Bakan Bayraktar: Kritik madenler konusunda bir strateji belgesi ve yol haritası hazırlıyoruz, yakında paylaşacağız

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin elektrik talebinin yüzde 15’ini nükleerden karşılamayı hedeflediklerine vurgu yaparak “Türkiye’nin küçük modüler reaktörlere ihtiyacı var. ‘SMR’ dediğimiz bu küçük modüler reaktörler, nükleerin yeni çağı. Türkiye inşallah bu sefer bu treni kaçırmayacak ve bu teknolojiye sahip, bu teknolojiyi üreten ve belki ihraç eden bir ülke konumuna gelecek.” dedi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığından yapılan açıklamaya göre Bakan Bayraktar, bir TV kanalında soruları cevapladı. Gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bakan Bayraktar, özetle şunları söyledi:

Dünya küresel çapta etkileri olan çok büyük bir krizle karşı karşıya. Kendimizi belirsizliklerin daha uzun sürmesine karşı hazırlamamız gerekiyor. Dünyanın farklı yerlerini farklı etkileyen tarafları var. Arz yönüyle baktığınızda ülkemiz açısından bir risk olmadığını krizin başladığı günden itibaren ifade ediyoruz. Hamdolsun bugün itibariyle yine aynı noktadayız. Çok şükür Türkiye’de akaryakıtta problemimiz yok, doğal gazda, elektrikte; enerji arzında herhangi bir sıkıntı yaşamıyoruz.

Somali’de herkes büyük bir ümitle, büyük bir heyecanla bu sondaj çalışmalarının neticesini bekliyor. Elbette ki biz de öyle. Burada petrol emareli olduğunu düşündüğümüz bir sondaj faaliyetini gerçekleştireceğiz. Ümit ediyorum buradan hem Somali için hem Türkiye için çok hayırlı, güzel bir müjdeyi insanımızla birkaç ay içerisinde paylaşırız. Ama sondaj bitmeden bugünden bir şey söylemek mümkün değil. Bugün uluslararası petrol ve doğal gaz şirketleri farklı ülkelerde üretim paylaşım anlaşmaları yaparlar. Bizim de Somali ile yaptığımız böyle bir anlaşma var. Bu anlaşmada biz iki tarafın da haklarını gözettik. Yaptığımız anlaşma, karşılıklı rızaya dayanan bir anlaşma. Burada devlet hakkı var, yani Somali devletine bizim ödeyeceğimiz. Onun dışında, bizim yaptığımız masrafları alacağımız bir model uygulandı. Somali’deki kardeşlerimizle aramıza nifak tohumları ekmek isteyenlere fırsat vermiyoruz.

Libya bizim için çok önemli bir alan. Hem Libya ‘offshore’u hem de Libya’nın kara sahaları. Bir tane karada bir tane de denizde lisans aldık; Orada çalışmalara başlayacağız. Libya’da Türkiye olarak çok daha güçlü girmemiz gerektiğini düşünüyoruz, inanıyoruz. Bununla alakalı da oradaki projelerde ortaklık yoluyla da farklı bir projenin arayışı içerisindeyiz. Şu anda müzakereler devam ediyor, netleşmiş nihayete ermiş bir şey yok ama biz bu konuda oldukça anlaşmaya yakınız. Ümit ediyorum bu konuda güzel bir müjde yine milletimizle paylaşacağız Libya özelinde.

Türkiye madenlerini, iş sağlığı ve güvenliğini ve işçinin haklarını asla göz ardı etmeden önceleyerek, çevreye rağmen değil çevreyle birlikte ve katma değerli bir şekilde ekonomisine katmak zorunda. Bunun başka bir yolu yok. Maden demek, istihdam demek. Bugün 150 bin kişi madencilik sektöründe çalışıyor. Sadece 30 bin kişi yerli kömür madenlerinde çalışıyor. Yaşadığımız tatsız hadise yine orada basiretli bir tüccar gibi davranmasını beklediğiniz bir piyasa oyuncusunun işçilerin haklarını ödememesinden kaynaklandı. Bir kısmı kamuoyuna yansıyor ama birçoğu yansımayan konuyu biz kendi içimizde hallediyoruz. Bu son konu, yine her zamanki gibi özellikle muhalefetin istismar konusuna dönüştü.

Her alanda bu kritik madenlere ihtiyacınız var. Onun için Türkiye olarak biz bu anlamda bir strateji belgesi ve yol haritası hazırlıyoruz. Çok yakın bir zamanda kamuoyumuzla paylaşacağız. Nadir toprak elementlerinde de Eskişehir Beylikova’da keşfettiğimiz rezervin ekonomimize kazandırılmasıyla ilgili çalışmalarımız devam ediyor. Orada yılda bin 200 ton kapasiteli bir pilot tesisimiz var. İlk etapta 570 bin ton cevheri işleyip 10 bin ton nadir toprak oksiti üretecek bir endüstriyel tesisi kurmayla alakalı çalışıyoruz.

Şu anda çalışıyoruz, inşallah COP 31’den önce belki bunu da Türkiye kamuoyumuzla paylaşmış olacağız. Bu işin merkezinde elektrikleşme var. Güçlü bir altyapı, yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, nükleer enerji; Türkiye için bunların merkezde olduğu bir yeni enerji mimarisini planlıyoruz. Tabii bunun içerisinde yeni boru hattı projeleri var, bağlantısallık ve gerek elektrikte gerek doğal gazda gerek petrolde diğer ülkelerle bölgesel iş birlikleri var. Madenlerimizi katma değerli bir şekilde ekonomiye katacağımız böyle bir yeni enerji ve maden mimarisini açıklayacağız.

Daha çok elektriğe ihtiyacımız var, işte onu nükleerden karşılayacağımız bir model düşünüyoruz. Onun için telaffuz ettiğimiz hedef, 2050 için 20 bin megavatlık bir kurulu güç. Bu, şu andaki tahminlerimize göre gelişecek elektrik talebinin yüzde 15’ini nükleerden karşılayan bir Türkiye demek. Onun için Akkuyu’nun yanına Sinop lazım, Sinop’un yanına Trakya lazım ve de Türkiye’nin küçük modüler reaktörlere ihtiyacı var. ‘SMR’ dediğimiz bu küçük modüler reaktörler, nükleerin yeni çağı. Burada Türkiye inşallah bu sefer bu treni kaçırmayacak ve bu teknolojiye sahip, bu teknolojiyi üreten ve belki ihraç eden bir ülke konumuna gelecek. Meclis’imize bir Küçük Modüler Reaktör Kanunu götürüp bu işin hukuki altyapısını, güçlü bir şekilde çerçevesini oluşturmak istiyoruz. İnanıyorum ki Türkiye’nin Akkuyu ile başlayan nükleere sahip olma süreci, bu dönemde daha güçlü bir şekilde devam edecek.

Saygıdeğer Hanımefendi’nin 2017 yılında başlattığı Sıfır Atık, inanılmaz bir küresel markaya dönüşmüş durumda. Özellikle geçen yılki forum, dünyadan birçok katılımcıya ev sahipliği yaptı, bizler de ona katıldık. Şimdi bu foruma biz bir de enerji verimliliğini eklemek ve bunu da yine bir anlamda uluslararası bir şeye dönüştürmek istiyoruz. Birleşmiş Milletler İklim Konferansı’nda Türkiye’nin bazı söylemleri daha iddialı şekilde ifade etmesi için enerji verimliliği en önemli araçlarımızdan bir tanesi. Onun için Sıfır Atık Vakfı’yla bir araya geliyoruz. Enerji verimliliğini bütün ülkemizde bir seferberlik anlayışı içerisinde geliştirmek istiyoruz. Bunu bir anlamda Sıfır Atık gibi bir markaya dönüştürme hedefiyle önce festival, beraberinde forumu tertip edeceğiz.