Yapay zekâ elektrik altyapısını dönüştürüyor: Türkiye’den büyük yatırım planı

Yapay zekâ ve veri merkezlerinin artan elektrik ihtiyacı, küresel enerji altyapısında dönüşümü hızlandırıyor. Türkiye, elektrik şebekeleri için yaklaşık 100 milyar dolarlık yatırım öngörürken, COP31’de elektrifikasyona yönelik uluslararası bir taahhüt gündeme geliyor.
EKOTÜRK Editörü Pınar Karahan'ın derlediği verilere göre, sanayiden ulaşıma, konutlardan veri merkezlerine kadar birçok alanda elektrik talebi artıyor. Bu dönüşümün merkezinde ise elektrifikasyon bulunuyor. Kavram, petrol, kömür ve doğal gaz kullanan sistemlerin elektrikle çalışan teknolojilerle değiştirilmesini ifade ediyor.
Yapay zekâ yatırımları da bu sürece yeni bir boyut kazandırıyor. Veri merkezlerinin yüksek güç ihtiyacı, elektrik üretiminin yanı sıra iletim ve dağıtım şebekelerine yönelik yatırımları da öne çıkarıyor.
Yapay zekâ yatırımları tarihî altyapı projelerini aşabilir
Financial Times’ın aktardığı tahminlere göre, ABD’de 2025–2032 döneminde yapay zekâ altyapı yatırımlarının GSYH’ye oranı yüzde 3,6’ya ulaşabilir.
Bu tahmin, karşılaştırmada yer alan tarihî altyapı yatırımlarının üzerinde bulunuyor. Demiryolu yatırımlarının 1870–1890 dönemindeki oranı yüzde 2,2 olurken, karayolları için 1956–1973 ve telekomünikasyon ile fiber optik için 1996–2003 dönemlerinde oran yüzde 1,1 seviyesinde yer alıyor.
Su kanallarında 1836–1841 dönemindeki oran yüzde 0,7, elektrik ağı yatırımlarında ise 1905–1925 dönemindeki oran yüzde 0,5 olarak belirtiliyor.
Yapay zekâ altyapısının büyümesi, daha güçlü ve modern elektrik şebekelerine duyulan ihtiyacı artırıyor.
Türkiye elektrik şebekelerine yatırım hazırlığında
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin 2040 Yeni Enerji Mimarisi’nin merkezinde elektrifikasyonun yer aldığını belirtiyor.
Milli Enerji 2040 vizyonu kapsamında elektrik iletim ve dağıtım şebekelerinin modernizasyonu, dijitalleşmesi ve yenilenebilir enerjinin sisteme entegrasyonu için yaklaşık 100 milyar dolarlık yatırım öngörülüyor.
Ulaşım da dönüşümün önemli alanlarından biri. Bayraktar’ın paylaştığı hedeflere göre, 2035’e kadar Türkiye yollarındaki elektrikli araç sayısının 8–10 milyona ulaşması amaçlanıyor.
Artan talep için yenilenebilir ve nükleer enerji
Türkiye, artan elektrik talebini karşılamak için yenilenebilir enerji kapasitesini büyütmeyi ve nükleer enerjiyi sisteme dahil etmeyi planlıyor.
2035 yılı için rüzgâr ve güneşte toplam 120 gigavat kurulu güç hedefleniyor. Bu hedef doğrultusunda yılda 8–10 gigavat yeni kapasitenin devreye alınması gerekiyor.
Şebeke yatırımları, yeni üretim kapasitesinin tüketicilere ulaştırılması ve enerji arz güvenliğinin güçlendirilmesi açısından önem taşıyor.
COP31’de “35’te 35” hedefi gündemde
Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da düzenlenecek COP31’de, elektriğin küresel nihai enerji tüketimindeki payını 2035’e kadar yüzde 35’e çıkarma hedefi gündeme gelecek. Bu pay bugün yaklaşık yüzde 23 seviyesinde bulunuyor.
Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol, bu hedef doğrultusunda uluslararası bir taahhüdün kabul edilmesini amaçladıklarını belirtiyor. Birol’a göre birçok ülke girişime katılmaya hazır.
Türkiye ve Avustralya’nın öncülüğünde gündeme gelen “35’te 35” hedefinin kabul edilmesi halinde, ülkelerin elektrifikasyon alanındaki ilerlemesini IEA’nın her yıl izleyip raporlaması planlanıyor.
Konutlarda ısınmadan sanayi üretimine kadar elektrik kullanımının yaygınlaşması, enerji sisteminin bütününde yeni yatırımlar gerektiriyor. Türkiye’nin şebeke planları ve COP31 gündemi de bu dönüşümün arz güvenliği, enerji ithalatına bağımlılık ve rekabet gücü üzerindeki etkilerini öne çıkarıyor.





