Emtia piyasalarında Fed ve Orta Doğu etkisi: Petrol geriledi, tarım ürünleri yükseldi

Emtia piyasalarında jeopolitik gelişmeler ve ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz politikasına yönelik beklentiler, geride kalan haftada fiyatlamaların ana belirleyicisi oldu. Özellikle Orta Doğu’daki gelişmeler enerji piyasalarında dalgalanmayı artırırken, ABD’den gelen enflasyon verileri değerli metallerden tarım ürünlerine kadar geniş bir emtia grubunda yön arayışına neden oldu.

ABD ile İran arasında yürütülen diplomatik temaslara ilişkin haber akışı, enerji piyasalarında risk algısını değiştirdi. Taraflar arasında anlaşma zemininin güçlendiğine yönelik değerlendirmeler petrol fiyatları üzerinde aşağı yönlü baskı oluştururken, sürecin henüz resmiyet kazanmaması piyasalardaki temkinli görünümün korunmasına yol açtı.

ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik yeni saldırıların durdurulduğunu açıklaması ve müzakerelerde ilerleme sağlandığına işaret eden ifadeleri, küresel enerji arzına yönelik kaygıların hafiflemesine katkı sundu. Ancak İran tarafından yapılan ihtiyatlı açıklamalar, yatırımcıların temkinli duruşunu sürdürmesine neden oldu.

ABD’de mayıs ayı enflasyon verileri, emtia piyasalarında Fed kaynaklı beklentilerin yeniden şekillenmesine yol açtı.

ABD’de Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), mayıs ayında aylık bazda yüzde 0,5, yıllık bazda ise yüzde 4,2 yükseldi. Çekirdek enflasyonun yıllık yüzde 2,9 seviyesinde gerçekleşmesi, fiyat baskılarının tamamen ortadan kalkmadığına işaret etti. Özellikle enerji maliyetlerindeki artış, enflasyon görünümünde etkili olmaya devam etti.

Üretici fiyatlarında da benzer bir tablo öne çıktı. ABD’de Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE), mayısta aylık yüzde 1,1, yıllık bazda ise yüzde 6,5 arttı. Enerji kalemlerindeki yükseliş, üretici maliyetlerini yukarı taşıyan başlıca unsur oldu.

Bu veriler, Fed’in kısa vadede faiz indirimlerine gitmeyeceği yönündeki beklentileri güçlendirirken, faiz getirisi bulunmayan emtia grupları üzerindeki baskının artmasına neden oldu.

Analistler, gelecek hafta gerçekleştirilecek Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısından çıkacak mesajların, emtia piyasalarının yönü açısından belirleyici olacağını ifade ediyor. Fed’in faiz patikasına ilişkin vereceği sinyallerin dolar endeksi ve tahvil getirileri üzerinden fiyatlamaları etkilemesi bekleniyor.

Haftalık bazda ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yaklaşık 5 baz puan düşüşle yüzde 4,49 seviyesine gerilerken, dolar endeksi yüzde 0,3 azalarak 99,7 puanda haftayı tamamladı.

Değerli metallerde Fed beklentileri ve tahvil faizlerindeki hareketler öne çıktı.

Güvenli liman talebi zaman zaman altını desteklese de Fed’in sıkı para politikasını sürdürebileceğine yönelik beklentiler, değerli metallerde karışık bir görünüm oluşturdu.

Altın fiyatları, Orta Doğu’daki jeopolitik risklere rağmen ABD enflasyon verilerinin ardından güçlenen şahin Fed beklentilerinin etkisiyle değer kaybetti. Altın destekli borsa yatırım fonlarından çıkışların sürmesi ve fiziki talebin sınırlı kalması da fiyatlar üzerinde baskı yarattı.

Hafta genelinde ons bazında paladyum yüzde 4,4 yükselirken, gümüş yüzde 0,1 artış kaydetti. Buna karşılık platin yüzde 3,3, altın ise yüzde 2,6 değer kaybetti.

Baz metallerde Çin’den gelen veriler ile arz tarafına ilişkin gelişmeler fiyatlamalarda etkili oldu.

Çin’in işlenmemiş bakır ve bakır ürünleri ithalatının mayısta aylık bazda yüzde 1,3 gerilemesine rağmen, küresel arz endişeleri ve ticaret politikalarına ilişkin belirsizlikler bazı metalleri destekledi.

Tezgah üstü piyasalarda libre bazında bakır fiyatları haftalık yüzde 3,5 yükselirken, çinko yüzde 1,3 değer kazandı. Aynı dönemde nikel yüzde 4, kurşun yüzde 1,9 ve alüminyum yüzde 1,2 geriledi.

Brent petrol fiyatlarında diplomatik gelişmeler etkili oldu

Enerji piyasalarında gözler, Orta Doğu’daki gelişmelere çevrildi. Hürmüz Boğazı üzerinden petrol sevkiyatına ilişkin riskler hafta boyunca yakından takip edilirken, ABD ile İran arasında anlaşma ihtimalinin güçlenmesi petrol fiyatlarını aşağı çekti.

Trump’ın İran’a yönelik saldırıların durdurulduğunu açıklaması ve müzakerelerde ilerleme sağlandığını belirtmesi, Brent petrol üzerindeki jeopolitik risk primini azalttı. Buna rağmen İran cephesinden gelen ihtiyatlı mesajlar, arz endişelerinin tamamen ortadan kalkmasını engelledi.

ABD’de rafineri kullanım oranının yüzde 95,3 seviyesine yükselmesi, ülkedeki enerji talebinin güçlü seyrettiğine işaret etti. Ayrıca OPEC+ grubunun temmuz ayında günlük 188 bin varillik üretim artışına gitme kararı da piyasalar tarafından yakından izlendi.

Bu gelişmeler ışığında Brent petrolün varil fiyatı haftalık bazda yüzde 6,5 gerilerken, doğal gazın MMBtu cinsinden fiyatı yüzde 3,4 düştü.

Tarım emtialarında üretim tahminleri ön plana çıktı

Tarım piyasalarında ABD Tarım Bakanlığının (USDA) güncel tahminleri ve küresel arz görünümü fiyatlamalarda belirleyici oldu.

Kuraklık nedeniyle ABD’nin kışlık buğday üretim tahmininin aşağı yönlü revize edilmesi, özellikle sert kırmızı kışlık buğday üretimine ilişkin endişeleri artırdı. Ovalar bölgesindeki olumsuz hava koşulları arz tarafındaki riskleri güçlendirdi.

Mısır ve soya fasulyesi tarafında ise ABD üretim tahminlerinde önemli bir değişikliğe gidilmezken, Güney Amerika’daki güçlü üretim beklentileri fiyat artışlarını sınırladı. Çin’in ABD tarım ürünleri alımları da piyasalarda yakından takip edilen başlıklar arasında yer aldı.

Chicago Ticaret Borsası’nda kile bazında mısır fiyatları haftalık yüzde 5,6 yükselirken, soya fasulyesi yüzde 1 ve buğday yüzde 0,9 değer kazandı. Pirinç fiyatları ise yüzde 2,9 geriledi.

Kakao piyasasında Batı Afrika’daki arz görünümü ve pazarlama politikalarına ilişkin gelişmeler etkili oldu. Fildişi Sahili’nin yeni sezon satışlarında temkinli davranması ve El Nino kaynaklı üretim riskleri kakao fiyatlarını destekledi.

ABD’de Intercontinental Exchange verilerine göre libre bazında kakao fiyatları yüzde 3,3, kahve yüzde 3 ve şeker yüzde 0,7 yükselirken, pamuk fiyatları haftalık yüzde 1,3 düşüş gösterdi.