Enflasyon düşerken üretim zayıflıyor: Sanayiciden kritik uyarı

Dezenflasyon sürecinin sanayiyi zayıflatmaması gerektiği belirtildi. ASO Başkanı Seyit Ardıç, üretimdeki baskıya dikkat çekti. Ardıç, fiyat istikrarı sağlanırken üretim istikrarının kaybedilmemesi gerektiğini söyledi.

ASO Başkanı Ardıç’tan sanayi uyarısı

Ankara Sanayi Odası ağustos ayı Meclis toplantısını gerçekleştirdi. Toplantıda sanayideki maliyet ve finansman sorunları ele alındı.

ASO Başkanı Seyit Ardıç, enflasyonla mücadelenin sürmesi gerektiğini belirtti. Ancak programın sanayisizleşmeye dönüşmemesini istedi.

Ayrıca sanayicilerin yeni yatırım hesabı yapamadığını söyledi. İşletmelerin önceliğinin ayakta kalmak olduğunu ifade etti.

Enflasyon yüzde 75’ten yüzde 30’lara geriledi

Türkiye’de sıkı para politikası 2023 ortasından beri uygulanıyor. Bunun sonucunda yıllık enflasyonda düşüş görüldü.

Mayıs 2024’te enflasyon yüzde 75’e kadar çıkmıştı. Ardından oran yüzde 30’lu seviyelere geriledi.

Ancak Ardıç, son bir yıllık düşüşün iki puanın altında kaldığını belirtti. Ayrıca sanayicilerin ağır maliyet üstlendiğini söyledi.

Mal ve hizmet enflasyonu arasındaki fark açıldı

Mal enflasyonu yüzde 27 bandına geriledi. Buna karşılık hizmet enflasyonu yüzde 40’a yakın seyrediyor.

Oysa kira ve lojistik giderleri sanayi maliyetlerini doğrudan etkiliyor. Ayrıca sigorta ve danışmanlık harcamaları da yükseliyor.

Böylece mal ile hizmet fiyatları arasındaki fark üreticiye yansıyor. Sonuç olarak işletmelerin maliyet baskısı devam ediyor.

Sanayi üretiminde zayıflık sürüyor

Haziran verileri imalat sanayisindeki yavaşlamayı gösterdi. Buna göre imalat üretimi yıllık yüzde 1,5 geriledi.

Ayrıca arındırılmış aylık üretim artışı yüzde 0,1’de kaldı. Sermaye malı üretimi ise yüzde 4,8 düştü.

Bu kalem makine, teçhizat ve yeni üretim kapasitesini kapsıyor. Dolayısıyla gerileme gelecekteki üretim gücünü etkiliyor.

Finansman giderleri 138 milyar liraya çıktı

İSO İkinci 500 araştırması, finansman baskısını ortaya koydu. Şirketlerin finansman giderleri yüzde 45 arttı.

Böylece toplam finansman gideri 138 milyar liraya ulaştı. Ayrıca bu yük faaliyet kârının yüzde 87’sini tüketti.

Sanayiciler faaliyetlerinden kazandıkları her 100 liranın 87 lirasını finansmana ayırdı.

İSO İlk 500’de ise aynı oran yüzde 85 oldu. Böylece İkinci 500 şirketlerindeki yük daha yüksek gerçekleşti.

Sanayide reel büyüme binde 2’de kaldı

İkinci 500 şirketlerinin üretimden satışları yüzde 25,7 arttı. Ancak fiyat etkisi çıkarıldığında tablo değişti.

Buna göre reel büyüme yalnızca binde 2 oldu. Böylece sanayideki gerçek büyüme sınırlı kaldı.

Ayrıca üç yıllık reel daralmanın etkileri devam etti. İşletmeler mevcut üretim seviyelerini korumaya yöneldi.

Enflasyonla mücadelede dengeli politika çağrısı

Ardıç, mücadelenin yalnızca faiz politikasına bırakılmamasını istedi. Ayrıca maliye politikasının sürece katılması gerektiğini belirtti.

Kamu harcamaları ile vergi politikasında eş güdüm çağrısı yaptı. Bunun yanında yönetilen fiyatlara dikkat çekti.

Ayrıca para politikasının daha sade olmasını istedi. Öngörülebilirliğin ve parasal aktarımın güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Sanayi destekleri yeniden düzenlenmeli

Ardıç, destek sisteminde yeni bir modele ihtiyaç olduğunu belirtti. Teşviklerin çok geniş alana yayıldığını söyledi.

Bu nedenle stratejik sektörlerin kamu ve özel sektörce belirlenmesini istedi. Ayrıca desteklerde şirket performansının esas alınmasını önerdi.

Büyüyen ve ihracatını artıran işletmelerin desteği kesilmemeli. Bunun yerine taahhütlere bağlı destek modeli uygulanmalı.