Elektrikli şarj istasyonları gelir modeli mi oluyor?

Elektrikli Araç Şarj İstasyonları: Site ve Apartmanlarda Hukuki ve Finansal Sorunlar Kapıda

Elektrikli araçların hızla yayılmasıyla birlikte, toplu yaşam alanlarında şarj istasyonları kurulumuna dair hukuki anlaşmazlıklar artıyor. Ortak alan elektriği üzerinden yapılacak tüketim, kat maliklerinin onayına ve genel kurul kararına bağlı.
2024 yılında Türkiye’de satılan 100 otomobilden 11’i elektrikli oldu. Elektrikli araçlara artan talep ile birlikte, şarj istasyonları sektörü de elektrikli araçların ihtiyaç duyduğu enerji ihtiyacını karşılamak için yoğun mesai harcıyor. Elektrikli şarj istasyonlarının kurulum maliyetinden, 1 şarj ile kaç km menzil yapılabileceğine, sitelerin otoparklarına kurulan şarj istasyonlarının bir gelir modeline dönüştürülüp, dönüştürülemeyeceğine dair sorular ise en çok merak edilenler arasında yer alıyor…
Elin Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Arda Yalı, elektrikli şarj istasyonlarının site ve otoparklarda konumlanmasının, hem elektrik maliyetinin düşük olması hem de ulaşılabilir olması nedeniyle konforlu bir seçenek olduğuna dikkat çekti.
Elektrikli şarj istasyonlarının evlere yaklaşık kurulum maliyetinin 40.000 TL olduğunu ifade eden Yalı, “1 şarj ile yaklaşık 300 km menzil yapılabileceğini düşürsek, ayda 1.200 km yapan bir kişi için 4 şarj eder” dedi.

ŞARJ İSTASYONU SEÇERKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ?
Şarj istasyonu seçerken dikkat edilmesi gerekenlere de değinen Yalı, “Öncelikle konutlarda kullanılacak şarj istasyonlarında, konuta ait elektrik panosunun gücüne uygun şarj istasyonu seçilmeli veya elektrik panosu tadil edilmelidir. Bu işlemi yetkin firmalar tarafından yapıldığında herhangi bir risk teşkil etmeyecektir” ifadelerine yer verdi.
Elektrikli şarj istasyonlarının yaygınlaşmasının çevre için olumlu bir adım olmadığını ifade ede Yalı, “Tüketilen elektriğin yenilenebilir enerji kaynaklarından üretilmesi ile çevreye olumlu bir etkiden bahsedebiliriz” dedi.
Günümüzde elektrikli araç kullanımının hızla arttığına dikkat çeken uzmanlar, toplu yaşam alanlarında kurulan elektrikli araç şarj istasyonlarıyla ilgili önemli uyarılarda bulunuyor. Site ve apartman yönetimlerinin bu alandaki kararları, kat malikleri arasında hukuki ve finansal tartışmalara yol açabilir.
OLUŞABİLECEK AKSAKLIKLARDAN KAT MALİKİ Mİ SORUMLU?
Tesis Yöneticileri Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Yahya Sağır elektrikli şarj istasyonları kurulurken, işleyen süreci değerlendirdi.
“Elektrikli araç şarj istasyonlarını kurarken, son çıkan yönetmelikte de bahsedildiği üzere, özel tahsisli alanı yani tapuda kaydı olan otopark alanı eklenti olarak, kişinin tapusunda kayıtlı ise yönetim kuruluna sormadan şarj istasyonu kurabilir. Yalnız bunu kurarken de mevcut, ilgili elektrik kurumundan, binanın yani bütün siteyi apartmanın gücünün gerekli istasyon kurulumuna gerekli olup olmadığın raporunu almakla yükümlü.”
Sağır, rapor alınmadığı ve istasyon kurulumu yapıldığı durumlarda oluşabilecek aksaklıklardan kat malikinin sorumlu olduğunu söyledi.
Elektrikli şarj istasyonlarının kurulumu ve işletilmesi, site veya apartman yönetimlerinin genel kurulunda alınacak bir karara dayandığını ifade eden Sağır, “Bunun haricinde yönetim kurulunun kendi arasında vermiş olduğu bir karar hiçbir şekilde geçerli olmayacağı gibi, bununla ilgili kat malikleri gerekirse Sulh Hukuk Mahkemesi’ne dava açabilirler” dedi.
Ortak alan elektriğinin site/ apartman aidatlarından karşılandığını söyleyen Sağır, “Buradaki şarj ünitelerinde kullanılacak olan elektrik gücü ortak alandan karşılanacağından bununla ilgili kat malikleri Sulh Hukuk Mahkemeleri’ne dava açma hakları var. Bir kat maliki, kendi kullanımı ile ilgili şarj istasyonu kurdu. Bunu diğer kat maliklerine kiraya verebilir mi? Hayır veremez. Bunun da genel kurulda görüşülüp, karara bağlandıktan sonra, bu uygulama yapılabilir. Uygulamaya uymayan kat maliki için, gerek site yönetimi, gerekse konutta yaşayan herhangi bir kat maliki bununla ilgili dava açma hakkına sahiptir”

“CİRO YA DA KAR PAYI ÜZERİNDEN ANLAŞMA SAĞLAYABİLİRLER”
360 Enerji Yönetim Kurulu Üyesi Şeref Soner Cömert ise, sitelerde elektrikli şarj istasyonları kurulumunun gelir modeline dönüşebileceğine dikkat çekti.
“Site yönetimleri EPDK'nın lisans olarak verdiği şarj ağ işletmeciliği lisansına sahip firmalarla anlaşarak sitelerine kurulum yaptırabiliyorlar. Ve bu şekilde aylık tüketimler üzerinden, ciro ya da kar payı üzerinden bir anlaşma sağlayabiliyorlar.”
Cömert ayrıca, elektrikli araçların konutlarda gerekli altyapı olmadan şarj edilmesinin beraberinde getirdiği riskleri de değerlendirdi. “En hafif risk anlaşma gücünün üzerinde, bir güç tüketiminden dolayı cezai işlem uygulanmasıdır. Her abonenin bir anlaşma gücü mevcut. Elektrikli araç şarj istasyonu kurulumu ile beraber, genelde bu anlaşma güçlerinin aşımı ile karşılaşıyoruz ve bunun da bir cezai işlemi oluyor. Buradaki en büyük risk ise şudur. Gerekli alt yapı donanımları kurallara uygun yapılmadığından, kablo çaplarına uyulmadığından ve kalitesiz bağlantılardan dolayı yangın riskleridir. En fazla başımıza gelen sıkıntı da budur. Son zamanlarda medyada da gördüğünüz üzere, araçların yanması ya da otoparklardaki yangın çıkma riski bu sebepten kaynaklanmaktadır.”


