Fitch: İran savaşı Avrupa ekonomisini baskılamayı sürdürecek

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, ABD-İran savaşının enerji fiyatları üzerinden yarattığı etkinin, Hürmüz Boğazı’nın kısa sürede yeniden açılsa bile gelişmiş Avrupa ekonomileri üzerinde baskı oluşturmaya devam edeceğini bildirdi.

Fitch’in yayımladığı raporda, Avrupa’da özellikle yatırım yapılabilir seviyenin altındaki ihraççılar için görünümün kırılgan olduğu belirtilirken, bölge genelinde negatif görünüm verilen notların pozitif görünümlü notlardan daha fazla olmasının kredi notu eğilimleri açısından risk oluşturduğu ifade edildi.

Büyüme yavaşlayacak, enflasyon yükselecek

Kuruluş, 2026-2027 dönemine ilişkin makroekonomik beklentilerini yılın ilk yarısında aşağı yönlü revize etti. Raporda, ABD-İran savaşının ikinci çeyrekte enerji fiyatlarında yarattığı şok nedeniyle gelişmiş Avrupa ülkelerinde enflasyonun daha yüksek, ekonomik büyümenin ise daha zayıf gerçekleşmesinin beklendiği kaydedildi.

Fitch’in temel senaryosu, Hürmüz Boğazı’nın 2026’nın üçüncü çeyreğinde kademeli olarak yeniden açılacağı yönünde olsa da, ABD ile İran arasında yaşanan son çatışmaların daha uzun süreli bir aksama riskini artırdığı vurgulandı.

Avrupa’nın görünümü bozuldu

Kuruluşun 2026 yılı ortası Avrupa sektör ve varlık performansı güncellemesine göre, 2025 sonundan bu yana 13 sektör görünümü kötüleşti. Bu kapsamda Batı Avrupa devletlerine ilişkin görünüm de “nötr”den “kötüleşiyor” seviyesine çekildi.

Öte yandan, ikinci çeyrekte pozitif görünüme sahip ihraççıların oranı gerilerken, sıkılaşan finansman koşullarına rağmen yılın ilk yarısında kredi notu indirimlerinde belirgin bir artış görülmedi. Fitch, bunu enerji şokunun temel senaryoda geçici olacağı beklentisi ve mevcut kredi notu tamponlarıyla ilişkilendirdi.

Jeopolitik riskler sürüyor

Raporda, Avrupa’nın yalnızca ABD-İran gerilimiyle değil, Rusya kaynaklı güvenlik riskleriyle de karşı karşıya olduğu belirtildi. Özellikle Doğu Avrupa ülkeleri açısından bu risklerin kredi notu değerlendirmelerinde önemli rol oynadığı ifade edilirken, Rusya tehdidine ilişkin algının güçlenmesi ve ABD’nin baskısıyla Avrupa ülkelerinde savunma harcamalarının arttığı, bunun da bütçe açıkları ve kamu borcu görünümünü olumsuz etkilediği kaydedildi.