ABD kabinesinde çatlak: Trump’ın sağlığı tartışılıyor

ABD Başkanı Donald Trump hakkında bu kez en sert eleştiriler muhaliflerinden değil, kendi yönetim kadrosundan geldi. ABD Sağlık Bakanı Robert F. Kennedy Jr., Trump’ın beslenme düzenine ilişkin yaptığı açıklamalarla Washington kulislerini karıştırdı.
Kennedy’nin ifadeleri, yalnızca bir sağlık değerlendirmesi değil; aynı zamanda Beyaz Saray içinden gelen ender ve sert çıkışlardan biri olarak yorumlandı.
“VÜCUDUNA SÜREKLİ ZARAR YÜKLÜYOR”
Bir podcast programında konuşan Kennedy, Trump’ın günlük yaşamında son derece dengesiz bir beslenme alışkanlığına sahip olduğunu vurguladı. Özellikle seyahatlerde fast food tüketiminin arttığını belirten Kennedy, bu durumun ciddi sağlık riskleri taşıdığına dikkat çekti.
“Gün boyu sağlıksız gıdalar tüketiyor, adeta bedenine sürekli zarar yüklüyor” diyen Kennedy, Başkan’ın alışkanlıklarının modern tıbbın temel ilkeleriyle tamamen ters düştüğünü söyledi.
ŞEKER, DİYET KOLA VE FAST FOOD ÜÇGENİ
Kennedy’nin açıklamalarında öne çıkan başlıklar arasında şeker tüketimi ve gazlı içecekler yer aldı. Trump’ın özellikle şekerli yiyeceklere ve diyet kola tüketimine aşırı düşkün olduğunu ifade eden Kennedy, bu durumun uzun vadede metabolik sorunlara yol açabileceğini belirtti.
“Hamburger zincirlerinden sürekli besleniyor, çok fazla şeker tüketiyor ve neredeyse aralıksız diyet kola içiyor” sözleri, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.
“NASIL HALA AYAKTA, ANLAMAK ZOR”
Sağlık Bakanı Kennedy, açıklamalarının en çarpıcı bölümünde Trump’ın bu yaşam tarzına rağmen hâlâ aktif olmasına şaşkınlığını gizlemedi.
“Bu beslenme düzeniyle hâlâ nasıl hayatta kaldığını gerçekten bilmiyorum” diyen Kennedy, özellikle uçuşlar ve resmi geziler sırasında Trump’ın büyük hamburger zincirlerine yöneldiğini, bunun nedeninin ise gıda güvenliğine duyduğu kişisel hassasiyet olduğunu aktardı.
Kennedy’ye göre Trump, küçük restoranlar yerine global zincirleri tercih ediyor çünkü “hasta olmaktan korkuyor”.
SAĞLIK VE SİYASETİN KESİŞTİĞİ NOKTA
Uzmanlar, bu açıklamaların yalnızca bireysel bir eleştiri olmadığını; aynı zamanda ABD’de sağlık politikaları, lider sağlığı ve kamuoyu algısı açısından da önemli mesajlar içerdiğini belirtiyor. Özellikle seçim dönemlerinde liderlerin yaşam tarzlarının seçmen davranışlarını etkilediği bilinen bir gerçek.


