“BIDEN’IN İLK YILI İSTİHDAMDA REKOR ARTIŞ OLABİLİR AMA BUNDAN FAZLASI GEREK”

ABD’nin yeni başkanı Joe Biden 20 Ocak günü yemin ederek resmen görevi devraldı.
Ekonomi alanındaki analizler, görevdeki ilk yılında Biden’ın koronavirüs aşısıyla birlikte işe alımların yeniden başlaması sayesinde istihdam cephesinde tarihi bir artışa imza atabileceği yönünde.
Ancak bunun tek başına yeterli olmayabileceği ifade ediliyor.
Reuters’ta yer alan ve yeni Başkan’ın ekonomide karşı karşıya olduğu öncelikli sorunları irdeleyen analizde, pandemi dönemi kaybedilen 22 milyon işin yalnızca yarısından biraz fazlasının geçen yılın sonunda geri kazanılabildiği belirtiliyor.
Jonnelle Marte imzalı analizde, “2021'deki işe alımlar İkinci Dünya Savaşı sonrası 1984'te yaratılan 4,27 milyon istihdam rekorunu egale etse bile işini kaybedenlerin kabaca dörtte biri, pandeminin yeniden şekillendirdiği bir ekonomide mesleklerini yeniden kazanma umuduyla bu kapsamın dışında kalabilir” uyarısı yapılıyor.
Biden’ı özellikle istihdam konusunda “muazzam bir zorluğun beklediğine” işaret eden analiz, “Çok değil yalnızca bir yıl önce ekonomideki rekor genişleme özellikle kadınlar ve azınlıklar için daha fazla fırsat ve daha yüksek maaş yaratıyordu. Biden’ın kazanmasında da büyük rol oynayan bu gruplar, salgında en ağır darbeyi alan hizmet sektöründeki iş kayıplarından orantısız bir şekilde zarar gördü” değerlendirmesini yapıyor.
İş piyasasındaki açık
Joe Biden, geçtiğimiz hafta işsizlik yardımlarını artırıp hanelere daha fazla doğrudan nakit ödeme sağlayarak ekonomiyi güçlendirme amacıyla 1,9 trilyon dolarlık iddialı bir destek planı açıklamıştı.
Planının ikinci aşamasının altyapı yatırımları, temiz enerji projeleri ve eğitim yoluyla yeni istihdam yaratılmasını artırması bekleniyor. Başkan’ın önerilerinden kaçının Kongre'den geçeceği henüz belli değil ancak Demokratların Senato'daki az farklı üstünlüğü elini güçlendirebilir.
Biden’ın Hazine Bakanı olarak gösterdiği ABD Merkez Bankası FED’in eski Başkanı Janet Yellen da Salı günü yaptığı konuşmada daha agresif bir politika ve daha güçlü destek çağrısında bulunmuştu.
Söz konusu mali desteğin daha esnek bir para politikası ile desteklenebileceği ifade ediliyor.
Nitekim FED yetkilileri de geçtiğimiz yıl daha geniş kapsamlı bir istihdamı hedefleyen yeni bir çerçeve taahhüt etmişti. Bu yeni yaklaşımda politika yapıcıların yüksek enflasyon beklentisiyle faiz oranlarını önceden yükseltmemesi, bunun yerine faizlerin daha uzun süre düşük kalarak çalışan kesime fayda sağlanması öngörülüyor.
Krizin etkisi orantısız
Reuters’ya yer alan analizde, ABD’de işgücü piyasasının son resesyon döneminde kaybedilen istihdamı telafi etmesinin altı yıldan fazla sürdüğü hatırlatılarak, “politika yapıcılar bu sefer aşıların yardımıyla iyileşmenin daha hızlı gerçekleşmesini bekliyor” değerlendirmesi yer aldı.
Ancak pandemi sonrası yeniden şekillenen iş piyasasında bazı işçilerin farklı çalışma alanlarına kayarken ek yardıma ihtiyaç duyabileceğine de dikkat çekiliyor.
Analizde, “Altı aydan fazladır işten ayrı kalan ve maaş kesintileri ya da işten tamamen atılma riskiyle karşı karşıya olan 4 milyon Amerikalıya özel bir dikkat gösterilmesi gerekebilir” ifadesi yer alıyor.
Kadınlar, siyahiler ve Latin Amerikalılar başta olmak üzere hizmet sektöründeki düşük ücretli işçilerin pandemi kaynaklı iş kayıplarından en çok etkilenen kesim olduğuna vurgu yapılırken, söz konusu kesimin ekonomi toparlandıkça geride kalma riskinin de daha yüksek olduğu ifade ediliyor.
Irksal eşitsizlikler genişliyor
ABD ekonomisi toparlansa da siyahi ve Latin Amerikalıların tarihsel olarak daha fazla ayrımcılığa maruz kaldıkları için iş piyasasına tam anlamıyla eskisi gibi dönmelerinin de daha uzun zaman alacağından endişe ediliyor.
Nitekim beyazlarda işsizlik oranı 2020 Aralık ayında yüzde 6 ile ülkedeki genel işsizlik oranı olan 6.7’nin altına düşmüştü. Siyahiler ve Latinler ise sırasıyla yüzde 9,9 ve yüzde 9,3 ile daha yüksek işsizlik oranlarıyla karşı karşıya kaldı.
Kadınlar da özellikle okulların ve çocuk bakım merkezlerinin kapatılması nedeniyle pandemiden orantısız bir şekilde etkilenirken, olumsuz etkilerin daha uzun süreli olmasından korkuluyor.
Ekonomistler kadınları iş gücü piyasasına yeniden çekmenin, çocuklara veya evde bakıma muhtaç olan diğer fertlere bakımı daha ekonomik hale getiren politikalar gerektireceğini savunuyor.


