Fed faiz kararında kritik hafta: Faiz artışı aralık ayına mı kalacak?
Fed'in bu haftaki toplantısında faizi sabit bırakması beklenirken piyasaların odağı aralık ayına çevrildi. Yatırımcılar, Başkan Kevin Warsh'ın enflasyon ve faiz patikasına ilişkin vereceği mesajları yakından izleyecek.

ABD Merkez Bankasının eylül ayında yaptığı faiz artışının ardından ekim toplantısında yeni bir adım atmayacağı beklentisi güçlendi. Buna karşın son enflasyon verileri, enerji maliyetleri ve yapay zeka yatırımlarının oluşturduğu fiyat baskıları nedeniyle yıl bitmeden ikinci bir faiz artışı ihtimali gündemde kalmayı sürdürdü.
Fed toplantısında faizlerin sabit tutulması bekleniyor
Piyasalarda genel beklenti, Fed'in bu hafta politika faizini değiştirmemesi yönünde şekillendi. Eylül ayında faiz artıran banka için gözler, yılın kalan son iki toplantısından biri olan aralık ayına çevrildi.
Santander US Capital Markets Başekonomisti Stephen Stanley, Fed'in bu toplantıda değişikliğe gitmeyebileceğini, ancak aralık ayında yeni bir faiz artışının halen masada olduğunu belirtti. Stanley'e göre toplantının en kritik başlığı, ekimde neden beklemeye geçildiğinin ve aralık seçeneğinin neden açık kaldığının anlatılması olacak.
Warsh iletişim sınavıyla karşı karşıya
Kevin Warsh, mayısta göreve gelmesinden bu yana piyasaya gelecekteki faiz adımlarına ilişkin açık yönlendirme vermemeyi tercih etti. Warsh, ileriye dönük yönlendirmelerin çoğu zaman kesin taahhüt gibi algılandığını ve bunun da Fed'in hareket alanını daralttığını savunuyor.
Bu yaklaşım, temmuz toplantısının ardından piyasalarda oynaklığa neden olmuştu. Faizin sabit tutulduğu o toplantıda Warsh'ın sonraki adımlara ilişkin sınırlı mesaj vermesi yatırımcıları tedirgin etmişti. Ağustos ayında yaptığı konuşmada daha sert bir enflasyon tonu benimseyen Warsh, eylül toplantısında ise diğer üyelerle birlikte faiz artışına onay vermişti.
Warsh'ın çarşamba günü vereceği mesajlar, yalnızca ekim kararının gerekçesini değil aralık ayında faiz artışı ihtimalinin canlı kalıp kalmadığını da şekillendirecek.
Enflasyon ve enerji fiyatları Fed'in önünde kalmaya devam ediyor
ABD'de son dönemde petrol fiyatlarının yüksek seyri, rafine ürünlerle ham petrol arasındaki farkın açılması ve enerji maliyetlerinin ekonomiye yayılması, hem tüketici hem de üretici fiyatları üzerinde baskı yarattı.
Aynı dönemde yapay zeka altyapısına yönelik yoğun yatırım, malzeme, parça ve elektrik talebini artırdı. Bu durum, tüketici elektroniği, kişisel bilgisayarlar ve enerji fiyatlarında yukarı yönlü baskının sürmesine neden oldu.
Bank of America ABD Ekonomisi Başkanı Aditya Bhave, Fed'in eylül ayında attığı faiz artışı adımının gerekçesinin enflasyondaki bozulma olduğunu hatırlatarak, o tarihten bu yana fiyat görünümünün daha da olumsuzlaştığını ifade etti.
Piyasa beklentileri yüzde 70'ten yüzde 30'un altına indi
Yatırımcılar ilk etapta ekonomik verileri izleyerek ekim ayında yeni bir faiz artışı olasılığını fiyatlamaya başladı. Ancak New York Fed Başkanı John Williams, Fed Başkan Yardımcısı Philip Jefferson ve Yönetim Kurulu Üyesi Christopher Waller'dan gelen açıklamalar beklentileri değiştirdi.
Bu açıklamaların ardından ekim ayında faiz artışı ihtimali yüzde 70'in üzerindeki seviyelerden yüzde 30'un altına geriledi. Böylece piyasalarda, Fed'in en azından bu toplantıda beklemede kalacağı görüşü ağırlık kazandı.
Warsh, 16 Ekim'de Bangkok'ta yaptığı konuşmada ise eylül toplantısından bu yana gelişmelerin genel olarak beklentilere paralel ilerlediğini söyleyerek piyasaların yönünü değiştirecek ek bir sinyal vermedi.
Aralık toplantısı için veri takvimi belirleyici olacak
Fed'in aralık ayındaki toplantısına kadar ekonomi yönetiminin önünde geniş bir veri seti bulunacak. Yetkililer, eylül ayına ilişkin tercih ettikleri enflasyon göstergesini, ekim ayına ait birden fazla fiyat verisini, ekim ve kasım istihdam rakamlarını ve üçüncü çeyrek büyüme verisini görme imkanı bulacak.
Bu veriler, Fed'in yılın son toplantısında yeni bir faiz artışı yapıp yapmayacağı açısından belirleyici olacak. Warsh'ın bu hafta yapacağı açıklamalarda zaman kazanma ve gelen verileri izleme vurgusunu öne çıkarması bekleniyor.
Tahvil faizleri ve Nasdaq düşüşü de izleniyor
ABD 10 yıllık tahvil faizleri, geçen haftaki alım dalgasına kadar yaklaşık 1 ay boyunca yüzde 5'in üzerinde kaldı. Bu seviye, konut kredilerinden otomobil finansmanına ve kredi kartı maliyetlerine kadar borçlanma maliyetlerini yukarı taşıdı.
Teknoloji hisselerinde de geri çekilme yaşandı. Nasdaq 100 endeksi, 6 Ekim'de gördüğü rekor seviyeden sonra yüzde 7'nin üzerinde düştü. Özellikle yapay zeka temalı hisselerdeki zayıflama, finansal koşulların sıkılaşmasına katkı sağlayan unsurlar arasında yer aldı.
Fed'in faiz artırmadan da finansal koşulları sıkılaştıran bu gelişmeleri dikkate alması, aralık kararının ekonomik veriler kadar piyasa koşullarına da bağlı olacağını gösteriyor.
Seçim gündemi Fed kararlarının gölgesinde kaldı
ABD'de yaklaşan ara seçimler de para politikasına ilişkin tartışmalarda öne çıkıyor. Başkan Donald Trump, eylül ayındaki faiz artışı kararını sert sözlerle eleştirmişti.
Fed'in bu hafta yeniden faiz artırması halinde Beyaz Saray'dan yeni tepkiler gelmesi beklenebileceği belirtiliyor. Buna karşın Warsh'ın, önceki Fed başkanları gibi seçimlerin para politikası kararlarında etkili olmadığını vurgulaması öngörülüyor.
Toplantı sonrası yapılacak açıklamalarda Fed'in enflasyonla mücadele kararlılığı, aralık ayına ilişkin esneklik payı ve iletişim dili piyasaların ana gündem maddesi olacak.





