Haberler

ÇİN’E BAĞLI HONG KONG İNSANİ KALKINMA ENDEKSLERİNDE NEDEN ÜST SIRALARDA?

ÇİN’E BAĞLI HONG KONG İNSANİ KALKINMA ENDEKSLERİNDE NEDEN ÜST SIRALARDA?

Çin’e bağlı özel idari bir bölge olan Hong Kong’un, uluslararası insani gelişim endekslerinde üst sıralarda olması dikkat çekiyor.

Bölge son olarak Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nın (UNDP) 2020 İnsani Gelişme Endeksi’nde dördüncü, ABD merkezli düşünce kuruluşu CATO’nun bu yılki İnsani Özgürlük Endeksi’nde ise üçüncü sıraya yerleşti.

Bu durum, özellikle son yıllarda özgürlük ve demokrasi yanlısı protestolarla sarsılan Hong Kong’un söz konusu listelerde nasıl ve neden üst sıralarda olduğu konusunda kafa karışıklığı yaratıyor.

Ancak uluslararası raporlar ayrıntılı olarak incelendiğinde bu sorunun yanıtlarına dair ipuçları bulmak mümkün.

CATO: HONG KONG AYKIRI BİR ÖRNEK

2020 İnsani Özgürlük Endeksi raporunu perşembe günü yayınlayan ABD merkezli CATO Enstitüsü, raporunda insani özgürlük ve demokrasi arasında güçlü bir ilişki olduğunu vurgularken, 3. sıraya yerleştirdiği Hong Kong’un bu bakımdan ‘aykırı’ bir vaka olduğunu itiraf ediyor.

Hong Kong'un performansı ve sıralaması 2008'den bu yana düşme eğiliminde olsa da, Çin Komünist Partisi’nin bölgeye 2019 ve 2020'deki benzeri görülmemiş müdahalelerinin etkisinin bu yılki rapora henüz yansımadığı ifade ediliyor.

CATO’nun yıllık raporu, “Özgürlük ve demokrasi arasındaki güçlü ilişki göz önüne alındığında Hong Kong’un İnsani Özgürlük Endeksindeki yüksek sıralaması beklenmedik bir durum” derken, bu durumun nedenlerini ayrıntılı biçimde açıklıyor.

Bir dönem Birleşik Krallık tarafından koloni olarak yönetilen, 1997'den beri ise Çin Komünist Partisi tarafından “Bir ülke, iki sistem" modeliyle idare edilen bölgenin hiçbir zaman tam anlamıyla demokrasiye geçmediğini vurgulayan rapor, bunun Hong Kong’un uzun yıllardır özgürlük endeksinde üst sıraları korumasını “özgün ve nadir bir vaka haline getirdiğini” kaydediyor.

CATO Raporu, Hong Kong'da 2014 yılında patlak veren ve 2019'da daha güçlü biçimde yeniden ortaya çıkan demokrasi yanlısı protestoların, refah ve siyasi özgürlük taleplerinin artmasıyla ekonomisini ve siyasi sistemini liberalleştirmek zorunda kalan diğer anti demokratik ülkelere benzer olduğuna dikkat çekiyor.

Hong Kong, demokrasiye geçmemesine rağmen yalnızca ekonomik değil aynı zamanda kişisel özgürlüklerden ve yüksek gelirden yararlanması açısından da ‘benzersiz bir örnek’ olarak tanımlanıyor.

Hukukun üstünlüğü ve kişisel özgürlük de dahil olmak üzere Hong Kong kurumlarına verilen güçlü popüler desteğin, bölgenin son yıllara kadar sahip olduğu istikrarı açıklayabileceği belirtilirken, söz konusu kurumlara, özellikle de hukukun üstünlüğüne yönelik saldırıların özgürlük yanlısı kitlesel gösterileri ateşlediği hatırlatılıyor.

Rapor, Hong Kong’un 2008’den beri endekslerdeki sistematik gerilemesini, basın özgürlüğü ve hukukun bağımsızlığına yönelik ihlaller başta olmak üzere Çin Komünist Partisinin bölgeye artan müdahalesi ile açıklıyor.

ÖNÜMÜZDEKİ YILLARDA GERİLEME KAÇINILMAZ

CATO, 2020 raporunun 2018 verilerine dayandığını, bu nedenle Pekin’in özgürlükleri tehdit eden katı güvenlik yasası başta olmak üzere bölgeye artan baskısının henüz endekse yansımadığını not ediyor.

 2020 İnsani Özgürlük Endeksi raporunun Hong Kong ile ilgili sonuç bölümünde, “Gelecek yılki raporlarda ifade özgürlüğü, hukukun üstünlüğü, sivil haklar gibi alanlarda gözle görülür bir gerileme olmaması şaşırtıcı olacaktır” değerlendirmesi yapılıyor.

Türkiye, UNDP’nin bu yılki İnsani Gelişme Endeksi’nde 54., CATO’nun 2020 İnsani Özgürlük Endeksi’nde ise 119. sırada yer alıyor. 

İlgili Haberler

En Çok Okunanlar