Çin hizmet sektörü Haziran’da geriledi: 9 ayın en düşüğü

Çin'in hizmet sektörü, Haziran ayında yaşanan zayıf talep ve ihracat siparişlerindeki sert düşüş nedeniyle yavaşladı. Hizmetler Satın Alma Yöneticileri Endeksi (Caixin/S&P Global), Haziran ayında 50,6’ya gerileyerek Eylül 2024’ten bu yana en düşük seviyesini gördü.
Endeksin 50 seviyesinin üzerinde kalması, teknik olarak büyümeye işaret etse de, tempo açısından ciddi bir zayıflamaya işaret ediyor. Mayıs ayında bu rakam 51,1 seviyesindeydi. Çin’in resmi hizmet PMI verisi de 50,2’den 50,1’e gerileyerek tabloyu doğruladı.
ZAYIF TALEP VE İŞE ALIMDA TEMKİNLİLİK ETKİLİ OLDU
Anket sonuçları, özellikle küçük ve ihracat odaklı firmalar açısından zorlukların arttığını ortaya koyuyor. Yeni ihracat siparişlerinde Aralık 2022'den bu yana en hızlı düşüş yaşandı. İşletmeler ise maliyet baskılarını sınırlayabilmek adına işe alımlarda frene bastı. Hizmet sektöründeki istihdam, son dört ayın üçüncüsünde gerileme gösterdi.
GELECEĞE DAİR UMUTLAR SINIRLI KALDI
Caixin Insight Group'tan kıdemli ekonomist Wang Zhe, "Dış belirsizliklerin artışı ve iç talepteki yetersizlik hâlâ başlıca riskler" dedi. Wang, beklentilerin olumlu kalmakla birlikte, tarihsel ortalamaların oldukça altında olduğuna dikkat çekti.
FİRMALAR FİYATLARI KISARAK REKABETTE KALMAYA ÇALIŞIYOR
Sektördeki girdi maliyeti enflasyonunun yavaşlaması, hizmet sağlayıcılarını fiyat düşürmeye zorladı. Son üç yılın en keskin çıktı fiyatı düşüşü kaydedildi. Bu durum, firmaların müşteri kazanabilmek için marjlarından feragat ettiğini gösteriyor.
BİLEŞİK PMI'DA TOPARLANMA SİNYALİ
İmalat ve hizmet sektörünü birleştiren Caixin Bileşik PMI, Mayıs ayındaki 49,6’dan Haziran’da 51,3’e yükseldi. Bu artış, özel sektörde genel bir toparlanma yaşandığını ortaya koysa da toparlanma eğrisi oldukça dalgalı ilerliyor.
TİCARETTE BELİRSİZLİK, EKONOMİDE BASKI
Çin ekonomisi, devam eden emlak krizi, deflasyonist riskler ve ABD’nin korumacı ticaret politikalarının belirsizliğiyle mücadele ediyor. Analistler, ABD ile yapılan çerçeve anlaşmaya rağmen yüksek tarifelerin kalıcı olmasının, ihracattaki toparlanmayı kısıtlayacağını ve Pekin’i daha fazla iç tüketime yönlendireceğini öngörüyor.


