Hürmüz Boğazı krizi büyüyor: Petrol fiyatları 150 dolara mı koşuyor?

Küresel enerji piyasaları, Orta Doğu’daki gerilimin kritik eşiğe gelmesiyle yeniden alarm veriyor. Özellikle Hürmüz Boğazı çevresinde artan tansiyon, petrol arzına yönelik riskleri büyütürken, fiyat beklentilerini de yukarı çekti. Londra merkezli Energy Intelligence’ın analizine göre, çatışmaların kısa sürede sona ermesi halinde petrol fiyatlarının dengelenmesi mümkün görünse de, olası bir uzun süreli kriz senaryosu piyasaları sert şekilde sarsabilir.

Uzmanlara göre Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalması durumunda petrol fiyatlarının varil başına 150 dolara kadar yükselmesi güçlü bir ihtimal olarak öne çıkıyor.

KISA SÜRELİ GERİLİMDE 81 DOLAR DENGESİ

Energy Intelligence Petrol Piyasaları Ekonomisti Julien Mathonniere, mevcut tabloyu değerlendirirken iki farklı senaryoya dikkat çekti. Buna göre, çatışmaların sınırlı kalması ve hızlı şekilde yatışması halinde Brent petrolün 2026 yılı ortalamasının yaklaşık 81 dolar seviyesinde oluşması bekleniyor.

Ancak risklerin kalıcı hale gelmesi, enerji piyasalarında dengeleri kökten değiştirebilir. Mathonniere, jeopolitik tansiyonun her geçen gün fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturduğunu vurguladı.

Çatışmanın uzaması ve arzın sekteye uğraması, küresel petrol piyasasında ciddi bir fiyat şokunu tetikleyebilir.

ENERJİ ŞİRKETLERİ YATIRIM STRATEJİSİNİ YENİDEN YAZIYOR

Son yıllarda görece düşük maliyet avantajı nedeniyle Körfez bölgesine yönelen uluslararası enerji devleri, yeni risk ortamında yatırım planlarını gözden geçirmeye başladı. Artan jeopolitik belirsizlik, şirketleri daha temkinli ve çeşitlendirilmiş portföy stratejilerine yönlendiriyor.

Mathonniere’e göre yüksek petrol fiyatları kısa vadede şirket kârlılıklarını desteklese de, kalıcı kazanç için fiyatların uzun süre 120 doların üzerinde kalması gerekiyor. Bununla birlikte artan üretim ve finansman maliyetleri, elde edilecek kazancın bir kısmını sınırlıyor.

Yüksek fiyat ortamı şirket bilançolarını desteklese de artan maliyetler bu kazancın önemli bölümünü törpüleyebilir.

ARZ AÇIĞI KRİTİK EŞİKTE: GÜNLÜK 10 MİLYON VARİL İHTİYAÇ

Uluslararası Enerji Ajansı’nın piyasayı rahatlatmak amacıyla açıkladığı 400 milyon varillik acil stok salımı, uzmanlara göre sınırlı etki yaratacak. Bu miktarın günlük bazda yaklaşık 1 milyon varillik katkı anlamına geldiği belirtilirken, Hürmüz kaynaklı arz kaybının çok daha büyük olduğu ifade ediliyor.

Mevcut durumda küresel piyasada oluşan arz açığını kapatmak için günlük yaklaşık 10 milyon varillik ek üretime ihtiyaç duyuluyor. Bu da ya boğazın hızla yeniden açılmasını ya da alternatif üretim kaynaklarının devreye girmesini zorunlu kılıyor.

IRAK-TÜRKİYE HATTI SINIRLI DESTEK SAĞLIYOR

Irak-Türkiye petrol boru hattının yeniden devreye alınması piyasalar açısından olumlu bir gelişme olarak değerlendirilse de, etkisi oldukça sınırlı. Günlük yaklaşık 200 bin varillik ek arz sağlayan hat, toplam açığın yalnızca yüzde 1’ini karşılayabiliyor.

Energy Intelligence verilerine göre Körfez’den yapılan petrol sevkiyatları savaş öncesi 18 milyon varil seviyesinden 7 milyon varilin altına gerilemiş durumda. Bu keskin düşüş, küresel arz zincirinde ciddi bir kırılmaya işaret ediyor.

OPEC+ ETKİSİ ZAYIF KALDI, FİYATLAR DESTEK BULAMADI

Petrol piyasasında dengeleyici rol üstlenen OPEC+ grubunun son dönemde fiyatları yukarı çekmekte yetersiz kaldığı belirtiliyor. Üretim kesintilerine rağmen bazı ülkelerin kotayı aşan üretimi ve arzın yeniden artması, piyasada gevşemeye yol açtı.

2025 yılında Brent petrol fiyatının ortalama 68,2 dolar seviyesinde kalması, enerji şirketlerinin gelirlerini aşağı çeken en önemli faktörlerden biri oldu. Bunun yanında zayıf talep, düşük rafinaj marjları ve artan maliyetler de kârlılığı baskıladı.

DEV ENERJİ ŞİRKETLERİNDE KÂR KAYBI DERİNLEŞTİ

Küresel enerji devlerinin finansal sonuçları da bu tabloyu doğrular nitelikte. ExxonMobil, Shell, bp, TotalEnergies ve Saudi Aramco gibi dev şirketlerin toplam kârı 2025 yılında yüzde 10,9 azalarak yaklaşık 220 milyar dolara geriledi.

Saudi Aramco’nun kârı 104,7 milyar dolara düşerken, ExxonMobil 28,8 milyar dolar, Shell 18,5 milyar dolar ve Chevron 12,3 milyar dolar kâr açıkladı. Sektördeki genel eğilim, düşük fiyatlar ve yüksek maliyetlerin bilançolar üzerinde baskı yarattığını ortaya koyuyor.