AB’den İsrail hamlesi: Yerleşim ürünlerine yasak hazırlığı
Avrupa Birliği (AB), İsrail’in işgal altındaki Filistin topraklarında kurduğu yerleşimlerde üretilen ürünlere yönelik ticaret kurallarını sıkılaştırmaya hazırlanıyor. AB Komisyonu, 3 farklı ticaret seçeneğini üye ülkelere sunarken, konu 13 Temmuz’da yapılacak AB Dışişleri Bakanları Toplantısı’nda ele alınacak.
AB Komisyonu Sözcüsü Olof Gill, hazırlanan seçenek belgesinin gelecek hafta AB Dışişleri Bakanları tarafından değerlendirileceğini açıkladı.
AB’nin ticaret seçenekleri gündemde
AB Komisyonu tarafından hazırlanan belge, yasa dışı kabul edilen İsrail yerleşimlerinde üretilen ürünlere yönelik mevcut uygulamaların güçlendirilmesini hedefliyor. Belgede ithalatın tamamen yasaklanması, yüksek gümrük vergisi uygulanması veya özel lisans sistemi getirilmesi olmak üzere 3 farklı seçenek yer alıyor.
Haziran ayında Lüksemburg’da gerçekleştirilen toplantıda en az 20 AB üyesi ülke, Batı Şeria’daki yerleşim faaliyetlerinin artması nedeniyle Komisyon’dan daha sert ticaret tedbirleri hazırlanmasını talep etmişti.
İthalat yasağı da seçenekler arasında
Belgede ilk seçenek olarak yerleşimlerden gelen ürünlere özel ithalat ve ihracat lisansı uygulanması öneriliyor. İkinci seçenek ise yalnızca bu ürünlere yüksek gümrük vergisi getirilmesini öngörüyor.
En kapsamlı senaryoda ise yasa dışı yerleşimlerde üretilen ürünlerin AB’ye ithalatının tamamen veya kısmen yasaklanması planlanıyor.
AB ülkelerinin büyükelçileri belgeyi cuma günü Brüksel’de yapılacak kapalı toplantıda değerlendirecek. Ardından konu, 13 Temmuz tarihinde dışişleri bakanlarının siyasi gündemine taşınacak.
Karar süreci nasıl işleyecek?
AB ile İsrail arasında yürürlükte bulunan Ortaklık Anlaşması kapsamında İsrail ürünleri belirli şartlarla tercihli gümrük avantajından yararlanabiliyor. Ancak Batı Şeria, Doğu Kudüs ve Golan Tepeleri’ndeki yerleşimlerde üretilen ürünler bu kapsamın dışında bulunuyor.
Komisyon, bazı ürünlerin menşe bilgilerinin değiştirilmesi veya İsrail içinde üretilen ürünlerle karıştırılması nedeniyle mevcut sistemin zaman zaman aşılabildiğine dikkat çekiyor.
Hazırlanan tedbirlerin Ortak Ticaret Politikası kapsamında değerlendirilmesi halinde karar nitelikli çoğunlukla, Ortak Dış ve Güvenlik Politikası kapsamında ele alınması durumunda ise 27 üye ülkenin oy birliğiyle kabul edilmesi gerekecek.
