Bank of America’dan dikkat çeken anket: Teknoloji yatırımları 2020 seviyesine ulaştı

Bank of America’nın ekim ayı fon yöneticileri anketi, teknoloji hisselerine yönelik yatırımların Ağustos 2020’den bu yana en yüksek seviyeye ulaştığını gösterdi. Katılımcıların yüzde 45’i ise 2027 yılında yapay zekâ balonu oluşacağını düşünüyor.

Küresel hisse senedi piyasalarında yapay zekâ yatırımlarının desteklediği yükseliş, büyük fonların portföy dağılımını değiştirmeye devam ediyor. Teknoloji şirketlerine yönelik güçlü ilgi sürerken sektörün yüksek değerlemeleri ve yapay zekâ harcamalarının sağlayacağı getiriler konusundaki belirsizlikler yatırımcıların gündeminde daha fazla yer buluyor.

Teknoloji hisselerinde yatırım ağırlığı altı yılın zirvesinde

Bank of America’nın ekim ayı araştırmasına göre teknoloji sektöründe gösterge endeksin üzerinde ağırlık taşıyan fon yöneticilerinin oranı yüzde 37’ye yükseldi.

Eylül ayında yüzde 30 olan bu oran, bir ayda 7 puan artarak Ağustos 2020’den bu yana en yüksek seviyeye ulaştı.

Söz konusu dönem, Kovid-19 salgınının ardından küresel borsalarda teknoloji şirketlerinin öncülüğünde güçlü toparlanmanın yaşandığı 2020 yılına karşılık geliyor.

Teknoloji sektöründe portföy ağırlığını artıran fon yöneticilerinin oranı yüzde 37 ile son altı yılın en yüksek seviyesine çıktı.

Bu veri, küresel yatırımcıların yapay zekâ odaklı büyüme beklentilerini teknoloji hisselerindeki pozisyonlarına yansıtmaya devam ettiğini ortaya koyuyor.

Yatırımcıların yüzde 45’i 2027’de yapay zekâ balonu bekliyor

Ankette yapay zekâ yatırımlarının geleceğine ilişkin görüş ayrılığı dikkat çekti.

Katılımcıların yüzde 45’i 2027 yılında yapay zekâ sektöründe bir fiyat balonu oluşacağı beklentisini paylaştı. Bu görüşe katılmayanların oranı ise yüzde 42 olarak ölçüldü.

Yatırımcıların önemli bir bölümü teknoloji hisselerinde yükseliş beklentisini korurken yapay zekâ projelerine ayrılan büyük sermayenin gelecekte sağlayacağı kazançları da sorguluyor.

Özellikle veri merkezleri, yarı iletkenler ve yapay zekâ altyapısına yönelik harcamaların şirket kârlılıklarına ne ölçüde yansıyacağı, sektörün değerlemeleri açısından izlenen başlıklar arasında bulunuyor.

S&P 500 endeksinde dört yılda yüzde 120’ye yakın yükseliş

Yapay zekâ teknolojilerine yönelik yatırım dalgası, ABD hisse senedi piyasalarındaki uzun süreli yükselişin temel unsurlarından biri oldu.

S&P 500 endeksi, yaklaşık dört yıldır devam eden yükseliş döneminde yüzde 120’ye yakın değer kazandı.

Büyük teknoloji şirketlerinin büyüme beklentileri, yapay zekâ işlemcilerine yönelik talep ve dijital altyapı yatırımları bu performansta önemli rol oynadı.

Bununla birlikte teknoloji şirketlerinin artan yatırım harcamalarının beklenen getirileri sağlayıp sağlamayacağına yönelik tartışmalar, piyasadaki iyimserliği sınırlamaya başladı.

Küresel yarı iletken hisseleri en kalabalık yatırım işlemi seçildi

Bank of America anketine katılan fon yöneticileri, küresel yarı iletken hisselerini piyasalardaki en fazla yatırımcı yoğunlaşmasının görüldüğü işlem olarak değerlendirdi.

Bu sonuç, teknoloji sektöründeki sermaye akımlarının özellikle çip üreticilerinde yoğunlaştığını gösterdi.

Yarı iletken şirketleri, yapay zekâ sistemlerinin geliştirilmesi ve veri merkezlerinin genişletilmesi için gerekli donanımları sağlamaları nedeniyle yatırımcıların yakın takibinde bulunuyor.

Ancak yüksek yatırımcı yoğunlaşması, şirketlere yönelik beklentilerin değişmesi halinde hisse fiyatlarındaki dalgalanmaları artırabilecek unsurlar arasında değerlendiriliyor.

Samsung ve SK Hynix hisselerinde sert düşüş

Teknoloji hisselerine yönelik risklerin öne çıktığı 13 Ekim Salı günkü işlemlerde Asya piyasalarında satışlar hızlandı.

Güney Kore’nin önde gelen bellek çipi üreticileri Samsung Electronics ve SK Hynix hisselerinde görülen sert gerileme, bölgesel hisse senedi endeksleri üzerinde baskı oluşturdu.

Asya hisselerini izleyen gösterge endeks, ağustos ayından bu yana en düşük seviyesine geriledi.

ABD’de teknoloji ağırlıklı Nasdaq 100 endeksine bağlı vadeli işlem sözleşmeleri de yüzde 0,6 düşüş kaydetti.

Bu hareketler, yapay zekâ sektörüne yönelik uzun vadeli büyüme beklentilerinin güçlü kalmasına rağmen kısa vadede teknoloji hisselerinde satış baskısı yaşanabildiğini gösterdi.

Tahvil piyasasına yönelik kötümserlik azaldı

Fon yöneticilerinin portföy tercihlerinde teknoloji hisseleri yüksek ağırlığını korurken tahvil piyasasına yönelik değerlendirmeler de değişmeye başladı.

Bank of America araştırmasına göre yatırımcıların tahvillere ilişkin kötümserliği Mayıs 2025’ten bu yana en düşük seviyesine geriledi.

ABD Hazine tahvillerinde yükselen getiriler, hisse senetlerine alternatif yatırım araçlarının yeniden değerlendirilmesine neden oluyor.

Ankete katılanların yüzde 37’si, ABD’nin 10 yıllık tahvil faizinin yüzde 6’ya ulaşması halinde hisse senetlerinden tahvillere yönelmeyi değerlendireceğini belirtti.

Katılımcıların yaklaşık yüzde 19’u ise portföy dağılımlarında tahviller lehine değişikliğe şimdiden başladığını bildirdi.

Fon yöneticilerinin yüzde 37’si, ABD 10 yıllık tahvil getirisinin yüzde 6’ya yükselmesi durumunda hisse senetlerinden tahvillere geçmeyi değerlendireceğini belirtti.

ABD 10 yıllık tahvil faizi yüzde 5,19 seviyesinde

13 Ekim Salı sabahı ABD’nin 10 yıllık Hazine tahvili getirisi yüzde 5,19 düzeyinde bulunuyordu.

Bu oran, ankette yatırımcıların önemli bir bölümü tarafından tahvillere yönelmek için belirtilen yüzde 6 eşiğinin altında kaldı.

Tahvil getirilerindeki yükseliş, yatırımcıların hisse senetleri ile sabit getirili varlıklar arasında yapacakları tercihler açısından önem taşıyor.

Özellikle teknoloji hisselerinde yoğunlaşan portföylerin tahvil piyasasındaki gelişmelere nasıl tepki vereceği, küresel piyasalarda izlenen konular arasında yer alıyor.

BofA anketine 453 milyar doları yöneten 161 yatırımcı katıldı

Bank of America’nın ekim ayı fon yöneticileri araştırması, 2-8 Ekim 2026 tarihleri arasında gerçekleştirildi.

Ankette toplam 453 milyar dolarlık varlığı yöneten 161 katılımcının değerlendirmeleri alındı.

Araştırma, küresel yatırımcıların sektör tercihlerini, yapay zekâ piyasasına ilişkin beklentilerini ve hisse senetleri ile tahviller arasındaki portföy dağılımı kararlarını ortaya koydu.

Sonuçlar, teknoloji hisselerinin fon yöneticilerinin portföylerinde güçlü ağırlığını koruduğunu, buna karşılık yapay zekâ değerlemeleri ve yükselen tahvil getirilerinin yatırım tercihlerinde giderek daha fazla dikkate alındığını gösterdi.