Fitch Türkiye için alarm verdi: Dış finansman ihtiyacı artıyor, riskler derinleşiyor

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Türkiye’nin borçlanma piyasasının (DCM) önümüzdeki dönemde güçlü ivmesini koruyarak 2026 yılında 550 milyar dolarlık bir hacme ulaşabileceğini öngördü. 2025’in üçüncü çeyreği itibarıyla DCM hacmi, yıllık bazda %19,5 artış kaydederek 505 milyar dolar seviyesini geride bıraktı. Bu artışta, yüksek dış finansman ihtiyacı, yaklaşan borç vadeleri ve fonlama kaynaklarının çeşitlendirilmesi yönündeki politikalar etkili oldu.

Fitch’e göre, dış borç geri ödemelerinin artması ve yerli yatırımcı tabanının genişlemesi, 2026’ya giden süreçte piyasanın derinleşmesine katkı sağlayacak. Ancak analistler, kur ve faiz oynaklıklarının, yüksek enflasyonun ve dış likidite daralmalarının piyasadaki risk algısını canlı tuttuğuna dikkat çekiyor.


SUKUK PİYASASI REKOR KIRDI
Fitch Ratings’in İslami Finans Küresel Başkanı Bashar Al Natoor, Türkiye’nin sukuk (İslami borçlanma aracı) piyasasının 2025’in ilk dokuz ayında rekor büyüme kaydettiğini belirterek, “Sukuk piyasası üçüncü çeyrekteki güçlü ihraçlarla geleneksel tahvil piyasasının önüne geçti” değerlendirmesinde bulundu.

Sukuk hacmi, yıllık bazda %35,9 artarak 39,4 milyar dolara yükseldi. Bu oran, tahvil piyasasındaki %18,3’lük büyümenin neredeyse iki katına denk geliyor. Fitch verilerine göre, Türkiye’deki 17,4 milyar dolarlık ABD doları cinsinden sukukun %91’i derecelendirilmiş durumda. Bunların %95’i “BB-” notuna sahip; %97,1’i durağan, %2,9’u ise pozitif görünümde.

Sukuk ihraçları, 2025’in ilk dokuz ayında 12,8 milyar dolara ulaşarak 2024’ün tamamını %8,9 oranında geride bıraktı. Bu sonuçla, sukukun DCM içindeki payı %9,4’ten %11,4’e yükseldi.

YATIRIMCI DAĞILIMINDA DENGE DEĞİŞİYOR
Türkiye’nin borçlanma piyasasında yerli yatırımcılar belirleyici konumunu koruyor. Yerli bankalar, devlet borçlanma araçlarının %62’sini portföylerinde bulundururken, yabancı yatırımcıların payı 2025’in dokuzuncu ayı sonunda %7,1’e geriledi (2024: %9,9; 2023: %1,9). Bu durum, küresel belirsizliklerin ve gelişmekte olan ülkelere yönelen sermaye akımlarındaki temkinli duruşun yansıması olarak değerlendiriliyor.

Borçlanma araçları ihracı, 2025’in ilk dokuz ayında %19,2 artışla 112,3 milyar dolara çıktı. DCM’deki işlemlerin yaklaşık üçte ikisi Türk lirası cinsinden gerçekleşirken, geri kalan kısmın büyük bölümü ABD doları üzerinden yapıldı.

Analistler, Türkiye’nin borçlanma stratejisinde 2026’ya doğru daha fazla çeşitlendirme, daha uzun vadeli finansman ve sürdürülebilir borçlanma araçlarına yönelim olacağını vurguluyor.

2026’YA GİDERKEN RİSKLER VE FIRSATLAR
Fitch, önümüzdeki dönemde Türkiye’nin borçlanma piyasasında büyümenin devam edeceğini, ancak bunun istikrarlı bir makroekonomik çerçeveyle desteklenmesi gerektiğini belirtti. Kur dalgalanmaları, yüksek enflasyon ve jeopolitik gerginlikler gibi unsurların, yatırımcı güvenini etkileme potansiyeli taşıdığı ifade edildi.

Buna karşın, güçlü bankacılık sistemi, artan sukuk ihraçları ve kamu borç yönetiminde çeşitlendirme politikaları, Türkiye’nin DCM büyümesini destekleyen temel unsurlar arasında yer alıyor. Fitch’e göre, özellikle sürdürülebilir finansman (yeşil tahviller, ESG sukuk) alanında atılacak adımlar, Türkiye’nin borçlanma piyasasında yeni bir büyüme dalgası yaratabilir.