Dünya alüminyum piyasasında dengeler değişiyor. Çin, 45 milyon tonluk üretim sınırını devreye sokarak sektörde yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. Uzmanlar, özellikle 2025 yılının ikinci yarısında alüminyum fiyatlarında yukarı yönlü hareketlerin yaşanabileceğini öngörüyor.
ALÜMİNYUM PİYASASINDA YENİ DÖNEM
Dünyanın en büyük alüminyum üreticisi Çin, 2017 yılından bu yana uyguladığı 45 milyon tonluk üretim sınırına yaklaşarak küresel piyasalarda yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. Bu sınıra ulaşılması, küresel arzda daralma beklentilerini artırırken, fiyatlar üzerinde de belirleyici bir rol oynuyor. Özellikle ABD ve Avrupa Birliği ile yaşanan ticaret savaşlarının etkisiyle alüminyum talebindeki dalgalanmalar, fiyatların gelecekteki yönüne dair farklı senaryoları gündeme taşıyor.
TİCARET GERGİNLİKLERİNİN ETKİSİ
ABD Başkanı Donald Trump’ın gümrük vergileri politikası ve Çin ile yaşanan ticaret gerginlikleri, alüminyum talebinde baskı yaratmaya devam ediyor. Ancak analistler, Çin’in yıllık 45 milyon tonluk üretim sınırının, fiyatların büyük kayıplar yaşamasını engelleyeceği görüşünde birleşiyor. Londra Metal Borsası’nda (LME) alüminyum fiyatları yılbaşından bu yana yüzde 3.5 düşüşle 2.500 dolar seviyesinde işlem görüyor.
KÜRESEL ARZ VE TALEP DENGESİ
Çin, küresel alüminyum üretiminin yaklaşık yüzde 60’ını gerçekleştiriyor ve bu üretim, yıllık 45 milyon tonluk sınırla kısıtlanıyor. HSBC analisti Howard Lau, "Bu sınıra çok yakınız ve küresel ölçekte yeni kapasite artışı öngörmüyoruz. Bu durum, 2025 yılına kadar fiyatlar için olumlu bir faktör olacak" diyor.
BNP Paribas’ın kıdemli emtia stratejisti David Wilson ise alüminyumun bu yıl bakırdan daha iyi performans gösterebileceğini belirtiyor. Wilson, “Bakırda uzun vadede arz artışı bekleniyor ancak alüminyumda yeterli arz büyümesi yok” ifadelerini kullanıyor.
FİYAT TAHMİNLERİ VE BEKLENTİLER
Goldman Sachs, Çin’in sınırlı arz kapasitesine ve Batı’daki yeşil enerji yatırımlarının talep artışına dikkat çekerek, alüminyumun yıl sonuna kadar 2.700 dolar/ton seviyesine çıkabileceğini öngörüyor. JPMorgan ise Çin dışındaki arz kaynaklarının devreye girmesinin zaman alacağını ve bu durumun fiyatları 2.800 dolar/ton seviyesine taşıyabileceğini ifade ediyor.
UBS, 2025 yılının ikinci yarısında fiyatların 2.600-2.700 dolar aralığında dengelenmesini bekliyor. UBS ayrıca, Çin’in yeşil alüminyum yatırımları ve iç talepteki yavaşlamanın küresel piyasada aşırı ısınmayı sınırlayabileceğini belirtiyor.
DURGUNLUK UYARISI: FİYATLAR DÜŞEBİLİR Mİ?
Morgan Stanley ise daha temkinli bir yaklaşım sergiliyor. Kurum, Çin’in kapasite sınırlarının daraldığı bir piyasada fiyatların mevcut seviyelerde kalabileceğini, ancak küresel ekonomide durgunluk riskiyle birlikte talebin azalması durumunda fiyatların 2.000 doların altına düşebileceği uyarısını yapıyor. Bu seviye, 2021’den bu yana görülen en düşük fiyat olarak dikkat çekiyor.
ING emtia analisti Ewa Manthey de ABD’deki ekonomik yavaşlama ve Çin’in büyümeyi destekleme çabalarındaki zorluklar nedeniyle alüminyum talebinin zayıflayabileceğini dile getiriyor. Manthey, ABD ile Çin arasındaki ticari uzlaşmalara rağmen piyasalardaki belirsizliklerin devam ettiğine dikkat çekiyor.
KÜRESEL ÜRETİM VE OLASI RİSKLER
Nisan ayında yapılan bir Reuters anketine göre, bu yıl küresel alüminyum piyasasında 280 bin tonluk bir fazlalık bekleniyor. Küresel arzın yaklaşık 76 milyon ton olduğu göz önüne alındığında, bu durum piyasanın dengeli bir yapıda olduğunu gösteriyor. Ancak Çin’in Yunnan eyaletindeki hidroelektrik santrallerinde yaşanabilecek herhangi bir aksaklık gibi faktörlerin bu küçük fazlalığı hızla açığa dönüştürebileceği belirtiliyoR