AB’den tarihi reform: Birleşme kuralları değişiyor

Avrupa ekonomisinin rekabet gücünü artırmaya yönelik önemli bir adım atan European Union, birleşme ve satın alma (M&A) kurallarında köklü değişikliklere hazırlanıyor. Yaklaşık yirmi yıl sonra gelen bu kapsamlı revizyon, Avrupa şirketlerinin küresel ölçekte daha güçlü oyuncular haline gelmesini hedefliyor. Özellikle ABD ve Çin merkezli dev şirketlerle rekabet edebilmek adına “ölçek büyütme” yaklaşımı öne çıkıyor.

AB’DEN TARİHİ REKABET HAMLESİ

Avrupa Komisyonu tarafından duyurulan yeni yaklaşım, mevcut rekabet politikalarında önemli bir paradigma değişimine işaret ediyor. Küresel ticaret dengelerindeki dönüşüm, jeopolitik riskler ve artan savunma harcamaları, Brüksel’i daha esnek bir politika izlemeye yönlendirdi.
“AB, küresel rekabet gücünü artırmak için birleşme kurallarını esnetme kararı aldı.”

Özellikle Rusya-Ukrayna savaşı ve Orta Doğu’daki gerilimlerin ardından, Avrupa’nın stratejik özerkliği daha fazla tartışılır hale geldi.

GEÇMİŞTE ENGELLENEN DEV ANLAŞMALAR GÜNDEMDE

AB’nin geçmişte büyük ölçekli birleşmelere mesafeli yaklaşımı, birçok önemli anlaşmanın iptal edilmesine neden olmuştu. Almanya merkezli Siemens ile Fransa’nın Alstom şirketleri arasındaki demiryolu birleşmesinin engellenmesi, bu yaklaşımın en bilinen örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.

Yeni düzenlemelerle birlikte, bu tür büyük çaplı birleşmelerin yeniden değerlendirilmesi ve Avrupa’nın küresel rekabette geri kalmaması hedefleniyor.

YENİ MODEL: ÖLÇEK, YENİLİK VE DAYANIKLILIK ÖNCELİĞİ

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, yapılan değişikliklerin küresel ekonomik gerçekliklere uyum sağlama amacı taşıdığını belirtti.
“Yeni yaklaşım, Avrupa şirketlerinin büyümesini destekleyerek küresel rekabette daha güçlü hale gelmelerini sağlayacak.”

Komisyon, birleşmelerin değerlendirilmesinde yalnızca rekabet etkisini değil; inovasyon, sürdürülebilirlik ve ekonomik dayanıklılık gibi faktörleri de dikkate alacak.

REKABET KORUNACAK, TEKELLEŞMEYE İZİN YOK

AB rekabetten sorumlu yetkilisi Teresa Ribera, yeni düzenlemelerin sınırsız birleşmelere kapı aralamadığını özellikle vurguladı.
“Amaç, güçlü ve rekabetçi piyasaları korurken güç yoğunlaşmasının kötüye kullanılmasını önlemek.”

Bu çerçevede, birleşmelerin onaylanması için şirketlerin somut verilerle verimlilik ve uzun vadeli fayda sağlaması gerekecek.

BÜYÜK TEKNOLOJİ ŞİRKETLERİNE SINIRLI ESNEKLİK
Yeni kuralların dikkat çeken bir diğer yönü ise teknoloji devlerine yönelik sınırlamalar oldu. Özellikle Ar-Ge odaklı girişimleri satın almak isteyen büyük teknoloji şirketlerinin, “inovasyon katkısı” gerekçesiyle avantaj elde etmesinin önüne geçilecek.

Bu yaklaşım, Avrupa’nın kendi teknoloji ekosistemini koruma ve geliştirme hedefinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.

YENİ DÖNEMDE DEV ANLAŞMALAR TEST EDİLECEK

AB’nin yeni yaklaşımı, önümüzdeki dönemde gerçekleşmesi beklenen büyük birleşme ve ortaklık anlaşmalarıyla sınanacak. Airbus, Leonardo ve Thales’in uydu faaliyetlerini birleştirme planı ile Deutsche Börse’nin Allfunds Group’u satın alma girişimi, bu yeni politikanın ilk büyük testleri arasında gösteriliyor.

Ayrıca telekom sektöründe Bouygues Telecom, Iliad ve Orange’ın SFR’yi satın alma planları da Brüksel’in yeni tutumunu ortaya koyacak önemli örnekler arasında yer alıyor.