Emre Alkin rakamlarla anlattı: Konkordato başvurularındaki artış ne anlama geliyor?

EKOTÜRK ekranlarında yayımlanan “Günün Yorumu” programında konuşan ekonomist Prof. Dr. Emre Alkin, ekonomi yönetiminin uyguladığı politikaların reel sektör üzerindeki etkilerine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
EKONOMİ YÖNETİMİNDE YENİ DÖNEM ELEŞTİRİSİ
Prof. Dr. Emre Alkin, 2023 yılının ortasında ekonomi yönetiminde yaşanan değişimle birlikte farklı bir söylem ve yaklaşımın benimsendiğini ifade etti. Yeni dönemde göreve gelen isimlerin, önceki politikaları “rasyonel olmayan” olarak nitelendirdiğini hatırlatan Alkin, bu söylemin kamuoyunda ciddi bir kırılma yarattığını belirtti.
Ekonomi politikalarında “daha rasyonel” bir sürece girildiği yönündeki mesajların ardından, özellikle Merkez Bankası kanadından yapılan açıklamaların ve yayımlanan analizlerin geçmiş dönemi eleştiren bir çerçevede şekillendiğini vurguladı.
KONKORDATO RAKAMLARINDA ÇARPICI ARTIŞ
Alkin, reel sektörün en önemli göstergelerinden biri olan konkordato başvurularına dikkat çekerek yıllar itibarıyla önemli veriler paylaştı.
2018 yılında 1551 olan başvuru sayısının, 2019’da 3691 ile zirveye ulaştığını hatırlatan Alkin, pandemi etkisiyle 2020’de 2107’ye, 2021’de 1914’e ve 2022’de 1587’ye kadar gerilediğini söyledi.
2023 yılında ise 1516 seviyesine kadar düşen başvuruların, uygulanan ekonomi politikalarının etkisiyle yeniden sert bir yükseliş trendine girdiğini belirtti.
“2024 yılında konkordato başvuruları 6361 ile tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı.”
“Uygulanan kur ve faiz politikaları sonucunda konkordato sayısı kısa sürede iki katından fazla artış gösterdi.”
Yeni yılın henüz başında olmasına rağmen başvuru sayısının 1538’e ulaştığını ifade eden Alkin, bu tablonun reel sektör açısından alarm verdiğini dile getirdi.
GÜNÜN YORUMU
⏳Prof. Dr. @emrealkin1969 her gün 5 dakikada gündemi yorumluyor. pic.twitter.com/VxQdf9Mbt8 — EKOTÜRK (@Ekoturktv) April 7, 2026
SEKTÖRLERDE RİSK HARİTASI DEĞİŞİYOR
Konkordato verilerine göre en riskli sektörleri de sıralayan Alkin, özellikle üretim ve sanayi odaklı alanlarda ciddi bir bozulma yaşandığını söyledi.
İnşaat sektörünün ilk sırada yer aldığını belirten Alkin, onu tekstil, metal ürünleri, gıda, mobilya ve tarım sektörlerinin takip ettiğini ifade etti. Ayrıca akaryakıt istasyonları, plastik sanayi, giyim ve lojistik sektörlerinde de ciddi kırılganlıklar gözlendiğini aktardı.
“Sanayi ve ticaretin yoğun olduğu alanlarda yaşanan bu tablo, ekonomide yapısal bir sorun olduğuna işaret ediyor.”
İLLERE GÖRE DAĞILIM: SANAYİ MERKEZLERİ ZORLANIYOR
Verilerin şehir bazlı dağılımına da değinen Alkin, en fazla konkordato başvurusunun İstanbul’da gerçekleştiğini söyledi. İstanbul’u Ankara, İzmir ve Kocaeli’nin izlediğini belirten Alkin, bu durumun sanayi ve ticaretin yoğun olduğu bölgelerdeki baskıyı açıkça ortaya koyduğunu ifade etti.
Bursa, Tekirdağ, Antalya, Denizli, Konya ve Balıkesir gibi üretim merkezlerinin de üst sıralarda yer alması, ekonomik sıkıntının ülke geneline yayıldığını gösteriyor.
EKONOMİDE GÜVEN SORUNU VE BEKLENTİLER
Alkin, ekonomi yönetiminin uyguladığı politikaların süresinin uzaması halinde Türkiye ekonomisinin daha fazla zarar görebileceği uyarısında bulundu.
Özellikle yurt dışı temaslarda verilen mesajların piyasalarda farklı algı oluşturduğunu ifade eden Alkin, bu durumun güven sorununu derinleştirebileceğini söyledi.
Ekonomide toparlanma beklentilerinin giderek zayıfladığını belirten Alkin, mevcut politikaların etkilerinin daha net şekilde hissedilmeye başlandığını vurguladı.


