Hazine ve Maliye Bakanlığı, yazılı bir basın açıklaması yaparak, başta enflasyon ve döviz kuru olmak üzere bazı ekonomi başlıklarında yürütülen Türkiye Ekonomi Modeli çerçevesinde hızlı ve çözüm odaklı adımlar atmaya devam edeceklerini bildirdi.
Hazine ve Maliye Bakanlığı'ndan yapılan açıklama şu şekilde:
"Dünyanın sayılı büyük ekonomileri arasında yer alan Türkiye, serbest piyasa ekonomisi
ilkelerini esas alarak güçlü temeller üzerinde yükselmeye devam etmektedir. Ekonomimizin
yakaladığı güçlü ve dengeli büyüme performansının daim kılınması hedeflenmektedir.
Geride kalan 20 yıllık süreçte, başta kamu maliyesi ve bankacılık sektörü olmak üzere elde
ettiğimiz kazanımlar, ekonomimizin bu sağlam duruşunu desteklemektedir. Kamu
maliyesinde sağlanan disiplinin oluşturduğu imkânlar, zorlu dönemlerde ekonomimiz için
bir manevra alanı olarak kullanılmaktadır.
Bankacılık sektörümüzün sağlam ve istikrarlı yapısı ise özel sektörümüzün ve
hanehalkımızın ihtiyaç duyduğu finansmanın kesintisiz ve daha da önemlisi uygun
koşullarda sağlanmasına aracı olmaktadır.
Güçlü sanayi altyapısı ile dinamik ve zorlu koşullara kolay adapte olabilen özel sektörümüz
de büyüme ve kalkınma hedeflerimizi birer birer yakalamamızda kuşkusuz bizlere önemli
bir destek vermektedir.
Yakın geçmişte tüm dünyayı etkileyen birçok ekonomik zorluktan ülkemiz de etkilenmiştir.
Bu sıkıntılı dönemlerin başında 2008 küresel finansal krizi ve onu takip eden 2011 Avrupa
borç krizi akla gelmektedir. Türkiye ekonomisi tüm bu dönemlerden, dış şoklara karşı olan
direnci sayesinde başarı ile büyüyerek ve daha da güçlenerek çıkmıştır.
Yakın dönemde salgının dünya üzerinde bıraktığı etkiler henüz tam anlamıyla
silinememişken yakın coğrafyamızdaki savaşın küresel ekonomiyi çok daha zorlu bir sürece
taşıdığını birlikte deneyimliyoruz. İçinden geçtiğimiz bu sıkıntılı döneme rağmen
uyguladığımız politikalar ile bu süreci de başarıyla atlatacağımızdan şüphemiz
bulunmamaktadır.
Türkiye ekonomisinin bir serbest piyasa ekonomisi ve kambiyo rejiminin ise liberal olduğunu
sorgulamak ve sorgulatmak için bir kısım çevreler eline geçen tüm fırsatları ne yazık ki
pervasızca kullanmaya devam etmektedir. Son 6 yıldan bu yana ekonomimizde çeşitli
olağanüstü tedbirlerin uygulanacağına dair bu spekülasyonlar, kasıtlı olarak ortaya atılmakta ve bizim değişmez ve vazgeçilmez serbest piyasa koşulları ilkelerimiz
sorgulanmaya çalışılmaktadır.
Bugün tüm dünyanın özellikle enerji ve tedarik zincirlerindeki aksamalar kaynaklı
nedenlerden oluşan enflasyon problemi Türkiye özelinde olabildiğince karamsar
senaryolara dönüştürülmeye çalışılmaktadır. Yaklaşık 10 trilyon TL büyüklüğündeki Türkiye
ekonomisinin başarısını dönemsel birkaç veri ile gölgelemeye çalışmak ekonomiye ve
potansiyelimize kelimenin tam anlamıyla haksızlıktır.
Kısa vadeli çıkarlara odaklananların son 20 yıldır risk dediği her faktörü ülkemiz kısa bir süre
sonra fırsata çevirmeyi başarmıştır. Bugünlerde de rasyonel olmayan söylemler eşliğinde
döviz fiyatlarına dair spekülatif ve asılsız iddialarda bulunmaya devam edildiğini
görmekteyiz.
Yakın bir süre önce kısa vadeli çıkarlarının peşinde koşanların oluşturduğu tedirginlik ortamı
sonrasında, 20 Aralık 2021’de, spekülasyonla şişirilmiş döviz kurunun bir günde ne kadar
düştüğünü tüm dünya tecrübe etmiş durumdadır. Bu bağlamda tüm vatandaşlarımızın bu
tecrübeyi unutmayarak bazı kesimlerin manipülatif çıkarlarını gerçekleştirmelerine imkân
vermeden sağduyulu olmasında büyük fayda vardır.
Biz, vatandaşlarımızın bu art niyetli felaket tellallarına prim vermek yerine ülkemizin,
milletimizin ve çocuklarımızın geleceğine yönelik gayretlerini devam ettireceklerine olan
inancımızı bir gün bile azaltmadık.
Bu bağlamda başta
enflasyon ve döviz kuru olmak üzere gündemimizde yer alan bazı
ekonomi başlıklarında, ekonomi yönetimimiz Türkiye Ekonomi Modeli çerçevesinde, hızlı ve
çözüm odaklı adımlar atmaya devam edecek olup; atacağımız yeni adımlar silsilesi bu
akşamdan itibaren Bakanlığımız ve ilgili kurumlarca kamuoyu ile paylaşılacaktır
.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur."