Dizel fiyatlarında rekor: Küresel arz açığı büyüyor

Dizel fiyatları, küresel arz sıkıntısıyla tarihi seviyelere yükseldi. ABD-İran ve Rusya-Ukrayna savaşları rafineri kapasitesini olumsuz etkiliyor. Bununla birlikte Rusya ve Körfez'den dizel ihracatı sert düştü. ABD'de pompa fiyatı ilk kez galon başına 6 doları aştı.
Dizel fiyatları neden yükseliyor?
Dizel piyasasındaki temel sorun küresel rafineri kapasitesindeki daralma oldu.
Ayrıca savaşlar bazı önemli üretim merkezlerindeki faaliyetleri aksattı. Bunun sonucunda uluslararası dizel arzı belirgin şekilde geriledi.
Dizel, dünyada en fazla tüketilen rafine petrol ürünü konumunda. Toplam petrol talebinin yaklaşık yüzde 30'unu oluşturuyor.
ABD'de dizelin perakende fiyatı ilk kez galon başına 6 doların üzerine çıktı.
Oysa fiyat yılın başında yaklaşık 3,50 dolar seviyesindeydi. Ayrıca toptan fiyatlar 5 doların üzerinde bulunuyor.
Rusya ve Körfez'den dizel ihracatı yüzde 75 düştü
Yaklaşık bir yıl önce Rusya ve Körfez ülkeleri önemli miktarda dizel ihraç ediyordu.
Günlük toplam ihracat 2,2 milyon varil seviyesindeydi. Ancak ağustosta bu miktar 520 bin varile geriledi.
Böylece söz konusu bölgelerden dizel akışı yaklaşık yüzde 75 azaldı.
Düşüşün yaklaşık yarısı Rusya kaynaklı gerçekleşti. Ukrayna saldırıları Rusya'nın bazı büyük rafinerilerini devre dışı bıraktı.
Bunun yanında Suudi Arabistan'daki rafineri faaliyetleri de savaş nedeniyle sınırlı kaldı.
Çin'in petrol ithalatı 11,5 milyondan 7 milyon varile geriledi
Dizel arzını etkileyen bir diğer gelişme Çin'de yaşandı.
Çin, ABD-İran çatışmasının ardından ham petrol ithalatını azalttı. Daha önce günlük yaklaşık 11,5 milyon varil petrol alıyordu.
Ancak geçen ay ithalat günlük 7 milyon varilin biraz üzerine indi.
Bunun sonucunda Çin'deki rafineri faaliyetleri de azaldı. Ayrıca ülkenin dizel ihracatı geriledi.
Stratejik petrol rezervleri dizel sorununu çözemedi
ABD ve Japonya stratejik petrol rezervlerini kullanmaya başladı.
Ancak bu rezervlerin büyük bölümü ham petrolden oluşuyor. Dolayısıyla rezerv kullanımı ham petrol piyasasındaki baskıyı azaltıyor.
Buna karşılık dizel arzındaki açığı aynı ölçüde kapatmıyor.
Ayrıca ABD, Kanada ve Brezilya gibi ülkelerde petrol üretimi artırılıyor. Venezuela, Arjantin ve Guyana'da da üretim yükseliyor.
Fakat yeni rafineri kapasitesi oluşturmak yıllar sürebiliyor.
Rafineriler dizel üretimini artırıyor
Mevcut rafineriler yüksek kâr marjları nedeniyle üretimi artırmaya çalışıyor.
Ancak tesislerin teknik kapasitesi belirli sınırlar taşıyor. Bu nedenle dizel üretimi yalnızca birkaç puan artırılabiliyor.
Ayrıca daha fazla dizel üretmek başka ürünlerin üretimini azaltabiliyor. Bunların başında jet yakıtı geliyor.
Dolayısıyla rafinerilerin ürün dağılımında değişiklik yapması gerekiyor.
Rafineri marjı 65 dolarla rekor kırdı
Petrol sektöründe 3-2-1 crack spread göstergesi yakından takip ediliyor.
Bu gösterge rafinerilerin ham petrolden ürün elde etme marjını ölçüyor.
Eylül ayında söz konusu marj yaklaşık 65 dolara yükseldi. Böylece tarihi zirve kaydedildi.
1985-2021 döneminde ortalama 10,50 dolar olan rafineri marjı yaklaşık 65 dolara ulaştı.
Üstelik 2004-2008 dönemindeki güçlü rafineri piyasasında bile 30 dolar aşılmamıştı.
Dünya günlük 29,5 milyon varil dizel tüketiyor
Dizel piyasasının büyüklüğü arz açığının kapatılmasını zorlaştırıyor.
Küresel dizel tüketimi günlük yaklaşık 29,5 milyon varil seviyesinde bulunuyor.
Bunun yarısından fazlasını karayolu yük taşımacılığı kullanıyor. Ayrıca tarım, madencilik ve inşaat sektörleri yoğun dizel tüketiyor.
Demiryolu taşımacılığı ve fabrikalar da önemli tüketiciler arasında bulunuyor.
Buna karşılık jet yakıtı piyasası günlük 8 milyon varilin altında kalıyor.
Dizel arzındaki sıkıntı ne zaman hafifleyebilir?
Piyasada mevcut rafinerilerin daha yüksek kapasiteyle çalışması bekleniyor.
Bunun yanında yüksek fiyatların tüketimi azaltması arz-talep dengesini etkileyebilir.
Ayrıca hava koşulları kısa vadede destek sağlayabilir. ABD Körfezi'nde kasırga faaliyetleri bu sezon düşük seyrediyor.
Bu nedenle Teksas ve Louisiana'daki rafineriler daha az kesinti yaşadı.
Öte yandan kışın ılıman geçmesi ısıtma yakıtı talebini azaltabilir. Böylece Avrupa ve Kuzey Amerika'daki dizel piyasası üzerindeki baskı hafifleyebilir.





