İran savaşının ABD’ye maliyeti yükseliyor
İran savaşının ABD’ye maliyeti 47 milyar doları aştı. Washington’ın seçim sonrası olası harekat için Körfez ülkelerini uyardığı bildirildi.

ABD’nin İran’a karşı yürüttüğü savaşın maliyeti 47 milyar doları aşarken, Washington’ın 3 Kasım’daki ara seçimlerin ardından olası yeni saldırılara karşı bazı Körfez ülkelerini uyardığı bildirildi. Başkan Donald Trump’ın askeri harekat veya diplomatik anlaşma konusunda henüz nihai kararını vermediği belirtiliyor.
Reuters’ın Pentagon verilerine dayandırdığı habere göre savaşın maliyeti, Savunma Bakanı Pete Hegseth’in temmuz ayında açıkladığı 37,5 milyar dolarlık tahminin yüzde 25’ten fazla üzerine çıktı.
Mühimmat ve ekipmanın yenilenmesi milyarlarca dolar gerektiriyor
Pentagon hesaplamalarına göre, çatışmalarda kullanılan mühimmatın yeniden tedariki için 29 milyar doların üzerinde kaynak gerekiyor. Kaybedilen askeri ekipman ve platformların yenilenmesi için de 6 milyar doların üzerinde harcama öngörülüyor.
New York Times ise 28 Şubat’ta başlayan savaşta kullanılan mühimmatın maliyetini yaklaşık 29 milyar dolar olarak hesapladı. Reuters ve New York Times’ın aktardığı mühimmat tutarları aynı harcama alanına ilişkin olduğundan ayrı kalemler olarak toplanmıyor.
Hava operasyonlarının maliyeti 7,6 milyar dolar
New York Times’ın hesaplamalarına göre, ABD Hava Kuvvetlerinin bölgedeki savaş ve bombardıman uçağı filolarının operasyonlarını sürdürme harcamaları 7,6 milyar dolara ulaştı.
Aralarında uçak gemilerinin de bulunduğu 20’den fazla savaş gemisinin bölgede konuşlandırılmasının maliyeti 1,5 milyar dolar, Kara Kuvvetlerinin asker konuşlandırmalarını sürdürme harcamaları ise 2,1 milyar dolar olarak tahmin edildi.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı, İran’a yönelik operasyonda halen 50 binden fazla Amerikan askerinin görev yaptığını açıkladı.
Patriot stokları azalıyor
Yoğun mühimmat kullanımının, Patriot önleme füzeleri dahil önemli silah sistemlerinin küresel stoklarını azalttığı bildirildi.
ABD ordusunun operasyonları desteklemek amacıyla Asya ve Avrupa’daki askeri komutanlıklarına tahsis edilen mühimmat ve ekipmanı Orta Doğu’ya kaydırdığı belirtildi.
Körfez ülkelerine seçim sonrası harekat uyarısı
Diplomatik ve askeri görüşmeler hakkında bilgi sahibi kişilere göre ABD, bazı Körfez ülkelerine seçimlerin ardından kısa süreli ancak yoğun bir askeri harekata hazırlıklı olmaları mesajını iletti.
Trump’ın İran’ın altyapısını ve nükleer tesislerini hedef alabilecek saldırılara eğilimli olduğu, ancak henüz karar vermediği öne sürüldü. İran’la anlaşma sağlanması seçeneği de değerlendiriliyor.
Beyaz Saray, hassas askeri planlar hakkında yorum yapmayacağını belirterek Trump’ın İran’ın nükleer silaha sahip olmasını engellemek için tüm seçenekleri değerlendirdiğini açıkladı. Trump daha önce ara seçimlerden önce İran’a saldırmayacağını söylemişti.
Bölgeye ek savunma sistemi gönderiliyor
ABD’nin İsrail’in füze savunmasını güçlendirmek için Teksas’tan ek Patriot sistemi gönderdiği bildirildi. Orta Doğu’daki bazı üslerde saldırılara açık durumdaki askerlerin de başka noktalara taşındığı belirtildi.
Bölgedeki kuvvetlerin mühimmat stoklarını yenilediği, bombardıman uçakları ve savaş jetlerinin hazırlık yaptığı aktarıldı. Gelecek ay ek bir uçak gemisi taarruz grubu ile Deniz Piyadeleri sefer birliğinin bölgeye katılması beklenirken bazı gemilerin ayrılabileceği ifade edildi.
Petrol ticareti ve enerji altyapısı üzerindeki baskı sürüyor
Sıkılaştırılan yaptırımlar ve deniz ablukasının İran’ın petrol satışlarını aylardır kesintiye uğrattığı, hava bağlantılarının büyük bölümünü durdurduğu ve kara ticaretini sınırladığı bildirildi.
İran ise yeni bir saldırı halinde bölgedeki ekonomik ve sivil hedeflere ağır karşılık vereceği uyarısında bulundu. Yeni çatışma ihtimali, Körfez’deki enerji altyapısı ve deniz taşımacılığı açısından risk oluşturuyor.
Nükleer tesislere erişim sağlanamıyor
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Başkanı Rafael Grossi, hasar gören nükleer tesislerin onarıldığına veya yeniden inşa edildiğine ilişkin faaliyet tespit edilmediğini söyledi. Ancak müfettişlerin tesislere erişemediğini, bu nedenle nükleer malzemelerin başka amaçlara yönlendirilmediğini doğrulayamadıklarını belirtti.
İsrail’in eski askeri istihbarat yetkilisi Danny Citrinowicz, yeni saldırıların İran yönetimini devireceği varsayımına karşı çıkarak bombardımanların Tahran’ı füze ve nükleer programlarına daha fazla yöneltebileceğini savundu.
Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi analisti Seth Jones da yeni saldırıların İran’ın nükleer programını kalıcı biçimde gerileteceğini düşünmediğini ifade etti.
Bölgesel arabulucuların müzakereleri yeniden başlatma girişimleri sürerken, tarafların koşulları nedeniyle henüz ilerleme sağlanamadığı bildirildi.





