Bakan Şimşek’ten küresel kriz uyarısı: Belirsizlikler tarihi seviyede
Son Dakika haberi… Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Anadolu Ajansı Katılım Finans Zirvesi’nde yaptığı kapsamlı değerlendirmede hem küresel ekonomide yaşanan kırılmaları hem de Türkiye’nin katılım finans alanındaki hedeflerini anlattı. Katılım finans sektörünün dünyada hızla büyüdüğünü vurgulayan Şimşek, Türkiye’nin bu alanda ilk 10 içinde yer aldığını ancak hedefin çok daha büyük olduğunu belirterek, “Türkiye’nin katılım finansta ilk 5 ülke arasında olması gerekiyor” dedi.
“KATILIM FİNANSIN GELECEĞİ ÇOK GÜÇLÜ”
Küresel katılım finans sektörünün son 20 yılda büyük bir ivme kazandığını ifade eden Şimşek, sektörün aktif büyüklüğünün 2024 itibarıyla yaklaşık 6 trilyon dolar seviyesine ulaştığını, 2030’a doğru ise 10 trilyon dolara yaklaşmasının beklendiğini söyledi. Katılım finans sisteminin daha düşük oynaklık, ortaklık temelli yapı ve reel ekonomiyle güçlü bağları sayesinde küresel ölçekte daha fazla önem kazandığını belirtti.
Türkiye’nin hem büyüklük hem de gelişmişlik açısından önemli bir noktaya geldiğini kaydeden Şimşek, 2012’de 23’üncü sırada bulunan Türkiye’nin bugün katılım finans gelişmişlik endeksinde ilk 10’da yer aldığını söyledi. Yönetim kalitesi, sürdürülebilirlik, eğitim, farkındalık ve finansal performans gibi alanlarda önemli ilerlemeler sağlandığını belirten Bakan Şimşek, sektörün daha ileri taşınması için kapsamlı reformların süreceğini ifade etti.
“TÜRKİYE’NİN KATILIM FİNANSTA İLK 5’E GİRMESİ GEREKİYOR”
Katılım bankalarının bankacılık sistemindeki payında son yıllarda ciddi artış yaşandığını söyleyen Şimşek, aktif büyüklük, kredi hacmi ve fon yönetimi tarafında sektörün hızlı büyüdüğünü anlattı. Emeklilik fonları ve katılım esaslı sigortacılık alanlarında da dikkat çekici ilerleme yaşandığını kaydeden Şimşek, özellikle sürdürülebilir finans ve yeşil dönüşüm projelerinde katılım finansın çok daha etkin rol üstlenebileceğini dile getirdi.
Ürün çeşitliliğinin artırılması gerektiğini vurgulayan Bakan Şimşek, Türkiye’nin ihtiyaçlarına uygun yeni finansal çözümler geliştirilmesinin önemine dikkat çekti. İstanbul Finans Merkezi’nin küresel katılım finans merkezi haline getirilmesi için çalışmaların sürdüğünü belirten Şimşek, Merkez Bankası’nın da sektöre daha güçlü destek vermeye devam edeceğini söyledi.
ŞİMŞEK’TEN KÜRESEL EKONOMİ UYARISI: “ANORMAL BİR DÖNEMDEN GEÇİYORUZ”
Konuşmasında küresel ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Şimşek, dünya genelinde belirsizliklerin tarihi seviyelere ulaştığını söyledi. Jeopolitik risklerin, savaşların ve tedarik zinciri kırılmalarının küresel ekonomiyi baskıladığını belirten Şimşek, özellikle enerji ve emtia piyasalarında ciddi şokların yaşandığını ifade etti.
Çip üretiminden gübre fiyatlarına kadar birçok alanda arz sorunlarının ortaya çıktığını kaydeden Şimşek, Hürmüz Boğazı’ndaki kriz nedeniyle küresel ticaretin önemli ölçüde etkilendiğini söyledi. Üre gübresinin dünya ticaretinin önemli kısmının bu bölgeden geçtiğini belirten Şimşek, tedarik zincirlerindeki kırılmaların küresel enflasyonu yeniden yükselişe geçirebileceğini ifade etti.
IMF’nin küresel büyüme tahminlerinde aşağı yönlü revizyona gittiğini hatırlatan Şimşek, büyümede yavaşlama ve finansal koşullarda sıkılaşma riskinin arttığını söyledi. Avrupa’dan ABD’ye kadar birçok ülkede tahvil faizlerinin sert yükseldiğini belirten Şimşek, bunun küresel finansman maliyetlerini artırdığını vurguladı.
“TÜRKİYE ENERJİDE ARZ ŞOKU YAŞAMIYOR”
Türkiye’nin enerji arz güvenliği konusunda önemli avantajlara sahip olduğunu vurgulayan Şimşek, uzun yıllardır uygulanan enerji tedarik çeşitlendirme politikalarının sonuç verdiğini söyledi. Doğal gaz depolama yatırımları, alternatif boru hatları ve farklı tedarik kaynakları sayesinde Türkiye’nin enerji arzında ciddi bir risk yaşamadığını belirtti.
“TÜRKİYE’NİN HÜRMÜZ BOĞAZI’NA BAĞIMLILIĞI NEREDEYSE YOK” diyen Şimşek, bu durumun küresel kriz döneminde Türkiye açısından kritik avantaj sağladığını ifade etti.
Petrol fiyatlarındaki yükselişin birçok ülkede akaryakıt fiyatlarını sert şekilde artırdığını kaydeden Şimşek, Türkiye’de mali disiplin sayesinde vatandaş üzerindeki yükün azaltıldığını söyledi. Savaş öncesinde yaklaşık 60 lira seviyesinde olan motorin fiyatlarının küresel petrol şoku nedeniyle 90 liraya yaklaşabileceğini belirten Şimşek, alınan tedbirlerle fiyatların yaklaşık 73 lira seviyesinde tutulduğunu ifade etti.
“PROGRAMIN ÖNCELİKLERİNDEN VAZGEÇMİYORUZ”
Ekonomik programın ana hedeflerinden geri adım atılmayacağını vurgulayan Şimşek, enflasyonla mücadele, mali disiplin ve sürdürülebilir cari dengenin korunmasının temel öncelikler olmaya devam edeceğini söyledi.
Yatırım, üretim, istihdam ve ihracat odaklı politikaların hız kesmeden süreceğini belirten Şimşek, küresel şoklara rağmen Türkiye ekonomisinin dirençli yapısını koruduğunu ifade etti.
Gelir dağılımında iyileşme başladığını söyleyen Şimşek, iş gücünün milli gelirden aldığı payın program döneminde ciddi yükseliş gösterdiğini belirtti. Kamu maliyesinde disiplin sağlandığını vurgulayan Bakan Şimşek, tasarruf tedbirleri sayesinde bütçede önemli alan oluşturulduğunu ifade etti.
Kayıt dışı ekonomiyle mücadelede de önemli mesafe alındığını söyleyen Şimşek, beyanname sayısındaki artışın ve vergi gelirlerindeki yükselişin bunun somut göstergesi olduğunu kaydetti.
“KÜRESEL ŞOKLARA RAĞMEN TÜRKİYE PROGRAMI RAYINDA TUTACAK” diyen Şimşek, hükümetin ekonomik istikrarı korumak için gerekli tüm adımları atmaya devam edeceğini söyledi.
