Çin’den enerji ve gıda güvenliği hamlesi: Hürmüz riskine karşı önlemler artırıldı

Çin, Orta Doğu’da ABD-İsrail-İran hattında tırmanan gerilimin ekonomik etkilerine karşı enerji, tarım ve gıda güvenliği alanlarında kapsamlı önlemler almaya başladı.
Hürmüz Boğazı’nda yaşanan aksaklıklar, küresel enerji ve gübre ticaretinde kritik bir darboğaz yaratırken, bu hatta yüksek bağımlılığı bulunan Çin için riskleri artırıyor. Ülkenin ithal ettiği petrolün yaklaşık %45’i, LNG’nin ise %30’u bu bölgeden geçiyor.
Enerjide çeşitlendirme ve fiyat kontrolü
Pekin yönetimi, krizin ardından kamuya ait enerji şirketlerine rafine petrol ihracatını durdurma talimatı verirken, iç piyasada fiyatları kontrol altında tutarak küresel artışın etkisini sınırlamaya çalışıyor.
Ayrıca Çin:
•Rusya’dan petrol ithalatını artırdı
•Hürmüz’e bağımlılığı %51’den %45’e düşürdü
•Yaklaşık 400 milyon tonluk stratejik petrol rezerviyle kısa vadede güvenliğini güçlendirdi
Gübre ticaretine müdahale
Krizin yalnızca enerjiyle sınırlı kalmaması üzerine Çin, gübre ihracatını da durdurarak iç piyasada arz güvenliğini sağlamaya yöneldi. Küresel gübre arzının önemli bölümünü karşılayan Çin’in bu adımı, uluslararası fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskıyı artırabilir.
Etki sınırlı kalabilir
Lin Yifu gibi Çinli uzmanlara göre, küresel ölçekte enerji şoku riski bulunsa da Çin:
•Enerji kaynaklarını çeşitlendirmesi
•Büyük iç pazarı
•Yenilenebilir enerji yatırımları sayesinde diğer ülkelere kıyasla daha sınırlı etkiyle karşılaşabilir.
Ancak uzmanlar, krizin uzaması halinde 1970’lerdeki petrol krizine benzer bir küresel daralma riskinin de göz ardı edilmemesi gerektiğine dikkat çekiyor.


