Petrol fiyatlarındaki yükseliş ABD tahvil piyasasını sarstı
ABD tahvil piyasalarında sert satış baskısı yaşanırken, yükselen petrol fiyatlarının enflasyonu kalıcı hale getirebileceği endişesi yatırımcıları yeniden güvenli liman arayışına itti. İran savaşı nedeniyle Orta Doğu’daki enerji arzının daralması, küresel piyasalarda faiz beklentilerini tamamen değiştirdi.
ABD tahvil getirileri gün içinde 3 ila 5 baz puan yükselirken, özellikle uzun vadeli tahvillerde dikkat çekici hareketler yaşandı. ABD’nin 30 yıllık tahvil faizi yüzde 5,02 seviyesine kadar çıkarak yılın en yüksek seviyelerine yaklaştı. İngiltere başta olmak üzere birçok büyük tahvil piyasasında da satışlar hızlandı.
PETROL FİYATLARINDAKİ YÜKSELİŞ ENFLASYON BASKISINI ARTIRIYOR
Küresel petrol fiyatlarının yüzde 3’ün üzerinde yükselmesi, piyasaların enflasyon beklentilerini yeniden yukarı çekti. İran savaşı nedeniyle Orta Doğu enerji arzındaki kesintiler sürerken, yatırımcılar merkez bankalarının faiz indirimine gitmekte zorlanacağını düşünmeye başladı.
Fort Washington Investment Advisors Kıdemli Portföy Yöneticisi Dan Carter, enerji fiyatlarının uzun süre yüksek kalmasının çekirdek enflasyona doğrudan yansıyabileceğini söyledi.
“Enerji fiyatları yüksek kaldıkça çekirdek enflasyona geçiş riski büyüyor” diyen Carter, mevcut koşulların uzun vadeli tahvil faizlerinde yüzde 5’in üzerinde kalıcı hareketi mümkün hale getirebileceğini ifade etti.
ABD’de açıklanan nisan ayı tüketici enflasyonu verileri de piyasalardaki baskıyı artırdı. Yıllık enflasyon oranı yüzde 3,8 ile 2023’ten bu yana en yüksek seviyeye çıktı. Benzin fiyatlarının nisan ayında galon başına 4 doların üzerinde kalması ve mayısta 4,50 doları aşması da fiyat baskısını güçlendirdi.
Çekirdek enflasyonun aylık bazda yüzde 0,4, yıllık bazda ise yüzde 2,8 artması beklentilerin üzerinde gerçekleşti. Bunun ardından piyasalarda Fed’in 2027 yılında yeniden faiz artırabileceği beklentisi hızla yükseldi. Vadeli piyasalarda faiz artışı ihtimali yüzde 80’in üzerine çıktı.
FED’İN FAİZ İNDİRİMİ BEKLENTİLERİ ZAYIFLADI
İran gerilimi tırmanmadan önce piyasalar Fed’in bu yıl iki kez faiz indireceğini fiyatlıyordu. Ancak petrol fiyatlarının yaklaşık yüzde 30 yükselmesi ve enerji maliyetlerinin hızla artması, beklentilerin tamamen tersine dönmesine yol açtı.
Tahvil piyasalarındaki baskı yalnızca ABD ile sınırlı kalmadı. İngiltere’de Başbakan Keir Starmer’ın görevden ayrılabileceğine yönelik iddialar, ülkenin mali yönetimine dair endişeleri artırdı. İngiliz devlet tahvillerinde faizler 8 ila 10 baz puan yükselirken, 30 yıllık tahvil getirileri 1998’den bu yana en yüksek seviyeye ulaştı.
ABD Hazine Bakanlığı’nın gerçekleştireceği 42 milyar dolarlık 10 yıllık tahvil ihalesi öncesinde de piyasalarda tedirginlik dikkat çekti. İhale faiz beklentisi yüzde 4,46 seviyesine yükselerek son dönemin en yüksek oranlarından biri oldu.
30 YILLIK ABD TAHVİLİNDE KRİTİK YÜZDE 5 EŞİĞİ
Piyasalar şimdi özellikle 30 yıllık ABD tahvil ihalesine odaklandı. Yatırımcılar, faiz oranının 2007’den bu yana ilk kez yüzde 5 seviyesine ulaşabileceğini değerlendiriyor.
Uzun yıllardır yüzde 5 seviyesi yatırımcılar için güçlü bir alım noktası olarak görülse de, enerji fiyatlarındaki sert yükseliş ve küresel borç yükündeki artış bu dengeyi değiştirmeye başladı.
Natixis North America ABD faiz stratejisi başkanı John Briggs, savaşın uzamasının piyasalar açısından en büyük risk olduğunu belirtti.
“Savaş uzadıkça petrol kaynaklı enflasyonun ekonominin tamamına yayılma riski büyüyor” diyen Briggs, bunun faiz indirimlerini daha da zorlaştıracağını söyledi.
JPMorgan’ın yatırımcı anketi de tahvil piyasasında karamsarlığın arttığını ortaya koydu. Büyük yatırımcıların tahvillere karşı açtığı kısa pozisyonların şubat ayından bu yana en yüksek seviyeye ulaştığı bildirildi.
Chicago Fed Başkanı Austan Goolsbee ise son enflasyon verilerinin ABD ekonomisinde geniş tabanlı fiyat baskılarına işaret ettiğini söyledi. Piyasa bazlı enflasyon beklentileri de yılın zirvelerine yaklaşırken, 10 yıllık enflasyona endeksli tahvillerde beklenti oranı yüzde 2,5 seviyesine yükseldi.
Tüm bu gelişmeler, Donald Trump’ın Fed Başkanlığı için aday gösterdiği Kevin Warsh üzerindeki baskıyı da artırıyor. Trump’ın uzun süredir faiz indirimi çağrısı yapması, yatırımcıların Fed’in bağımsızlığı konusunda yeni soru işaretleri oluşturmasına neden oldu
