60 bin kayıp, 22 aylık çatışma: BM’de kritik zirve! Barış konferansı mı, sembolik girişim mi?

Birleşmiş Milletler Genel Merkezi, bugün çok sayıda ülkenin dışişleri bakanını ağırlıyor. Fransa ve Suudi Arabistan öncülüğünde düzenlenen ve uzun süredir ertelenen barış konferansı, İsrail-Filistin meselesinde iki devletli çözüm perspektifini yeniden masaya taşıyor. İsrail’in geçtiğimiz Haziran ayında İran’a yönelik saldırısı nedeniyle ertelenen bu diplomatik zirve, bölgesel tansiyonun gölgesinde gerçekleşiyor.
Fransa ve Suudi Arabistan'ın öncülüğünde düzenlenen konferans, iki devletli çözüm sürecini yeniden canlandırmayı hedefliyor. ABD ve İsrail, konferansı boykot ederek sürecin meşruiyetini sorguladı. Gazze'de 22 aydır süren çatışma ortamı, diplomatik çabaların zeminini daha da kırılgan hale getiriyor.Konferansın temel hedefi, hem İsrail’in güvenliğini garanti altına alacak hem de bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasına olanak sağlayacak siyasi ve diplomatik bir yol haritası oluşturmak. Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot’un verdiği bilgiye göre, Fransa bu süreci diğer ülkeleri de Filistin’i tanımaya yönlendirecek bir fırsat olarak görüyor. Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un ise bu yıl Eylül ayında BM Genel Kurulu’nda Filistin’i resmen tanımayı planladığı ifade edildi.
GAZZE GÖLGESİNDE DİPLOMATİK HAREKETLİLİK
Barış konferansı, Hamas'ın 2023 Ekim'inde başlattığı saldırılar ve sonrasında 22 aydır süren Gazze çatışmasının hâlâ devam ettiği bir dönemde düzenleniyor. Hamas’ın saldırılarında 1.200 İsrailli yaşamını yitirirken, yaklaşık 250 kişi rehin alınmıştı. Gazze Sağlık Bakanlığı’nın son verilerine göre, bu süreçte yaklaşık 60.000 Filistinli yaşamını kaybetti.
Bu tablo, barışa yönelik çabaların ne kadar zorlu olduğunu ve sürecin derin insani yaralar içerdiğini bir kez daha gözler önüne seriyor.
ABD VE İSRAİL MASADA YOK
Washington ve Tel Aviv yönetimleri ise konferansa mesafeli yaklaşıyor. ABD Dışişleri Bakanlığı, toplantıyı Hamas’ın işine yarayacak bir gelişme olarak nitelendirirken; İsrail BM Temsilciliği, rehinelerin durumu ve Hamas’ın kınanmasının gündeme alınmamasını eleştirdi. Her iki ülkenin de zirveye katılmaması, bölgedeki barış süreci konusunda uluslararası toplumdaki görüş ayrılıklarını derinleştiriyor.
Bölgedeki hassas dengeler ve büyük güçlerin tutumları göz önüne alındığında, bu girişimin nasıl sonuçlanacağı büyük merak konusu. İki devletli çözüm çağrıları güçlenirken, çatışmaların gölgesinde umutlar temkinli bir iyimserlik içinde filizleniyor.


