Çin’den dijital dolar hamlesine sert karşılık: Küresel tasarruf savaşı başladı
ABD ile Çin arasında yıllardır teknoloji, ticaret ve enerji alanında süren küresel rekabet şimdi finans sisteminin merkezine taşındı. Dijital para savaşları yeni bir aşamaya geçerken, Washington’un dolar destekli stablecoin düzenlemelerinde sona yaklaşması Pekin’i alarma geçirdi. Çin yönetimi, özellikle gelişmekte olan ülkelerde dolarizasyon riskinin büyümesi üzerine dijital yuanı küresel ölçekte yaygınlaştırmak için daha agresif adımlar atmaya hazırlanıyor.
ABD Kongresi’nde görüşülen ve stablecoin piyasasına hukuki çerçeve kazandırmayı amaçlayan düzenlemeler, dolar tabanlı dijital varlıkların küresel ölçekte kullanımını hızlandırabilecek bir dönüm noktası olarak görülüyor. Yeni sistemde özel şirketler, birebir dolar karşılığına sahip dijital tokenlar ihraç edecek. Bu yapı sayesinde kullanıcılar geleneksel bankacılık sisteminin dışında dolar bazlı dijital tasarruf araçlarına erişebilecek.
Çin ise bu süreci yalnızca finansal bir yenilik değil, doğrudan doların küresel hâkimiyetini büyütecek stratejik bir hamle olarak değerlendiriyor.
ABD’de tartışılan “Genius Act” isimli yasa, stablecoin ihraç eden şirketlerin rezerv varlıklardan elde ettiği geliri doğrudan kullanıcıya faiz şeklinde dağıtmasını sınırlandırıyor. Ancak son dönemde yapılan düzenleme değişiklikleriyle ödeme, işlem hacmi veya kullanım bazlı ödül mekanizmalarına kapı aralandı. Bu durum, dolaylı şekilde stablecoin kullanıcılarının getirili dijital dolar sistemine erişebilmesini mümkün hale getirebilir.
Kripto para piyasasının en büyük oyuncularından biri olan Coinbase, geçtiğimiz yıl gelirlerinin yaklaşık beşte birini stablecoin operasyonlarından elde etti. Şirketin, Circle Internet Group ile yürüttüğü ortaklık kapsamında USDC kullanıcılarına yüz milyonlarca dolarlık ödül dağıtıldığı belirtiliyor. Uzmanlara göre yasal düzenlemelerin tamamlanmasıyla birlikte stablecoin kullanımında küresel ölçekte sert bir büyüme yaşanabilir.
Uluslararası Ödemeler Bankası’nın (BIS) yayımladığı son çalışma ise gelişmekte olan ülkeler açısından dikkat çeken risklere işaret ediyor. Rapora göre faiz veya ödül mekanizması sunan dijital dolar varlıkları, yüksek enflasyon ve para birimi değer kaybı yaşayan ekonomilerde “alternatif tasarruf aracı” haline dönüşebilir. Özellikle Pakistan, Sri Lanka, Türkiye, Mısır ve Sudan gibi ekonomilerde dijital dolarların yaygınlaşmasının yerel bankacılık sistemlerini zorlayabileceği değerlendiriliyor.
Uzmanlara göre dolar destekli stablecoinler, gelişmekte olan ülkelerde “bankacılık sistemi dışındaki gölge dolar mevduatı” haline dönüşebilir.
Bu senaryoda vatandaşların tasarrufları yerel bankalardan çıkarak Amerikan Hazine tahvilleriyle desteklenen özel dijital tokenlara kayabilir. Böylece ABD hem küresel tasarruflardan daha fazla pay alacak hem de bütçe açığını dünya genelindeki yatırımcıların birikimleriyle daha kolay finanse edebilecek.
Çin ise buna karşı dijital yuanı yani e-CNY sistemini öne çıkarıyor. Pekin yönetimi yılın başından itibaren dijital yuanı doğrudan ticari bankacılık sistemine entegre etti. Böylece e-CNY, yalnızca merkez bankasının değil ticari bankaların da yükümlülüğü haline geldi. Sistem kapsamında bankalar dijital yuan mevduatlarına geleneksel hesaplarda olduğu gibi faiz ödeyebilecek.
Bu adımın temel amacı Çinli tasarruf sahiplerinin dolar bazlı dijital varlıklara yönelmesini engellemek olarak yorumlanıyor. Ancak Pekin yalnızca iç piyasayı korumanın yeterli olmayacağını düşünüyor. Çin yönetimi, ticaret ortaklarının da dijital dolar etkisine girmesini engellemek için uluslararası finans ağlarını genişletmeye çalışıyor.
Bu kapsamda Çin’in en büyük kozlarından biri, yuan bazlı uluslararası ödeme sistemi olan CIPS oldu. SWIFT’e alternatif olarak geliştirilen sistem, ülkeler arasındaki ticaret işlemlerinin dolar yerine yuan ile gerçekleştirilmesini sağlıyor. Özellikle İran’daki savaş sonrası dönemde CIPS işlem hacminde ciddi artış yaşandığı belirtiliyor.
Pekin ayrıca blockchain tabanlı sınır ötesi ödeme platformu mBridge üzerinden dijital yuan kullanımını büyütüyor. Çin’in enerji üreticileri ve bölgesel ticaret ortaklarıyla geliştirdiği sistemde işlem hacminin pilot sürece göre 2.500 kat arttığı ifade ediliyor.
Çin, dijital yuan üzerinden kurduğu yeni altyapıyla SWIFT sistemini ve dolar merkezli küresel finans düzenini bypass etmeyi hedefliyor.
Ekonomistler, önümüzdeki dönemde dijital para rekabetinin yalnızca teknoloji şirketleri arasında değil doğrudan devletler arasında yaşanacağını vurguluyor. ABD özel sektör destekli dijital dolar sistemini büyütmeye çalışırken, Çin ise devlet garantili dijital yuan modelini gelişmekte olan ülkelere taşımayı hedefliyor.
Küresel finans sisteminde başlayan bu yeni yarışın, önümüzdeki yıllarda yalnızca ödeme alışkanlıklarını değil merkez bankalarının gücünü, sermaye akımlarını ve ülkelerin ekonomik bağımsızlığını da yeniden şekillendirebileceği değerlendiriliyor.
