Borsa İstanbul’daki şirketlerin değeri 516 milyar dolara çıktı
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, son dönemde finans piyasalarında yaşanan toparlanmaya ilişkin dikkat çeken veriler paylaştı. Şimşek, 27 Şubat tarihinden bu yana Borsa İstanbul’da işlem gören şirketlerin toplam piyasa değerinin önemli ölçüde arttığını belirterek, toplam değerin 425 milyar dolar seviyesinden 516 milyar dolara ulaştığını açıkladı.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, İstanbul Finans Merkezi’nde düzenlenen Katılım Finans Zirvesi’nde küresel gelişmeler, Türkiye ekonomisinin dayanıklılığı, yeni yatırım çerçevesi ve reform gündemine ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.
CARİ AÇIK YÖNETİLEBİLİR SEVİYEDE KALACAK
Şimşek, savaş öncesinde Türkiye’nin cari açığının milli gelire oranının yüzde 2’nin altında bulunduğunu belirterek, bu açığın önemli bölümünün altın kaynaklı olduğunu söyledi. Küresel şokun cari denge üzerinde bir miktar baskı oluşturabileceğini ifade eden Şimşek, buna rağmen tablonun yönetilebilir kalacağını vurguladı.
“Türkiye bu sürece güçlü makroekonomik dengeler ve ciddi tamponlarla girdi.”
Bakan Şimşek, Türkiye’nin brüt dış finansman ihtiyacının milli gelire oranla uzun vadeli ortalamasının yüzde 20 seviyesinde olduğunu, bugün ise bu oranın yüzde 17’ye gerilediğini aktardı. Brüt dış borç stokunun milli gelire oranının da uzun vadeli ortalama olan yüzde 44’ten yüzde 33 seviyelerine indiğini söyledi.
REZERVLER ŞOKLARA KARŞI KALKAN OLDU
Merkez Bankası rezervlerindeki artışa dikkat çeken Şimşek, ekonomi programı öncesinde 100 milyar dolar civarında olan brüt rezervlerin savaş öncesinde 210 milyar doların üzerine çıktığını, son durumda ise 165-166 milyar dolar bandında bulunduğunu belirtti.
Şimşek, rezerv yeterliliğinin sürdüğünü ifade ederek, normal şartlarda üç aylık ithalatı karşılayacak rezerv seviyesinin yeterli kabul edildiğini, Türkiye’nin mevcut rezervlerinin ise beş aydan fazla ithalatı karşılayabildiğini söyledi.
BANKACILIK SEKTÖRÜ SAĞLAM DURUŞUNU KORUYOR
Kur korumalı mevduatın önemli bir koşullu yükümlülük olduğunu belirten Şimşek, bu uygulamanın neredeyse tamamen sona erdiğini kaydetti. Bankacılık sektöründe sermaye yeterliliği, aktif kalitesi ve öz kaynak kârlılığı açısından güçlü bir görünüm bulunduğunu dile getirdi.
Katılım bankacılığının yanı sıra geleneksel bankacılık sektörünün de dayanıklı yapısını koruduğunu belirten Şimşek, sektörün büyümeyi desteklemeye devam edeceğini ifade etti.
RİSK PRİMİ VE BORSA POZİTİF AYRIŞTI
Şimşek, Türkiye’nin 5 yıllık CDS risk priminin 27 Şubat’ta 234 baz puan seviyesinde olduğunu, son durumda ise 228 baz puana gerilediğini belirtti. Küresel ölçekte ciddi bir şok yaşanmasına rağmen risk priminde belirgin bir bozulma olmadığını söyledi.
Borsa İstanbul’daki gelişmelere de değinen Şimşek, 27 Şubat’a göre endekste yaklaşık yüzde 9 artış yaşandığını, Borsa İstanbul’daki şirketlerin toplam piyasa değerinin 425 milyar dolardan 516 milyar dolara yükseldiğini açıkladı.
“Borsa İstanbul’daki şirketlerin toplam değeri 425 milyar dolardan 516 milyar dolara çıktı.”
ENFLASYON BEKLENTİLERİNDE SINIRLI BOZULMA
Şimşek, küresel emtia fiyatlarında yaşanan şokun enflasyon beklentileri üzerinde etkili olduğunu söyledi. Petrol, doğalgaz, petrokimya ürünleri, helyum, nafta, gübre ve gıda gibi birçok kalemde fiyat baskısının bulunduğunu belirtti.
Bu nedenle TL cinsi hazine kâğıtlarının faizlerinde yaklaşık 400 baz puanlık artış görüldüğünü ifade eden Şimşek, döviz cinsi 10 yıl vadeli tahvil faizlerinde ise yalnızca 20 baz puanlık sınırlı bir bozulma yaşandığını kaydetti.
REFORM VE YATIRIM GÜNDEMİ ÖNE ÇIKIYOR
Şimşek, Türkiye’nin gündeminde reformların bulunduğunu belirterek, “Bu krizi heba edemeyiz, bunu ülkemiz için fırsata çevireceğiz” mesajı verdi.
Sanayide dönüşüm, yeşil ve dijital dönüşüm, üretken altyapı yatırımları, demir yolları, kamu maliyesi reformları, terörsüz Türkiye hedefi ve yeni yatırım çerçevesinin öncelikli başlıklar arasında olduğunu söyledi.
YEŞİL DÖNÜŞÜM ZARURET HALİNE GELDİ
Şimşek, yeşil dönüşümün ideolojik bir tercih değil, Türkiye için ekonomik bir zorunluluk olduğunu vurguladı. Son 23 yılda petrol, doğalgaz ve türevleri için yaklaşık 1,1 trilyon dolar ödeme yapıldığını belirten Şimşek, enerji ithalatını azaltmanın stratejik önem taşıdığını ifade etti.
Yılın ilk çeyreğinde yenilenebilir enerjinin toplam elektrik üretimindeki payının yüzde 54 civarında olduğunu aktaran Şimşek, bu oranın ilerleyen dönemde yüzde 70’lere taşınması gerektiğini söyledi.
DİJİTAL DÖNÜŞÜM İÇİN YOL HARİTASI HAZIR
Türkiye’nin geçmiş sanayi devrimlerini geç yakaladığını söyleyen Şimşek, dijital dönüşümün kaçırılmaması gerektiğini belirtti. Fiber altyapı, 5G yatırımları, veri merkezleri, yapay zekâ uygulamaları ve büyük dil modelleri üzerinden verimlilik artışının destekleneceğini söyledi.
İSTANBUL FİNANS MERKEZİ İÇİN YENİ DÖNEM
Yeni yatırım çerçevesiyle Türkiye’nin küresel ticaret üssü haline getirilmesinin hedeflendiğini belirten Şimşek, transit ticarette yüzde 100’e kadar vergi istisnası sağlanacağını söyledi.
İmalat sanayi ve tarımda kurumlar vergisi oranının yüzde 25’ten yüzde 12,5’e indirileceğini belirten Şimşek, bu adımın üretim, yatırım, istihdam ve ihracatı desteklemek amacıyla atıldığını ifade etti.
“Yeni yatırım çerçevesi sıradan bir teşvik paketi değil, Türkiye’yi yeniden konumlandıran stratejik bir adımdır.”
HİZMET İHRACATINA GÜÇLÜ DESTEK
Şimşek, yazılım, oyun, sağlık turizmi, eğitim, mühendislik, tasarım ve müşavirlik gibi yüksek katma değerli hizmet ihracatı alanlarında yüzde 100 kurumlar vergisi istisnası sağlanacağını açıkladı.
İstanbul Finans Merkezi’nde faaliyet gösterecek çok uluslu şirketlerin yönetim merkezleri için de güçlü vergi avantajları sunulacağını belirtti.
STARTUPLAR VE TERMİNAL İSTANBUL PROJESİ
Şimşek, startup ekosistemini güçlendirmek için dijital şirket kuruluşlarının kolaylaştırılacağını, çalışanlara verilen hisse opsiyonlarına yönelik yeni vergi düzenlemeleri yapılacağını söyledi.
İstanbul Havalimanı’nın eski terminal alanında “Terminal İstanbul” adıyla teknoloji şirketlerinin kümeleneceği yeni bir merkez oluşturulacağını duyurdu.
VARLIK BARIŞINDA YENİ MODEL
Yeni varlık düzenlemesine ilişkin bilgi veren Şimşek, sisteme giren kaynağın uzun süre finansal sistemde tutulması halinde vergi alınmayacağını, kısa sürede çıkarılması durumunda ise yüzde 5 vergi uygulanacağını belirtti.
Bu düzenlemenin finans sistemini, bankacılığı ve sermaye piyasalarını güçlendirmeyi hedeflediğini söyleyen Şimşek, uygulamanın FATF kurallarıyla uyumlu olduğunu ifade etti.
SAVAŞ SONRASI FIRSAT PENCERESİ
Şimşek, savaş sonrası dönemde petrol arzının artabileceğini ve fiyatlarda ciddi düşüş yaşanabileceğini söyledi. Venezuela ve Libya gibi ülkelerde normalleşmeyle birlikte enerji arzının güçlenebileceğini belirtti.
Savunma sanayinin Türkiye için önemli bir fırsat alanı olduğunu vurgulayan Şimşek, geçen yıl savunma sanayinde 10 milyar dolarlık ihracat yapıldığını, yeni siparişlerin ise 18 milyar dolara ulaştığını söyledi.
SAVUNMA SANAYİ VE YENİDEN İNŞA VURGUSU
Türkiye’nin savunma sanayinde küresel ihracat liginde 11’inci sıraya yükseldiğini belirten Şimşek, yerlilik oranının yüzde 80’in üzerine çıktığını söyledi. Sektörde doğrudan istihdamın 100 bini, dolaylı istihdamın ise 400 bini aştığını aktardı.
Bölgede yeniden imar ihtiyacının önümüzdeki 10 yılda 1 trilyon dolara ulaşabileceğini belirten Şimşek, Türk müteahhitlik sektörü, sanayi ürünleri ve hizmet ekosisteminin bu süreçte önemli rol oynayabileceğini ifade etti.
TÜRKİYE YENİ KORİDORLARIN MERKEZİNDE
Yeni enerji ve ticaret koridorlarının gündeme geleceğini söyleyen Şimşek, Türkiye’nin Orta Koridor ve Kalkınma Yolu gibi projelerle bölgesel ticaretin merkezinde yer aldığını belirtti.
Şimşek, Türkiye’nin geçici şoklardan etkilendiğini ancak bu etkilerin yönetilebilir olduğunu ifade ederek, reformlar, yatırım paketi, savunma sanayi, enerji koridorları ve yeniden inşa sürecinin Türkiye için yeni fırsatlar oluşturacağını söyledi.
