Harvard, öğrenci kabul yasağına karşı hukuki mücadele başlattı

ABD’nin önde gelen yükseköğretim kurumlarından Harvard Üniversitesi, Trump yönetiminin üniversitenin uluslararası öğrenci kabulünü durdurma kararına karşı Boston’daki federal mahkemede dava açtı. Dilekçede, kararın anayasal hakları ihlal ettiği ve öğrenciler ile üniversite üzerinde "yıkıcı etkiler" yaratacağı savunuldu.
Harvard, üniversite nüfusunun dörtte birini oluşturan 7 binden fazla yabancı öğrencinin eğitim hakkının tehdit altında olduğunu belirtti. Dava dilekçesinde ayrıca İç Güvenlik Bakanlığı’nın kararının durdurulması için mahkemeden geçici yasaklama kararı isteneceği duyuruldu.
İç Güvenlik Bakanı Noem: “Sertifika İptal Edildi”
ABD İç Güvenlik Bakanı Kristi Noem, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, Harvard Üniversitesi’nin Öğrenci ve Değişim Programı sertifikasının “derhal geçerli olmak üzere” iptal edildiğini bildirdi. Noem, üniversiteyi “kampüste şiddet ve antisemitizmi teşvik etmek” ile suçlarken, Çin Komünist Partisi ile bağlantı iddialarını da gündeme getirdi.
“Yabancı Öğrenci Alımı Hak Değil, Ayrıcalık”
Trump yönetimi, üniversitelerin yabancı öğrenci kabulünün bir hak değil, ayrıcalık olduğunu savunuyor. Noem, Harvard’ın “yasalara uymadığı” için cezalandırıldığını belirtirken, üniversitenin protestolara karşı yeterli önlemi almadığını ileri sürdü.
Trump-Harvard Gerilimi Derinleşiyor
Trump yönetimi, Harvard da dahil olmak üzere bazı üniversitelerin kampüs protestoları ve "çeşitlilik ve kapsayıcılık" politikaları nedeniyle federal fonlarını kesmekle tehdit etmişti. Bu kapsamda Harvard’a sağlanan 2,2 milyar dolarlık fon ve 60 milyon dolarlık sözleşme bedeli dondurulmuştu.
Üniversiteden Tepki: “Yasalara Uygun Davranıyoruz”
Harvard Üniversitesi, öğrenci kabul süreçlerinde ve kampüs yönetiminde Amerikan yasalarına ve üniversite özerkliğine uygun davrandığını belirtiyor. Üniversite yetkilileri, alınan kararların akademik özgürlüğe darbe niteliğinde olduğunu vurguluyor.
Harvard’ın açtığı dava, Trump yönetiminin eğitim politikalarına karşı ciddi bir anayasa mücadelesine dönüşebilir. Davanın sonucu, hem uluslararası öğrencilerin geleceği hem de üniversite özerkliği açısından emsal teşkil edecek nitelikte.


