AB’nin yeni yolcu hakları planı bilet fiyatlarını uçuracak

Avrupa Birliği’nde milyonlarca yolcuyu ilgilendiren AB yolcu hakları reformu, Brüksel’de yürütülen son müzakere turuyla kritik bir aşamaya ulaştı. Kimleri etkileyeceği, ne zaman yürürlüğe gireceği, hangi kuralların değişeceği, neden tartışma yarattığı ve havayolu şirketlerinin itirazlarının ne olduğu önümüzdeki haftalarda netleşecek. Sektör temsilcileri, mevcut taslağın yolcuları koruma amacı taşımasına rağmen, uygulamada hem maliyetleri artırabileceği hem de uçuş operasyonlarını daha karmaşık hale getirebileceği görüşünü savunuyor.

Havayolu şirketleri, Avrupa’daki uçuş gecikmelerinin son 10 yılda yüzde 114 arttığını ve bunun büyük bölümünün doğrudan taşıyıcıların kontrolü dışında gerçekleştiğini belirtiyor.

Sektör verilerine göre mevcut yolcu tazminat sisteminin yıllık maliyeti yaklaşık 8 milyar euroya ulaşırken, yeni tekliflerin kabul edilmesi halinde bu rakamın 15 milyar euro seviyesine yaklaşabileceği öngörülüyor.

Uzmanlar, artan tazminat yükünün uzun vadede bilet fiyatlarına yansıyarak tüm yolcular için daha yüksek seyahat maliyetleri oluşturabileceği uyarısında bulunuyor.

AB yolcu hakları reformunda kritik süreç

Yaklaşık 20 yıldır uygulanan ve uçuş iptalleri ile gecikmelerde yolculara çeşitli haklar tanıyan AB261 düzenlemesi, Avrupa’nın en kapsamlı yolcu koruma sistemlerinden biri olarak kabul ediliyor. Ancak yıllar içinde ortaya çıkan hukuki belirsizlikler ve farklı mahkeme kararları, sistemin yeniden ele alınmasını gündeme taşıdı.

Brüksel’de devam eden görüşmelerde Avrupa Parlamentosu ile üye ülkeler arasında uzlaşma arayışları sürerken, alınacak kararların Avrupa genelinde milyonlarca yolcunun seyahat deneyimini doğrudan etkilemesi bekleniyor.

Üç saatlik gecikme kuralı tartışma yaratıyor

Reform görüşmelerinin merkezinde, yolculara tazminat ödenmesini öngören üç saatlik gecikme eşiği bulunuyor. Mevcut uygulamada üç saati aşan gecikmeler belirli şartlar altında tazminat hakkı doğuruyor.

Havayolu şirketleri ise bu sürenin operasyonel gerçeklerle örtüşmediğini savunuyor. Teknik arızalar, uçak değişimi, ekip planlaması ve güvenlik süreçleri gibi unsurların çoğu zaman birkaç saat içinde çözülemeyeceği belirtiliyor.

Sektör temsilcilerine göre bir uçağın hizmet dışı kalması durumunda yeni uçak ve mürettebat organizasyonunun tamamlanması ortalama 5 saate kadar uzayabiliyor. Bu nedenle mevcut sistemin bazı durumlarda gecikmeleri azaltmak yerine operasyonları daha da zorlaştırdığı ifade ediliyor.

Havayolları artan maliyetlere dikkat çekiyor

Avrupa hava taşımacılığı sektörünün öne çıkan kuruluşları, mevcut düzenlemelerin önemli maliyetler oluşturduğunu vurguluyor. Eurocontrol verilerine göre uçuşlarda yaşanan her bir dakikalık gecikmenin havayollarına yaklaşık 127 euro maliyet getirdiği hesaplanıyor.

Buna karşılık sektörün yolcu başına elde ettiği ortalama kârın yalnızca 8 euro civarında olduğu belirtiliyor. Bu tablo, artan gecikme maliyetlerinin şirketlerin operasyonel yükünü daha da ağırlaştırdığı görüşünü güçlendiriyor.

Havayolları ayrıca hava trafik kontrol personeli eksikliği, sınır kapılarındaki yoğunluklar, havaalanı kaynaklı aksaklıklar ve drone faaliyetleri gibi birçok sorunun kendi kontrolleri dışında geliştiğine dikkat çekiyor.

Yeni düzenleme bilet fiyatlarını yükseltebilir

Sektörün en çok dile getirdiği endişelerden biri de yolcu tazminat maliyetlerinin doğrudan bilet fiyatlarına yansıyabileceği yönünde. Mevcut sistemde yıllık yaklaşık 8 milyar euroyu bulan tazminat yükünün, yeni reformla birlikte 15 milyar euro seviyesine çıkabileceği tahmin ediliyor.

Bu durumun özellikle düşük maliyetli havayolu şirketleri üzerinde baskı oluşturabileceği ve Avrupa genelinde bilet ücretlerinde yukarı yönlü bir etki yaratabileceği değerlendiriliyor.

Sektör temsilcileri, maliyetlerin yalnızca havayolları tarafından üstlenilmesi yerine hava taşımacılığı zincirindeki diğer paydaşların da sorumluluk paylaşımına dahil edilmesi gerektiğini savunuyor.

Kabin bagajı düzenlemesi de gündemde

Reform paketinde yer alan ücretsiz ek kabin bagajı uygulaması da tartışma yaratan başlıklardan biri olarak öne çıkıyor. Havayolu şirketleri, bu düzenlemenin ilk bakışta yolcu lehine görünse de uzun vadede tüm yolcuların daha yüksek ücret ödemesine neden olabileceğini belirtiyor.

Sektöre göre ek bagaj hakkının zorunlu hale gelmesi, hizmeti kullanmayan yolcuların da bu maliyeti üstlenmesine yol açarken uçakların ağırlığını artırarak karbon emisyonlarını da yükseltebilir.

Piyasa etkisi ve sektör beklentileri

AB’de yolcu haklarına yönelik reform süreci yalnızca tüketicileri değil, havacılık sektörünün mali yapısını da yakından ilgilendiriyor. Yeni kuralların şekline bağlı olarak havayolu şirketlerinin operasyonel maliyetlerinde önemli değişiklikler yaşanabilir.

Sektör temsilcileri, yolcu haklarının korunması ile operasyonel sürdürülebilirlik arasında dengeli bir model oluşturulması gerektiğini savunurken, nihai düzenlemenin Avrupa hava taşımacılığı pazarının rekabet gücünü doğrudan etkilemesi bekleniyor.