ABD’de faiz yüzde 5’e dayanırsa Hazine müdahale edecek
ABD tahvil faizinde yüzde 5 seviyesi gündeme gelirken Hazine’nin yeni adımlar atabileceği bildirildi. Hazine Bakanı Scott Bessent’in çeşitli seçenekleri değerlendirdiği belirtildi.
Fox Business muhabiri Charles Gasparino, bilgileri Wall Street yöneticilerine dayandırdı. Buna göre Bessent, uzun vadeli faizlerdeki yükselişe karşı harekete geçebilir.
ABD 10 yıllık tahvil faizi yüzde 5’e yaklaşırsa Hazine’nin daha agresif adımlar atabileceği bildirildi.
ABD 10 yıllık tahvil faizinde yüzde 5 seviyesi izleniyor
Habere göre Bessent, uzun vadeli tahvillerde kısa pozisyon alan yatırımcıları yakından izliyor.
Bu yatırımcılar piyasalarda “tahvil bekçileri” olarak da adlandırılıyor. Ayrıca Hazine’nin getiri eğrisinin uzun tarafındaki baskıya karşı seçenekleri bulunuyor.
Bessent’in gerektiğinde güçlü adımlar atmaya hazır olduğu aktarıldı.
ABD Hazinesi uzun vadeli tahvilleri azaltabilir
Değerlendirilen seçeneklerden biri kısa vadeli borçlanmanın artırılması. Bunun yanında bazı uzun vadeli ihraçların kaldırılması da gündemde.
Bunlar arasında 20 yıllık ABD Hazine tahvilleri bulunuyor. Ancak söz konusu seçeneklere ilişkin kesin karar açıklanmadı.
Öte yandan Hazine geçen hafta tahvil geri alımlarını büyütme kararı aldı. Uzun vadeli tahvillerdeki geri alımların iki katına çıkarılması planlanıyor.
Amaç, piyasadaki likiditeyi desteklemek ve uzun vadeli borçlanma maliyetlerini düşürmek.
ABD Hazinesi 1 trilyon dolarlık hesabı kullanabilir
Geri alımların finansmanı için Hazine Genel Hesabı da gündeme geldi. Hesapta yaklaşık 1 trilyon dolar bulunduğu bildirildi.
Bu kaynağın geri alım operasyonlarında kullanılabileceği belirtiliyor. Böylece işlemlerin piyasa üzerinde etkili büyüklüğe ulaşması hedefleniyor.
Hazine’nin yaklaşık 1 trilyon dolarlık nakit hesabından tahvil geri alımları için kaynak sağlayabileceği bildirildi.
ABD’nin 40 trilyon dolara yaklaşan borcu gündemde
Wall Street yöneticilerine göre planlanan önlemler yükselen faizlerin etkisini sınırlamayı hedefliyor. Özellikle ekonomik büyüme üzerindeki baskının azaltılması amaçlanıyor.
Ancak aynı kaynaklar bu adımları kısa vadeli önlemler olarak değerlendiriyor.
Bununla birlikte ABD’nin ulusal borcu 40 trilyon dolar seviyesine yaklaşıyor. Ayrıca yapay zeka yatırımları büyük miktarda sermaye talebi oluşturuyor.
Bu iki unsur, uzun vadeli faizler üzerindeki baskının nedenleri arasında gösteriliyor.
Trump yönetimi ekonomik büyümeye ağırlık verecek
Wall Street kaynaklarına göre Trump yönetimi sert kemer sıkma politikalarına yönelmeyi planlamıyor.
Ayrıca doğrudan vergi artışları ve güçlü mali sıkılaştırma seçeneklerine mesafeli yaklaşılıyor. Beyaz Saray’ın bu adımları resesyon riski olarak değerlendirdiği aktarılıyor.
Bunun yerine daha yüksek ekonomik büyüme hedefleniyor. Böylece artan vergi gelirleriyle borç yükünün azaltılması amaçlanıyor.
