Miktar düştü, fiyat arttı: Hububat ihracatı dengede

Türkiye’nin tarımsal ihracatında önemli bir paya sahip olan hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü, 2025 yılının ilk yedi ayında dikkat çeken bir performans sergiledi. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre sektör, bu dönemde toplam 7,1 milyar dolarlık ihracata imza attı.

DEĞER ARTIŞI HACİM KAYBINI TELAFİ ETTİ

Söz konusu dönemde miktar bazında ihracatta %3’lük bir azalma yaşanmasına rağmen, birim ihracat fiyatlarındaki %8,2 oranındaki artış toplam değeri yukarı taşıdı. Bu durum, sektörün düşük hacimli ancak katma değeri yüksek ürünlerle gelirini artırabildiğini gösterdi.

En fazla ihracat gerçekleştiren ürün grubu 726,8 milyon dolarla çikolata ve kakao bazlı mamuller olurken, bu alanda %61,3’lük çarpıcı bir artış yaşandı. Ayçiçek yağı ise %20,2 artış ve 634,6 milyon dolarlık hacimle ikinci sıraya yerleşti. Makarna, bisküvi, gofret ve buğday unu gibi ürünlerde de güçlü performans gözlemlendi.

PAZARLARDA DENGELEME STRATEJİSİ DEVREDE

Irak, sektörün en büyük pazarı olmaya devam etse de 1 milyar dolar eşiğini aşan ihracata rağmen bu ülkedeki satışlar %13,1 oranında geriledi. Ancak ABD pazarı %33,3’lük büyüme ile dikkat çekti ve 492,9 milyon dolara ulaşan ihracatla yükselen pazarlar arasında öne çıktı. Suriye, Cezayir ve Suudi Arabistan gibi ülkeler de ihracatta ön sıralarda yer aldı. Almanya ve Birleşik Krallık gibi geleneksel Avrupa pazarları da ilk 10 içinde kaldı.

TİM Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Ahmet Tiryakioğlu, sektörün yılın ilk yedi ayında dirençli bir performans sergilediğini vurguladı. Katma değerli ürünlerin ön plana çıktığını ifade eden Tiryakioğlu, “ABD ve Suriye’deki ihracat artışı, Irak gibi pazarlardaki kayıpları dengeledi” dedi.

REKABETÇİLİK VE UYUMLU ÜRÜN STRATEJİSİ VURGUSU

Un ve makarna gibi hacimli ürün gruplarında yaşanan gerilemeye dikkat çeken Tiryakioğlu, bu ürünlerde pazar ve üretim yapısının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini söyledi. Küresel tüketim trendlerinin ve bölgesel taleplerin değişimi, bu ürünlerde rekabetçiliğin sürdürülmesini zorlaştırıyor.

WORLDFOOD FUARI, SEKTÖRÜN KÜRESEL VİZYONUNU GENİŞLETECEK

Tiryakioğlu, Eylül ayında İstanbul’da düzenlenecek WorldFood Fuarı’nın sektör için stratejik bir dönüm noktası olacağını belirtti. Yurt dışı alım heyetleriyle yapılacak birebir görüşmelerin ve ticari temasların kalıcı iş birliklerine dönüşmesi hedefleniyor. Artan jeopolitik riskler, navlun maliyetleri ve finansman zorlukları dikkate alındığında, bu tür etkinlikler sektörün ihracat kabiliyetini artırmada kritik rol oynayacak.

Tiryakioğlu, lojistik altyapının bölgesel olarak optimize edilmesi ve ürün-pazar eşleşmesinin stratejik olarak ele alınmasının, Türkiye’nin global gıda piyasasındaki görünürlüğünü daha da artıracağına inandıklarını ifade etti.