En düşük emekli aylığı artacak mı? Cevdet Yılmaz’dan emekli maaşları için yeni sinyal

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, en düşük emekli aylığına ilişkin yürütülen çalışmalara dair önemli açıklamalarda bulundu. NTV canlı yayınında gündemi değerlendiren Yılmaz, söz konusu düzenlemenin sosyal güvenlik sistemi içinde prime dayalı bir maaş değil, doğrudan sosyal destek niteliği taşıyan bir uygulama olduğunu vurguladı.

Yılmaz, en düşük emekli aylığına yapılacak artışların yalnızca teknik değil, aynı zamanda bütçe dengeleri ve sosyal kapsayıcılık açısından çok boyutlu şekilde ele alınması gereken bir başlık olduğuna dikkat çekti.

“En düşük emekli aylığına ilişkin nihai karar, bütçe etkileri ve kapsadığı nüfus analiz edildikten sonra Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından verilecektir.”

Son yıllarda yapılan artışların çoğunlukla enflasyon farkı çerçevesinde gerçekleştiğini hatırlatan Yılmaz, bu tür düzenlemelerin kanuni zemine dayanmasının zorunlu olduğunu ifade etti.

ETKİ ANALİZİ OLMADAN KARAR ALINMAZ

Kamuoyunda “enflasyon oranı kadar mı yoksa daha yüksek bir artış mı yapılmalı” tartışmalarının sürdüğünü belirten Yılmaz, bu noktada etki analizi kavramının altını çizdi. Türkiye genelinde yaklaşık 17 milyon emeklinin bulunduğunu hatırlatan Yılmaz, belirlenecek taban aylık sınırına göre 4 milyonun üzerinde vatandaşın doğrudan etkilenebileceğini söyledi.

“Bu tür kararlar, kaç kişiyi kapsadığı ve bütçeye maliyeti netleşmeden alınamaz.”

Yılmaz, TBMM AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan tarafından yapılan açıklamaların da sürecin son aşamaya geldiğine işaret ettiğini belirterek, kısa süre içinde net bir tablo ortaya çıkacağını söyledi.

“EMEKLİLERİ ENFLASYONA EZDİRMEDİK”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın göreve geldiği ilk günden bu yana “hiçbir toplumsal kesimi enflasyona ezdirmeme” ilkesini benimsediğini hatırlatan Yılmaz, hükümetin emekliler konusunda da bu çizgiyi sürdürdüğünü ifade etti.

“İmkânlarımız el verdikçe, emeklilerimizin alım gücünü artıracak her adıma olumlu yaklaştık.”

Yılmaz, ekonomik büyümenin sürmesiyle birlikte kamu kaynaklarının genişlediğini ve bu durumun sosyal kesimlere yönelik destekleri de güçlendirdiğini söyledi.

KÜRESEL DÜZENDE GÜÇ SİYASETİ ÖNE ÇIKIYOR

Yılmaz, ABD’nin Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’ya yönelik adımlarına ilişkin değerlendirmesinde, küresel sistemde kuralların değil güç ilişkilerinin öne çıktığı yeni bir döneme girildiğini dile getirdi. Soğuk Savaş sonrası dönemin ideolojik çatışmalarının yerini ekonomik ve jeopolitik mücadelelere bıraktığını belirtti.

Türkiye’nin bu süreçte uluslararası hukuk, çok taraflılık ve diplomasi temelinde hareket ettiğini söyleyen Yılmaz, Venezuela halkının yanında olmaya devam edeceklerini vurguladı.

KÜRESEL BÜYÜME YAVAŞLIYOR, TİCARET İVME KAYBEDİYOR

Uluslararası Para Fonu’nun (International Monetary Fund) küresel büyüme tahminlerine de değinen Yılmaz, dünya ekonomisinin bu yıl %3,2, gelecek yıl ise %3,1 oranında büyümesinin beklendiğini aktardı.

Daha dikkat çekici olanın ise dünya ticaret hacmindeki yavaşlama olduğuna işaret eden Yılmaz, geçmişte büyümenin üzerinde seyreden ticaret artış hızının artık bunun altına indiğini söyledi. Bu durumun küresel ekonomide daha ılımlı ve kırılgan bir büyüme dönemine işaret ettiğini ifade etti.

TARIM ŞOKU ENFLASYONU YUKARI ÇEKTİ

Enflasyonla mücadele sürecini de değerlendiren Yılmaz, dezenflasyon sürecinin 2024 Mayıs ayında başladığını ve yıllık enflasyonda yaklaşık 14 puanlık bir düşüş sağlandığını belirtti. Ancak tarım sektöründe yaşanan don ve kuraklık kaynaklı ciddi kayıpların hedeflenen seviyelere ulaşılmasını zorlaştırdığını söyledi.

Tarımda yıl genelinde yaklaşık %6’lık daralma yaşandığını belirten Yılmaz, bu durumun hem büyüme hem de gıda fiyatları üzerinden enflasyon üzerinde baskı yarattığını ifade etti.

2026 VE 2027 HEDEFLERİ NET

Yılmaz, hizmet enflasyonundaki yapışkanlığın özellikle kira ve eğitim kalemlerinde hissedildiğini, ancak bu alanlarda da kırılmanın başladığını söyledi. Ocak ayı verileriyle birlikte yıllık enflasyonun %30’un altına gerilemesinin beklendiğini ifade eden Yılmaz, Orta Vadeli Program hedeflerinin arkasında durduklarını vurguladı.

2026 sonunda enflasyonun %20’nin altına, 2027’de ise tek haneli seviyelere indirilmesinin hedeflendiğini belirten Yılmaz, sıkı para politikası ve mali disiplinin süreceğini söyledi. Bütçe açığının milli gelire oranının %3 civarına gerilemesinin, enflasyonla mücadelede önemli bir destek unsuru olduğunu da ekledi.