Fed’den dikkat çeken SVB açıklaması: BowBowman’dan kapsamlı reform çağrısı

ABD Merkez Bankası (Fed) Denetimden Sorumlu Başkan Yardımcısı Michelle Bowman, Silicon Valley Bank’ın (SVB) 2023’teki çöküşüne ilişkin yeni incelemenin bankacılık denetimlerinde kapsamlı değişiklik ihtiyacını ortaya koyduğunu açıkladı.

Fed tarafından yaptırılan bağımsız inceleme, SVB’nin iflasından önce denetim makamlarının önemli finansal risklere zamanında müdahale edemediğini gösterdi. Raporda, yetkililer arasındaki belirsizlik ve hesap verebilirlik eksikliğinin sorunların giderilmesini geciktirdiği belirtildi. Bowman, denetim sisteminin idari süreçlerden çok finansal istikrarı tehdit eden risklere odaklanması gerektiğini vurguladı.

SVB’nin çöküşünden önce 54 uyarı yapıldı

Mart 2023’te faaliyetleri sona eren California merkezli Silicon Valley Bank, o dönemde ABD tarihinin en büyük ikinci banka iflası olarak kayıtlara geçmişti.

Bowman’ın talebiyle hazırlanan bağımsız değerlendirmeye göre düzenleyici kurumlar, 2020-2022 döneminde bankaya toplam 54 resmi uyarıda bulundu. Ancak bu uyarıların büyük bölümü teknoloji altyapısı, operasyonel riskler ve mevzuata uyum konularına yönelikti.

İnceleme, denetçilerin bankanın faiz oranlarına duyarlılığını azaltması ve mevduat sahiplerini çeşitlendirmesi için yeterince etkili adımlar attırmadığını ortaya koydu.

Raporda, denetim faaliyetlerinin kritik finansal risklerden uzaklaşmasının bankanın çöküşü öncesindeki müdahale sürecini zayıflattığı değerlendirildi.

Fed’den bankacılık denetiminde yeni yaklaşım

Bangkok Ekonomi Festivali için hazırladığı konuşmada Bowman, mevcut denetim uygulamalarının yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirtti.

Denetim sisteminin modernleştirilmesinin daha az kontrol anlamına gelmediğini ifade eden Bowman, asıl hedefin kaynakları finansal sistem açısından en önemli alanlara yönlendirmek olduğunu söyledi.

Fed yetkilisi, bankaların güvenliğini ve mali sağlamlığını tehdit eden unsurların öncelikli olarak ele alınması gerektiğini vurguladı. İdari işlemlere aşırı kaynak ayrılmasının kritik risklerin zamanında belirlenmesini zorlaştırabileceğine dikkat çekti.

Küresel düzenleyici kurumlara çağrı

Bowman, bankacılık denetimlerinde risk odaklı yaklaşımın yalnızca ABD ile sınırlı kalmaması gerektiğini belirterek uluslararası kuruluşlara da benzer değişiklikler yapma çağrısında bulundu.

Basel Bankacılık Denetim Komitesi ile Finansal İstikrar Kurulunun (FSB) çalışmalarında sistem açısından belirleyici risklere ağırlık vermesi gerektiğini ifade etti.

Bowman, uluslararası düzenleyici kuruluşların güvenilirliğini koruyabilmesi için finansal istikrarı doğrudan etkileyen tehditlere öncelik vermesinin zorunlu olduğunu belirtti.

Denetim kaynaklarının düşük öncelikli uygulamalara yönlendirilmesinin daha önemli sorunlarla mücadeleyi güçleştirdiğini kaydetti.

FSB bankacılık kurallarını yeniden değerlendiriyor

Küresel finansal istikrarın korunmasından sorumlu FSB, hafta başında bankacılık düzenlemelerindeki verimsizliklerin giderilmesi amacıyla yeni bir çerçeve üzerinde uzlaşma sağlanması çağrısında bulundu.

Aylar süren müzakerelerin ardından şekillenen yaklaşım, düzenleyici uygulamaların etkinliğini artırmayı ve finansal risklerin daha doğru değerlendirilmesini hedefliyor.

Söz konusu düzenlemenin hazırlanmasında, Bowman’ın başkanlık ettiği FSB komitesinin yürüttüğü görüşmeler belirleyici rol oynadı.

Yeni yaklaşım kapsamında bankacılık sektörünü ilgilendiren düzenlemelerin riskler üzerindeki etkisinin yeniden değerlendirilmesi gündemde bulunuyor.

ABD’de banka sermaye kuralları tartışılıyor

ABD Başkanı Donald Trump tarafından göreve getirilen Bowman ve diğer bankacılık denetim yetkilileri, büyük bankalara uygulanan bazı düzenlemelerin hafifletilmesini savunuyor.

Gündemdeki değişiklikler arasında bankaların olası zararları karşılamak amacıyla bulundurmak zorunda olduğu sermaye tamponlarının azaltılması ve denetim kapsamının daraltılması bulunuyor.

Düzenlemelerin gevşetilmesini destekleyenler, mevcut yükümlülüklerin hafifletilmesinin ekonomik büyümeyi destekleyebileceğini ve ABD bankalarının rekabet gücünü artırabileceğini belirtiyor.

Karşıt görüşü savunanlar ise sermaye ve denetim şartlarının gevşetilmesinin bankaların daha fazla risk üstlenmesine neden olabileceği ve finansal sistemin dayanıklılığını zayıflatabileceği uyarısında bulunuyor.