30 bin TL'yi aşan ödemelerde kritik kural: Parçalamak yükümlülüğü kaldırmıyor

30 bin TL'yi aşan tahsilat ve ödemelerde tevsik zorunluluğu bulunuyor. Yeminli Mali Müşavir ve Ekonomist Erdal Aydın, EKOTÜRK için yaptığı değerlendirmede, toplam bedeli sınırı aşan bir işlemin parçalara veya taksitlere bölünmesinin yükümlülüğü ortadan kaldırmadığına dikkat çekti.
Yeminli Mali Müşavir ve Ekonomist Erdal Aydın, 30 bin TL'yi aşan tahsilat ve ödemelerde uygulanan tevsik zorunluluğuna ilişkin EKOTÜRK için değerlendirmelerde bulundu.
Aydın, tevsik zorunluluğu kapsamındaki birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, serbest meslek erbabı ve diğer yükümlülerin 30 bin TL'yi aşan tahsilat ve ödemelerini mevzuatta öngörülen aracı finansal kurumlar üzerinden gerçekleştirmeleri gerektiğini belirtti.
Söz konusu işlemlerin bu kurumlar tarafından düzenlenen belgelerle tevsik edilmesi gerekiyor. Ancak tevsik zorunluluğu kapsamında olmayanların kendi aralarında gerçekleştirdikleri işlemler bu yükümlülüğün dışında bulunuyor.
Sadece mal ve hizmet alımını kapsamıyor
Aydın'ın değerlendirmesine göre düzenleme yalnızca klasik mal veya hizmet alım-satımlarıyla sınırlı değil. İşlemin niteliğine göre avans, depozito ve benzeri ödeme ve tahsilatlar da tevsik zorunluluğu kapsamında değerlendirilebiliyor.
Bu nedenle ödeme yapılırken yalnızca o anda el değiştiren tutarın değil, işlemin niteliğinin ve toplam bedelinin de dikkate alınması gerekiyor.
Ödemeyi bölmek yükümlülüğü ortadan kaldırmıyor
Tevsik zorunluluğunda dikkat edilmesi gereken noktalardan biri işlemlerin parçalara bölünmesi.
Aynı gün aynı kişi veya kurumla yapılan işlemlerin toplamı 30 bin TL'yi aşıyorsa, sınırın aşıldığı işlemden itibaren tevsik zorunluluğu doğuyor.
Toplam bedeli 30 bin TL'yi aşan bir işlemin ödemesinin farklı günlere veya taksitlere bölünmesi de tek başına yükümlülüğü ortadan kaldırmıyor.
Aydın, bu nedenle nakit ödeme yapılmadan önce yalnızca o anda ödenecek miktara değil, işlemin toplam bedeline bakılması gerektiğini vurguladı.
Parayı sonradan bankaya yatırmak yeterli değil
Aydın'ın dikkat çektiği bir diğer nokta ise ödemenin banka üzerinden yapılma biçimi oldu.
Satıcının ödemeyi elden tahsil ettikten sonra parayı kendi banka hesabına yatırması tevsik şartının yerine getirildiği anlamına gelmiyor.
Buna karşılık alıcının, gerekli açıklamayı yazarak ödemeyi doğrudan satıcının hesabına banka şubesinden gerçekleştirmesi ve işlem karşılığında dekont alması tevsik açısından yeterli oluyor.
Her iki tarafa ayrı ceza
Tevsik zorunluluğuna uyulmaması halinde yaptırım yalnızca taraflardan birine uygulanmıyor.
Aydın'ın verdiği bilgiye göre, yükümlülüğe aykırı tahsilat ve ödemelerde hem ödemeyi yapan hem de tahsilatı gerçekleştiren tarafa ayrı ayrı ceza kesiliyor.
Ancak düzenlemede ödeme yapan taraf açısından önemli bir istisna bulunuyor. Tevsik zorunluluğuna aykırı ödeme yapan kişinin durumu, ödemeyi takip eden beş iş günü içinde kendiliğinden vergi idaresine bildirmesi halinde, ödeme yapan adına söz konusu fiil nedeniyle özel usulsüzlük cezası kesilmiyor.


