Avrupa’nın gündeminde neler var? 16 Ocak 2026

EKOTÜRK Avrupa Temsilcisi Gökhan Kurtaran Avrupa gündemini sizler için derledi.

İNGİLTERE 

İngiltere Merkez Bankası: Bankalar Konut Kredisi Talebinde Düşüş Bekliyor

İngiltere Merkez Bankası’nın (BoE) yayımladığı son Kredi Koşulları Anketi, ülkede bankaların 2026 yılının ilk çeyreğinde konut kredisi talebinde düşüş beklediğini ortaya koydu. Bu tablo, konut piyasasında beklenen toparlanmaya ilişkin umutlara darbe olarak değerlendiriliyor.

Ankete göre, bankalar Ekim–Aralık döneminde konut alımına yönelik teminatlı kredi talebinde düşüş yaşandığını bildirirken, Ocak–Mart döneminde bu gerilemenin devam etmesini bekliyor. Yeniden finansman (remortgaging) amaçlı teminatlı kredilere olan talep ise yılın son çeyreğinde yatay seyretti; ilk çeyrek için sınırlı bir artış öngörülüyor.

Merkez Bankası verileri, özellikle ilk kez ev alacaklar cephesinde talebin zayıf kaldığına işaret ediyor. Bankalar, faiz oranları zirveden geri çekilmiş olsa da, hanehalkı bütçeleri üzerindeki baskının devam ettiğini ve kredi iştahının tam olarak toparlanmadığını vurguluyor.

Emlak ve İnşaat Sektöründe Talep Zayıflığı Sürüyor

Konut sektöründen gelen şirket bilançoları da Merkez Bankası verileriyle örtüşüyor. İngiltere’nin büyük konut üreticilerinden Taylor Wimpey, talebin yılın ikinci yarısında “sınırlı” kaldığını açıkladı. Şirket, sonbahar bütçesine yönelik belirsizliğin satışları olumsuz etkilediğini belirtti.

Taylor Wimpey CEO’su Jennie Daly, planlama reformlarının olumlu karşılandığını ancak satın alınabilirliğin yavaş iyileşmesi ve ilk kez ev alacakların piyasadan uzak kalmasının sektör üretimini sınırladığını ifade etti. Şirketin konut teslimleri artmasına rağmen satış hızı geriledi; hisseler erken işlemlerde düşüş kaydetti.

Londra odaklı emlak şirketi Foxtons da, satışların yılın ikinci yarısında yavaşladığını ve bunun bütçe süreci ile genel ekonomik belirsizlikten kaynaklandığını açıkladı. Benzer şekilde Savills, geciken sonbahar bütçesi ve küresel jeopolitik gelişmelerin, özellikle üst segment konut talebini baskıladığını bildirdi.

Konut Kredisi Talebi Neden Azalıyor?

Konut kredisi talebindeki zayıflığın temel nedenleri şöyle sıralanıyor:
-Yüksek faiz ortamının etkisinin hâlâ hissedilmesi,
-İlk kez ev alacakların satın alma gücünün zayıf kalması,
-Sonbahar bütçesine ilişkin belirsizliklerin kararları ertelemesi,
-Jeopolitik ve küresel ekonomik risklerin tüketici güvenini baskılaması,
-Konut fiyatlarının hâlâ gelir artışının üzerinde seyretmesi.

İngiltere ve Galler’de 2025’te 366 Pub İflas Etti ya da Kepenk Kapattı

İngiltere ve Galler’de 2025 yılı boyunca toplam 366 pub iflas etti ya da faaliyetini sonlandırarak kepenk kapattı. Bu rakam, ülkede neredeyse her gün bir pub’ın piyasadan silinmesi anlamına geliyor. Artan maliyetler ve vergi baskısı, İngiliz pub kültürünün temel taşlarını giderek daha fazla zorluyor.
Hükümet verilerinin analizine göre, İngiltere ve Galler’deki toplam pub sayısı, boş olan ve kiraya verilmek üzere bekleyen işletmeler de dahil olmak üzere, bir yıl içinde 38.989’dan 38.623’e geriledi. Söz konusu pub’ların önemli bir bölümü ya tamamen yıkıldı ya da konut, ofis, kreş, kafe gibi farklı amaçlarla dönüştürüldü.

Vergi danışmanlığı şirketi Ryan tarafından analiz edilen veriler, kapanmaların geçici değil, geri dönüşü olmayan nitelikte olduğunu ortaya koyuyor. Uzmanlara göre bir pub binası farklı bir kullanım alanına dönüştürüldüğünde, yeniden pub olarak açılması neredeyse imkânsız hale geliyor.
Kapanmalar İngiltere ve Galler’in tüm bölgelerinde görülürken, en büyük kayıplar East Midlands, Kuzey Batı İngiltere ile Yorkshire ve Humber bölgelerinde yaşandı. Son beş yılda kapanan pub sayısının ise yaklaşık 2 bine yaklaştığı belirtiliyor.

Sektör temsilcileri, önümüzdeki dönemin daha da zor geçebileceği uyarısında bulunuyor. British Beer and Pub Association CEO’su Emma McClarkin, birçok kapanmanın önlenebilir olduğunu belirterek, pub’lara özel bir vergi indirimi olmaması halinde daha fazla işletmenin iflas riskiyle karşı karşıya kalacağını söyledi.

Hazine cephesi ise bütçede alınan kararların “zorunlu ama adil” olduğunu savunurken, pub’lar için açıklanan 4,3 milyar sterlinlik destek paketinin fatura artışlarını sınırladığına dikkat çekiyor.

Pub’lar Neden Kepenk Kapatıyor?

Asgari ücret ve ulusal sigorta primlerindeki artışlar, işletme maliyetlerini hızlı şekilde yükseltti. İşyeri vergilerinin (business rates) 2026’da yeniden değerlenmesi, pub’lar için beklenenden çok daha yüksek vergi yükü doğurdu. Enerji, kira ve girdi maliyetleri, pandemi sonrası dönemde kalıcı olarak yüksek seviyede kaldı. Tüketici harcamalarındaki zayıflama, özellikle yerel pub’ların cirolarını baskıladı. Mevcut vergi ve destek sistemi, sektör temsilcilerine göre ekonomik gerçekleri yeterince yansıtmıyor.

İngiltere’de Gece Kulüpleri Alarm Veriyor: Son Beş Yılda Her Dört Mekândan Biri Kepenk Kapattı

İngiltere’de gece kulüpleri ve geç saatlere kadar açık eğlence mekânları hızla kapanıyor. Sektör verilerine göre, 2020’den bu yana bu alandaki işletmelerin yüzde 26,4’ü iflas etti ya da faaliyetini sonlandırarak kepenk kapattı.

Son beş yılda yaklaşık 800 gece kulübü ve eğlence işletmesi piyasadan çekilirken, ülkede faaliyette kalan geç saat mekânı sayısı 2.424’e geriledi. Kapanmaların, genel konaklama sektörüne kıyasla daha hızlı yaşandığına dikkat çekiliyor. Londra’da tablo özellikle dikkat çekici. Başkentte 2020 yılında 433 olan geç saatlere kadar açık eğlence mekânı sayısı bugün 343’e düştü. Bu da Londra’da yaklaşık yüzde 21’lik bir kayba işaret ediyor. Veriler, 2020’de en az bir gece kulübü bulunan şehir ve kasabaların yüzde 26’sında bugün tek bir gece kulübü dahi kalmadığını ortaya koyuyor.

Şubat’ta Faiz İndirimi Zorlaşıyor: Ekonomide Beklenenden Güçlü Toparlanma

İngiltere ekonomisinin Kasım ayında beklenenden güçlü bir büyüme göstermesi, İngiltere Merkez Bankası’nın Şubat ayında faiz indirimine gitme ihtimalini zayıflattı. Ekonomistler, yılın son çeyreğinde ekonominin yeniden büyüme patikasına girdiğine dikkat çekiyor.

Ekonomi ve muhasebe alanında sektör kuruluşu olan İngiltere Yeminli Mali Müşavirler Enstitüsü’nün ekonomi direktörü Suren Thiru, verilerin 2025’in son çeyreğinde ekonomik büyümeye işaret ettiğini belirtti. Thiru’ya göre, bütçe öncesi belirsizliklere rağmen birçok sektör Kasım ayında toparlandı; otomotiv üretimindeki artış da büyümeyi destekledi. Thiru, Aralık ayında bütçe sonrası belirsizliklerin azalmasının büyümeye katkı sağlamış olabileceğini ancak artan vergi yükü ve yükselen işsizlik nedeniyle 2026’da büyümenin zayıflayabileceğini vurguladı. Buna rağmen, son verilerin para politikasında gevşemeyi savunanlar üzerinde baskıyı azalttığı ifade ediliyor.

Şubat Ayında Faiz İndirimi Neden Daha Az Olası?

Kasım ayında ekonominin beklenenden güçlü büyümesi, acil faiz indirimi ihtiyacını azalttı. 2025’in son çeyreğinde büyümenin teyit edilmesi, Merkez Bankası’na bekleme alanı sağladı. Enflasyon endişelerinin tamamen ortadan kalkmamış olması, temkinli duruşu güçlendirdi.
Ekonomik aktivitenin bütçe sonrası toparlanması, faiz indirimini erteleme gerekçesi sundu. 2026’ya ilişkin zayıf büyüme beklentilerine rağmen, mevcut veriler kısa vadede gevşemeyi desteklemiyor.

NIESR: Büyüme Verisi Ekonomi İçin “Olumlu Bir Sinyal”

Ekonomistler, Kasım ayında İngiltere ekonomisinin beklenenden daha güçlü büyümesini olumlu karşıladı. Ulusal Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Enstitüsü’nün (NIESR) kıdemli ekonomisti Ben Caswell, açıklanan verilerin ekonomi açısından “memnuniyet verici” olduğunu söyledi.
Caswell, bütçe sürecine girilirken yaşanan belirsizliğe rağmen Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’nın Kasım ayında ılımlı bir artış kaydettiğine dikkat çekti. Bu veriye dayanarak, NIESR’nin 2025 yılı için büyüme tahminini yüzde 1,4’e yükselttiğini belirten Caswell, bunun bir önceki yıla kıyasla büyüme hızında artış anlamına geldiğini ifade etti. Caswell’e göre, Hazine Bakanı Rachel Reeves’in bütçede mali manevra alanını genişletmeye yönelik adımları, ekonomik güveni destekledi. Bu hamlenin, gelecekteki vergi politikalarına ilişkin spekülasyonları azalttığı ve bütçe öncesi belirsizliği bir ölçüde yatıştırdığı değerlendiriliyor.

AVRUPA BİRLİĞİ 

NATO Ülkeleri Grönland’a Asker Gönderiyor: Beyaz Saray Görüşmeleri Sonuçsuz Kaldı

NATO üyesi bazı ülkeler, Grönland’ın geleceğine ilişkin Beyaz Saray’da yapılan gergin görüşmelerin ardından, adaya sınırlı sayıda asker gönderme kararı aldı. Danimarka, Almanya, Fransa, İsveç ve Norveç, bu hafta Grönland’da ortak askerî tatbikat kapsamında personel konuşlandıracaklarını açıkladı. Danimarka’nın savunmasından sorumlu olduğu Grönland’a yönelik bu adım, Donald Trump’ın adayı ABD kontrolüne alma isteğini yinelemesinin hemen ardından geldi. Trump, Oval Ofis’te yaptığı açıklamada, “Ulusal güvenliğimiz için Grönland’a ihtiyacımız var” ifadelerini kullandı.

“Temel Görüş Ayrılığı Devam Ediyor”

Askerî hareketlilikten kısa süre önce, Danimarka ve Grönland dışişleri bakanları, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ve ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile Washington’da bir araya geldi. Görüşmelerin ardından konuşan Danimarka Dışişleri Bakanı Lars Løkke Rasmussen, toplantının “açık ve yapıcı” geçtiğini ancak ABD ile Grönland konusunda temel bir görüş ayrılığının sürdüğünü söyledi.

Taraflar, diplomatik çözüm bulunamasa da, Grönland’ın geleceğini ele almak üzere üst düzey bir çalışma grubu kurulması konusunda anlaştı.

“Arktik Tatbikatı” Başladı

Danimarka, Grönland ve çevresindeki askerî varlığını artıracağını duyururken, faaliyetlerin kritik altyapının korunması, savaş uçaklarının konuşlandırılması ve deniz devriyelerini kapsayabileceğini açıkladı. Almanya, Danimarka’nın davetiyle 13 kişilik bir askerî keşif ekibini Nuuk’a gönderdi. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise Fransa’nın da Danimarka öncülüğündeki tatbikata katılacağını belirterek, bu süreci “Arktik Dayanıklılık Operasyonu” olarak nitelendirdi. Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, ABD’nin Grönland’a yönelik hedeflerinin değişmediğini vurgulayarak, “Grönland’ın savunması tüm NATO’nun ortak meselesidir” dedi.

Beyaz Saray: Avrupa Askerlerinin Grönland’a Konuşlandırılması Trump’ın Planlarını Etkilemez

Beyaz Saray, Avrupa ülkelerinin Grönland’a asker göndermesinin, Donald Trump’ın adayı ABD kontrolüne alma hedefi üzerinde herhangi bir etkisi olmayacağını açıkladı. Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, Avrupa askerlerinin Grönland’a konuşlandırılmasına ilişkin soruya, “Bu durum başkanın karar alma sürecini ya da Grönland’ı alma hedefini hiçbir şekilde etkilemiyor” yanıtını verdi.

Açıklama, ABD, Danimarka ve Grönlandlı yetkililerin Washington’daki görüşmelerinin sonuçsuz kalmasının hemen ardından geldi. Görüşmeler sonrası konuşan Lars Løkke Rasmussen, ABD’nin Grönland’ı devralmasının “kesinlikle gerekli olmadığını” söyledi ve taraflar arasında temel bir görüş ayrılığı bulunduğunu vurguladı.

Avrupa Ülkeleri Asker Gönderiyor

Washington’daki temasların başarısız olmasından saatler sonra, Fransa, İsveç, Almanya ve Norveç, Grönland’ın başkenti Nuuk’a asker göndermeye başladıklarını duyurdu. Açıklamalara göre bu birlikler, keşif ve eğitim amaçlı bir görev kapsamında bölgede bulunacak.

Almanya Savunma Bakanlığı, Avrupa’daki NATO ülkelerinin katıldığı bu görevin, Rusya ve Çin kaynaklı tehditler karşısında Arktik bölgesinde güvenlik seçeneklerini değerlendirmeyi amaçladığını bildirdi. Almanya, Danimarka’nın davetiyle sınırlı süreli bir askerî keşif birliği konuşlandırdı.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron da önümüzdeki günlerde Grönland’a kara, hava ve deniz unsurlarının takviye edileceğini açıkladı.

Trump: “Bir Şeyler Yoluna Girecek”

Grönland’ın özerk yönetimi ve Danimarka ise adanın güvenliği konusunda NATO varlığının artacağını doğruladı. Grönland Başbakan Yardımcısı Mute Egede, önümüzdeki günlerde bölgede daha fazla askerî uçuş ve gemi görülebileceğini söyledi. Görüşmelere katılmayan ABD Başkanı Trump ise ilk kez daha yumuşak bir dil kullandı. Danimarka ile iyi ilişkileri olduğunu belirten Trump, “Bir şeylerin yoluna gireceğini düşünüyorum” dedi ancak Grönland üzerindeki hedeflerinden vazgeçtiğine dair bir sinyal vermedi. Trump, daha önce Grönland’ı ABD’nin ulusal güvenliği açısından kritik gördüğünü savunmuş ve adanın kontrolünü ele geçirme isteğini defalarca dile getirmişti.

AB Komisyonu Başkanı Von der Leyen: “Grönland ABD ile Arktik Güvenlik İşbirliğimizin Merkezinde”

Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland’a yönelik çıkışlarının yol açtığı gerilime rağmen, Avrupa Birliği’nin Arktik güvenliği konusunda ABD ile işbirliğini sürdüreceğini söyledi. Güney Kıbrıs’ta yaptığı açıklamada von der Leyen, Avrupa Birliği’nin Grönland ile güçlü ve yerleşik bir ilişkiye sahip olduğunu vurgulayarak, “Avrupa Birliği’nin Grönland’da çok iyi bir itibarı var ve bu mükemmel işbirliğine büyük önem veriyoruz” dedi.

Von der Leyen, AB’nin Arktik bölgesindeki güvenlik yaklaşımının müttefiklerle ortak hareket etmeye dayandığını belirterek,
“Bu nedenle Arktik güvenliği konusunda müttefiklerimiz ve ortaklarımızla, ABD de dahil olmak üzere, çalışmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

“Grönland Siyasi, Ekonomik ve Mali Olarak AB’ye Güvenebilir”

Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı, Grönland’a verilen desteğin yalnızca güvenlikle sınırlı olmadığını da vurguladı. Von der Leyen,
“Açık olan şu ki; Grönland siyasi, ekonomik ve mali olarak Avrupa Birliği’ne güvenebilir” dedi.

Arktik güvenliğinin öncelikle NATO’nun sorumluluk alanında yer aldığını kabul eden von der Leyen, buna rağmen konunun AB açısından da kritik olduğunu belirterek, “Arktik ve Arktik güvenliği, Avrupa Birliği için temel öneme sahip konular arasında yer alıyor” diye konuştu.

AB: Grönland Dayanışma Maddesi Kapsamında Değerlendirilebilir

Avrupa Komisyonu ayrıca, Grönland’ın Avrupa Birliği üyesi olmamasına rağmen, Danimarka Krallığı toprağı olması nedeniyle AB’nin karşılıklı yardım maddesi kapsamında değerlendirilebileceğini teyit etti.

Komisyon sözcüsü, bu konuda yaptığı açıklamada, “Grönland, Danimarka Krallığı’nın bir parçasıdır ve bu nedenle ilke olarak karşılıklı dayanışma maddesi kapsamındadır” ifadelerini kullandı. Söz konusu madde, bir AB ülkesinin topraklarının silahlı saldırıya uğraması halinde, diğer üye ülkelerin yardım ve destek sağlama yükümlülüğünü içeriyor.

FRANSA

Macron: “Özgür Kalmak İçin Korkulmak Gerekir”

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Fransız Silahlı Kuvvetleri’ne hitaben yaptığı yeni yıl konuşmasında, 2026’nın savunma açısından “zorluklarla dolu bir yıl” olacağını söyledi. Güney Fransa’daki Istres Hava Üssü’nde konuşan Macron, artan jeopolitik gerilimler karşısında Fransa’nın savunma kapasitesini güçlendirmekte kararlı olduklarını vurguladı.

Rusya’nın Ukrayna’daki savaşı, İran’daki şiddetli protestolar ve ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland’a yönelik çıkışlarının küresel güvenliği daha da kırılgan hale getirdiğini belirten Macron, Arktik bölgesinin stratejik önemine dikkat çekti. Macron, “Hazırız. Fransa’nın yeniden silahlanma on yılı sonuç vermeye başladı” dedi.

“Korkulmak İçin Güçlü Olmak Zorundayız”

Macron, savunma politikalarının temel yaklaşımını şu sözlerle özetledi: “Özgür kalmak için korkulmak gerekir. Korkulmak için ise güçlü olmak şart. Bu acımasız dünyada güçlü olmak istiyorsak daha hızlı ve daha sert hareket etmeliyiz.” Cumhurbaşkanı, Fransa’nın savunma önceliklerini mühimmat stoklarının artırılması, operasyonel hazırlığın güçlendirilmesi ve ulusal egemenliğin korunması olarak sıraladı. Bu kapsamda, 2026–2030 döneminde savunma bütçesinin 36 milyar euro artırılacağını, bunun 3,5 milyar eurosunun 2026’da devreye alınacağını açıkladı. Macron, Fransa’nın savunma harcamalarının millî gelirin yüzde 2’si hedefine ulaştığını da hatırlattı.

“İHA’larda Gerideyiz”

Macron, Ukrayna savaşında belirleyici rol oynayan insansız hava araçları konusunda Fransa’nın geride kaldığını da açıkça kabul etti.
“Bu alanda gerideyiz” diyen Macron, hızlı ve güçlü bir karşılık verilmesi gerektiğini söyledi ve “Rusya’nın menzili içindeyiz” ifadesini kullandı.
Cumhurbaşkanı, Fransa’nın Grönland’daki askerî varlığının da güçlendirileceğini açıkladı. Hâlihazırda Nuuk’ta tatbikatlara katılan yaklaşık 15 Fransız askerinin, önümüzdeki günlerde kara, hava ve deniz unsurlarıyla takviye edileceğini belirtti ve “Avrupalıların bu bölgede özel bir sorumluluğu var” dedi.

Gençler İçin Gönüllü Askerlik Dönemi

Macron ayrıca, gençlere yönelik gönüllü ve ücretli askerlik sisteminin yeniden hayata geçirileceğini açıkladı. Kasım ayında duyurulan program kapsamında, bu yıl 3 bin, 2027’de 4 bin, 2030’a kadar ise 10 bin gencin silahlı kuvvetlere katılması hedefleniyor. Uzun vadede amaç, 2035’e kadar 42 bin 500 gönüllüye ulaşmak.

AB, 8 Ülkenin 38 Milyar Euroluk Savunma Yatırım Planını Onayladı

Avrupa Birliği, savunma harcamalarını hızlandırmak amacıyla oluşturulan yeni kredi programı kapsamında 8 üye ülkenin toplam 38 milyar euroluk savunma yatırım planına onay verdi. Avrupa Komisyonu, söz konusu fonların hızlı şekilde aktarılabilmesi için sürecin acilen tamamlanması çağrısında bulundu.

Ursula von der Leyen, yaptığı açıklamada, “Artık Konsey’in bu planları hızla onaylaması gerekiyor ki ödemeler gecikmeden başlasın” dedi. Onaylanan ülkeler Belçika, Bulgaristan, Danimarka, İspanya, Hırvatistan, Kıbrıs, Portekiz ve Romanya oldu.

Romanya ve Belçika En Büyük Payı Alacak

Planlara göre, Romanya yaklaşık 16,7 milyar euro, Belçika 8,3 milyar euro, İspanya ve Kıbrıs ise yaklaşık 1’er milyar euro finansman kullanacak. Danimarka, 46 milyon euro ile en düşük tutar için başvuruda bulundu. Toplamda 19 AB ülkesi savunma kredisi için başvuru yaparken, ilk aşamada onaylanan 8 ülke, kredi anlaşmalarının imzalanmasının ardından fonlara erişebilecek. İlk ödemelerin Mart 2026’da yapılması bekleniyor.

Hangi Alanlara Harcama Yapılacak?

Fonlar;
-Mühimmat ve füzeler,
-Topçu sistemleri,
-İnsansız hava araçları ve anti-drone sistemleri,
-Hava ve füze savunması,
-Siber güvenlik, yapay zekâ ve elektronik harp,
-Kritik altyapı ve uzay varlıklarının korunması gibi öncelikli savunma alanlarında kullanılacak.

Alınacak ekipmanların büyük ölçüde Avrupa üretimi olması şartı aranırken, parça maliyetlerinin en fazla yüzde 35’inin AB dışından gelmesine izin veriliyor.

“Zaman Kaybına Tahammül Yok”

AB Savunma ve Uzaydan Sorumlu Komiseri Andrius Kubilius, sürecin hızlandırılması gerektiğini belirterek, “Kaybedecek zaman yok” dedi. Kubilius, sıradaki adımın kalan 11 ülkenin planlarının onaylanması ve fonların ilk bölümünün serbest bırakılması olduğunu söyledi.

Avrupa Komisyonu, programın gördüğü yoğun ilgi nedeniyle, savunma kredi paketinin ilerleyen dönemde genişletilebileceğini de değerlendiriyor.