
Toplantıda öne çıkan risklerden biri de ABD Hazinesi ile Fed'in politika hedefleri arasındaki olası uyumsuzluk oldu. Deutsche Bank'tan Matt Fingleton, piyasaların bu politika çatışması riskini yeterince dikkate almadığını belirtirken, faizlerdeki bir sonraki büyük hareket açısından enflasyon verilerinin belirleyici olacağını değerlendirdi.
Jackson Hole'un piyasalar açısından bir sonraki önemli eşik olduğu belirtilirken, katılımcıların çoğu buradan piyasanın yönünü önemli ölçüde değiştirecek bir politika mesajı beklemiyor.
Volatilite düşük fiyatlanıyor
Deutsche Bank toplantısında, yüksek mali belirsizlik, enflasyon ve jeopolitik risklere karşın volatilitenin birçok varlık sınıfında düşük fiyatlandığı görüşü de öne çıktı.
Sonbahar döneminde piyasaların temel sorusunun, enflasyon ve jeopolitik gelişmelerin uzun vadeli faizleri daha yukarı taşıyıp taşımayacağı veya daha zayıf ekonomik veriler ve politika adımlarıyla faizlerin dengelenip dengelenemeyeceği olacağı belirtildi.





