Benzin ve doğalgazda yeni zam dalgası mı?

Ortadoğu’da tırmanan askeri gerilim, küresel enerji piyasalarını yeniden sarsmaya başladı. İran’daki çatışmaların ham petrol arzını riske atmasıyla birlikte petrol fiyatları hızla yükselirken, küresel borsalarda satış baskısı dikkat çekiyor. ABD ve İsrail’in hafta sonu İran’a yönelik operasyonlarının ardından enerji piyasalarında sert dalgalanmalar yaşandı.

ABD tipi ham petrol fiyatı haftanın ilk işlem gününde yüzde 7’nin üzerinde artış kaydederken, uluslararası referans kabul edilen Brent petrol kısa süreliğine 82 dolar seviyesini test etti. Gün içinde kâr realizasyonları görülse de fiyatlar yüksek seyrini korudu. Zaten haftalardır jeopolitik risk primiyle yükselen petrol, çatışmanın genişleme ihtimaliyle birlikte yeni bir ivme kazandı.

Öte yandan ABD borsalarında vadeli işlemler cephesinde tablo tersine döndü. S&P 500, Nasdaq ve Dow Jones endeks vadeli kontratlarında yüzde 1’i aşan düşüşler görüldü. Ancak enerji şirketleri yükselen petrol fiyatlarından destek buldu. ExxonMobil ve Chevron hisseleri piyasa öncesi işlemlerde değer kazanırken, savunma sanayii şirketleri de yatırımcı ilgisinin odağına yerleşti. Northrop Grumman ve Lockheed Martin hisselerinde güçlü artışlar kaydedildi.

Yatırımcılar mevcut aksamanın geçici olabileceğine dair pozisyon alsa da belirsizlik sürüyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın çatışmanın haftalar sürebileceğine yönelik açıklamaları risk algısını canlı tutuyor.

Uzmanlara göre, çatışmanın bölge geneline yayılması halinde petrol fiyatları varil başına 100 doların üzerine çıkabilir.
Bu senaryo gerçekleşirse, küresel enflasyon baskısının yeniden güçlenmesi ve akaryakıt fiyatlarında sert artışlar görülmesi bekleniyor.

Petrol piyasası, sadece üretim değil, kritik nakliye hatlarının güvenliği nedeniyle de büyük bir sınav veriyor.

İRAN’IN PETROLDEKİ STRATEJİK KONUMU

İran, dünya petrol piyasasında önemli bir üretici konumunda bulunuyor. Çin başta olmak üzere Asya ülkelerine ciddi miktarda ham petrol ihracatı gerçekleştiriyor. Ayrıca Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü verilerine göre, dünyanın en büyük üçüncü kanıtlanmış petrol rezervine sahip ülkesi konumunda.

OPEC ve müttefiklerinden oluşan OPEC+ grubu, günlük üretimi artırma kararı aldığını duyurdu. Ancak analistler, olası büyük bir arz kesintisinin bu artışla telafi edilmesinin zor olduğunu belirtiyor.

HÜRMÜZ BOĞAZI KRİTİK EŞİKTE

İran’ın güney kıyılarında yer alan Hürmüz Boğazı, küresel enerji ticaretinin en hassas geçiş noktalarından biri. Suudi Arabistan ve Kuveyt gibi üretici ülkelerin petrol sevkiyatları bu dar su yolundan geçiyor. Günlük yaklaşık 20 milyon varil petrolün taşındığı boğaz, küresel üretimin beşte birine karşılık geliyor.

İran geçmişte bu stratejik hattı kapatma tehdidinde bulunmuştu. Uzmanlar, uzun süreli bir kapanmanın fiyatları hızla üç haneli seviyelere taşıyabileceğini ifade ediyor. Her ne kadar resmi bir kapanma kararı alınmamış olsa da, güvenlik riskleri nedeniyle tanker trafiğinde yavaşlama gözleniyor.

Petrol küresel ve ikame edilebilir bir emtia olduğu için, herhangi bir bölgedeki aksama dünya genelinde fiyat artışına yol açıyor.

ÇİN VE ASYA EKONOMİLERİ İÇİN RİSK ARTIYOR

Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek bir kesinti özellikle Çin ve Hindistan gibi enerji ithalatçısı ülkeleri doğrudan etkileyecek. İran’dan gelen sevkiyatın azalması halinde Çin’in alternatif tedarikçiler için daha agresif alım yapması bekleniyor. Bu da küresel fiyatların yukarı yönlü baskılanmasına neden olabilir.

Enerji uzmanları, Suudi Arabistan’daki üretim tesislerinin devre dışı kalmasının ise daha büyük bir risk oluşturduğunu belirtiyor. 2019’daki Abqaiq saldırısında olduğu gibi kritik altyapının hedef alınması, piyasada panik etkisi yaratabilir.

Son olarak Suudi Arabistan’ın Ras Tanura rafinerisinde insansız hava aracı tehdidi sonrası bazı üniteleri geçici olarak kapattığı bildirildi. Yetkililer üretimin etkilenmeyeceğini açıklasa da piyasalarda temkinli hava sürüyor.

BENZİN VE DOĞALGAZ FİYATLARI YÜKSELEBİLİR

Uzmanlar, askeri gerilimin uzaması halinde yalnızca petrol değil doğalgaz fiyatlarında da artış görülebileceği uyarısında bulunuyor. ABD’de benzin vadeli fiyatlarında hızlı bir artış yaşanırken, pompa fiyatlarının da yukarı yönlü hareket etmesi bekleniyor.

Son aylarda gerileyen akaryakıt fiyatlarının yeniden yükselişe geçmesi, tüketici harcamaları ve satın alma gücü üzerinde baskı yaratabilir. Özellikle enflasyonla mücadele eden ekonomiler için enerji fiyatlarındaki artış yeni bir risk unsuru olarak öne çıkıyor.

Geçmişte benzer çatışma dönemlerinde petrol fiyatlarının sert yükselip ateşkes sonrası hızlı düşüş yaşadığı görülmüştü. Ancak mevcut tabloda çatışmanın süresi ve kapsamı, fiyatların yönü üzerinde belirleyici olacak.