Emre Alkin açıkladı: Avrupa’da faiz indirimi beklentisi tersine döndü

EKOTÜRK ekranlarında yayınlanan “Günün Yorumu” programında değerlendirmelerde bulunan ekonomist Prof. Dr. Emre Alkin, küresel ekonomide yıl başında oluşan iyimser havanın kısa sürede dağıldığını söyledi. Özellikle Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) faiz politikasında yeniden sıkılaşma sinyali verdiğini belirten Alkin, jeopolitik risklerin ve enerji fiyatlarının merkez bankalarının kararlarını doğrudan etkilediğini ifade etti.

Yılın ilk aylarında dünya genelinde enflasyonla mücadelenin sona yaklaşacağı ve merkez bankalarının faiz indirimlerine başlayacağı yönünde güçlü beklentiler oluştuğunu hatırlatan Alkin, gelinen noktada bu tahminlerin büyük ölçüde değiştiğini dile getirdi. Avrupa ekonomisinin büyümeyi desteklemek için daha ucuz krediye ihtiyaç duyduğunu söyleyen Alkin, buna rağmen faiz artışı ihtimalinin güç kazanmasının dikkat çekici olduğunu vurguladı.

HAZİRAN AYINDA FAİZ ARTIŞI BEKLENTİSİ GÜÇLENDİ

Prof. Dr. Emre Alkin’e göre, Avrupa Merkez Bankası’nın haziran ayında politika faizini artırması artık piyasalarda güçlü bir beklenti haline geldi. ECB üyelerinden gelen açıklamaların bu yönde şekillendiğini belirten Alkin, özellikle Hürmüz Boğazı’nda yaşanan gelişmelerin karar alma sürecinde kritik rol oynadığını söyledi.

“Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalması halinde Avrupa Merkez Bankası’nın faiz artırımı kaçınılmaz hale gelebilir” değerlendirmesi dikkat çekti.

Euro Bölgesi’nde yıl sonu enflasyon beklentilerinin yukarı yönlü revize edildiğini ifade eden Alkin, daha önce yüzde 2,8 seviyesinde öngörülen enflasyon tahmininin yüzde 2,9’a yükseldiğini kaydetti. Türkiye ile Avrupa arasındaki enflasyon farkına da değinen Alkin, her ülkenin kendi ekonomik gerçekliği içerisinde hareket ettiğini söyledi.

ENERJİ KRİZİ MERKEZ BANKALARINI ZORLUYOR

Küresel enerji piyasalarında yaşanan belirsizliklerin merkez bankalarını yeni bir yol ayrımına sürüklediğini belirten Alkin, İran kaynaklı gerilimlerin ve savaş riskinin artık geçici değil kalıcı bir tehdit olarak görülmeye başlandığını ifade etti.

Merkez bankalarının özellikle enerji fiyatlarında oluşabilecek uzun süreli şoklardan çekindiğini söyleyen Alkin, petrol fiyatlarının kalıcı biçimde yüksek seyretmesi durumunda enflasyonun yeniden kontrolden çıkabileceğini belirtti.

“Merkez bankaları artık İran savaşı ve enerji krizinin kalıcı etkiler oluşturabileceğini hesaplıyor” ifadeleri öne çıktı.

Faiz artırımlarının maliyet enflasyonunu çözmekte yetersiz kaldığını vurgulayan Alkin, enerji kaynaklı fiyat baskılarının yalnızca faiz politikasıyla kontrol altına alınamayacağını dile getirdi. Talep enflasyonu ile maliyet enflasyonunun farklı dinamiklere sahip olduğunu söyleyen Alkin, enerji arzındaki sorunların faiz artışıyla giderilemeyeceğini ifade etti.

“Petrolü artırmadan, enerji arzını yükseltmeden sadece faiz silahıyla maliyet enflasyonu kontrol edilemez” sözleri dikkat çekti.

MERKEZ BANKALARI “ASPİRİN POLİTİKASI” MI UYGULUYOR?

Prof. Dr. Emre Alkin, merkez bankalarının mevcut yaklaşımını eleştirirken dikkat çeken bir benzetme yaptı. Ellerinde tek aracın faiz olduğunu belirten Alkin, birçok merkez bankasının ekonomik sorunlara aynı reçeteyi uyguladığını söyledi.

Ekonomide yaşanan her sıkıntıya faiz artışıyla müdahale edilmesini “aspirin tedavisine” benzeten Alkin, enerji krizinin çözümünün yalnızca para politikasıyla mümkün olmadığını vurguladı. Küresel ekonomide arz yönlü sıkıntıların derinleştiğini ifade eden Alkin, merkez bankalarının daha dengeli ve çok yönlü politikalar geliştirmesi gerektiğini belirtti.

NORVEÇ VE KANADA ÖRNEĞİ DİKKAT ÇEKTİ

Enerji ihracatçısı ülkelerde bile faiz beklentilerinin yukarı yönlü değiştiğini söyleyen Alkin, Norveç ve Kanada örneklerine dikkat çekti. Enerji üreticisi olmalarına rağmen bu ülkelerin merkez bankalarının da daha temkinli açıklamalar yaptığını belirten Alkin, bunun küresel ölçekte kalıcı bir enerji şokunun işareti olabileceğini dile getirdi.

ABD Merkez Bankası’nın da faiz indirimleri konusunda geri adım attığını belirten Alkin, 2026 yılı için daha önce konuşulan iki faiz indirimi beklentisinin büyük ölçüde rafa kalktığını söyledi. Piyasalarda artık yıl sonuna kadar faizlerin sabit tutulacağı yönünde beklenti oluştuğunu ifade eden Alkin, aralık ayında sınırlı bir faiz indiriminin ancak gündeme gelebileceğini kaydetti.

KÜRESEL EKONOMİDE BELİRSİZLİK ENDİŞESİ

Jeopolitik risklerin ekonomi politikaları üzerindeki etkisinin giderek arttığını belirten Prof. Dr. Emre Alkin, merkez bankalarının önümüzdeki süreçte çok daha temkinli hareket edeceğini söyledi. Özellikle enerji fiyatlarının seyrinin para politikaları açısından belirleyici olacağını ifade eden Alkin, küresel ekonomide belirsizlik döneminin henüz sona ermediğini vurguladı.