Kritik mineral arzında alarm: IEA’dan küresel ekonomi için tedarik güvenliği uyarısı

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), kritik minerallerde arzın giderek az sayıda ülkede yoğunlaşması, ihracat kısıtlamalarının yaygınlaşması ve yatırımlardaki gerilemenin küresel tedarik zinciri açısından ciddi riskler oluşturduğunu bildirdi. Kurumun yayımladığı 2026 Küresel Kritik Mineraller Görünümü Raporu, enerji dönüşümünün temelini oluşturan minerallerde artan jeopolitik risklerin ekonomik güvenliği doğrudan etkileyebileceğine dikkat çekti.

Rapora göre bakır, lityum, nikel, kobalt, grafit ve nadir toprak elementleri gibi stratejik mineraller, yalnızca enerji dönüşümü için değil, aynı zamanda sanayi üretimi, savunma teknolojileri ve yüksek katma değerli sektörler açısından da kritik önem taşıyor. Artan jeopolitik gerilimler ve ihracat kısıtlamaları nedeniyle bu hammaddeler, ülkelerin ekonomi ve ulusal güvenlik politikalarının merkezine yerleşmiş durumda.

IEA, kritik minerallerde arzın birkaç ülkede yoğunlaşmasının küresel ekonomi için teorik bir risk olmaktan çıkıp acil bir ekonomik güvenlik sorununa dönüştüğünü açıkladı.

Kritik mineral yatırımları geriliyor

IEA verilerine göre kritik minerallerde yaşanan arz sıkışıklığı ve ihracat kısıtlamaları nedeniyle fiyatlar 2025 yılında ve 2026’nın ilk aylarında güçlü yükseliş gösterdi. Artan belirsizlikler ise yatırım iştahını olumsuz etkiledi.

Raporda, kritik mineral projelerine yönelik yatırımların 2025 yılında yüzde 9 azaldığı belirtilirken, yatırım düşüşünün gelecekteki üretim kapasitesi üzerinde baskı oluşturabileceği vurgulandı. Uzmanlara göre arz güvenliğinin sağlanabilmesi için yeni madencilik ve rafineri yatırımlarının hız kazanması gerekiyor.

Kritik mineral üretiminde Çin ve Endonezya ağırlığı arttı

Rapora göre küresel tedarik zincirindeki yoğunlaşma son yıllarda daha belirgin hale geldi. Özellikle Endonezya nikel rafinasyonunda, Çin ise enerji dönüşümünde kullanılan birçok kritik mineralin rafinasyonunda küresel arzın yüzde 75’inden fazlasını karşılıyor.

Tedarik zincirini çeşitlendirmeye yönelik yeni yatırımlar başlasa da Çin, kritik minerallerin işlenmesi ve rafine edilmesinde küresel lider konumunu koruyor. Bu durum, alternatif tedarik kaynaklarının oluşturulmasını daha da önemli hale getiriyor.

Çin’in ihracat kontrolleri küresel üretimi etkileyebilir

IEA, son dönemde dünya genelinde yaygınlaşan ihracat kontrollerinin tedarik zincirindeki kırılganlığı artırdığına dikkat çekti. Raporda, Çin’in nadir toprak elementlerine yönelik ihracat kısıtlamalarının ilk etkilerinin otomotiv sektöründe hissedildiği belirtildi.

Geçen yıl uygulamaya alınan ihracat kontrolleri nedeniyle bazı otomobil üreticileri üretimlerini azaltmak veya geçici olarak durdurmak zorunda kaldı. Ekim 2025’te kapsamı genişletilen düzenlemelerin tam olarak yürürlüğe girmesi halinde, Çin dışındaki yaklaşık 6,5 trilyon dolarlık yıllık üretimin risk altına girebileceği ifade edildi.

Çin’in nadir toprak elementlerine yönelik ihracat kısıtlamalarının tam olarak uygulanması halinde Çin dışındaki yaklaşık 6,5 trilyon dolarlık yıllık üretim risk altına girebilir.

Fatih Birol’dan mineral güvenliği mesajı

IEA Başkanı Fatih Birol, kritik minerallerde oluşan yoğunlaşmanın küresel ekonomide önemli kırılganlıklar yarattığını belirterek, tedarik zincirinin çeşitlendirilmesinin maliyetli olmasına rağmen stratejik açıdan gerekli olduğunu söyledi.

Birol, alternatif tedarik kaynaklarına yapılacak yatırımların yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda jeopolitik risklere karşı bir güvence niteliği taşıdığını belirterek, bu maliyetlerin “mineral güvenliği primi” olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.