Haberler

Fed toplantısı için geri sayım başladı: Faiz indirimi mi, siyasi kriz mi daha ağır basacak?

Fed toplantısı için geri sayım başladı: Faiz indirimi mi, siyasi kriz mi daha ağır basacak?

ABD Merkez Bankası (Fed), 16-17 Eylül’de gerçekleşecek Para Politikası Komitesi (FOMC) toplantısına siyasi baskılar, yargı süreçleri, zayıflayan istihdam verileri ve karışık ekonomik göstergeler eşliğinde giriyor. Bu toplantı, Fed’in bağımsızlığının şimdiye kadar hiç olmadığı kadar sorgulandığı bir döneme denk geliyor.

TRUMP’IN FED ÜZERİNDEKİ BASKISI

ABD Başkanı Donald Trump, Fed Başkanı Jerome Powell’a yönelik sert eleştirilerini sürdürüyor. Trump, Powell’ın faiz indirimlerinde geç kaldığını ve yetersiz kaldığını iddia ediyor. Hazine Bakanı Scott Bessent ise yeni Fed başkanı için adaylarla mülakat sürecini başlattı. Bessent’in Trump’a kısa süre içinde 3-4 isim sunması bekleniyor.

Trump’ın baskısının bir diğer yansıması da Fed Yönetim Kurulu üyesi Lisa Cook hakkındaki dava oldu. Trump’ın açtığı “mortgage dolandırıcılığı” davasına rağmen, mahkeme Cook’un görevden alınmasını engelleyen bir tedbir kararı verdi. Cook, tüm bu baskılara rağmen Eylül toplantısına katılacağını açıkladı.

YENİ İSİMLER GÜNDEMDE

FOMC toplantısı öncesinde gözler, Ekonomi Danışmanları Konseyi Başkanı Stephen Miran’ın Senato tarafından onaylanıp onaylanmayacağına çevrildi. Onaylanması halinde Miran, toplantı başlamadan kısa süre önce Fed yönetiminde yemin ederek görevine başlayacak. Bu gelişme, karar sürecinde yeni bir belirsizlik yaratıyor.

Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde, Trump’ın Fed üzerindeki girişimlerini sert bir dille eleştirerek bunun küresel ekonomi için ciddi riskler oluşturduğunu söyledi. İngiltere Merkez Bankası Başkanı Andrew Bailey de bağımsızlığın zedelenmesinin finansal sistem için “çok ciddi bir tehdit” olacağını belirtti. Uluslararası liderlerin bu sert uyarıları, piyasalarda endişeyi artırıyor.

FAİZ KARARINDA BEKLENTİLER

Piyasalar Fed’den 25 baz puanlık faiz indirimi bekliyor. Ancak işgücü piyasasındaki zayıflama ve güvercin üyelerin baskısı, kararın 50 baz puana çıkabileceği ihtimalini gündeme taşıyor. Bu, Aralık 2024’ten bu yana ilk faiz indirimi olacak. Fed’in güncel ekonomik projeksiyonları ve “nokta grafiği” de piyasaların yönü açısından kritik önem taşıyor.

Son veriler işgücü piyasasında ciddi bir zayıflamaya işaret ediyor. Tarım dışı istihdam sadece 22 bin kişi artarken, işsizlik başvuruları 263 bine çıkarak son 4 yılın zirvesine ulaştı. Ağustos’ta enflasyonun %3,1 seviyesinde kalması ise “stagflasyon” riskini gündeme getirdi. Tüketici güveninin de hızla bozulması Fed’in kararını daha da karmaşık hale getiriyor.

İlgili Haberler

En Çok Okunanlar