Hürmüz Boğazı krizi büyüyor: BAE, BM’den güç kullanma yetkisi istedi

Basra Körfezi ile Umman Denizi’ni birbirine bağlayan ve küresel enerji arzının kilit geçiş noktası olarak kabul edilen Hürmüz Boğazı’nda tansiyon giderek yükselirken, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) uluslararası kamuoyunu harekete geçirecek kritik bir adım attı. Abu Dabi yönetimi, boğazdaki güvenliğin yeniden tesis edilmesi için Birleşmiş Milletler’den (BM) güç kullanımını da kapsayan geniş yetkiler talep etti.
BAE’nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Mohamed Abushahab tarafından kaleme alınan ve BM Genel Sekreteri ile Güvenlik Konseyi başkanlığına iletilen resmi yazıda, bölgedeki deniz trafiğinin güvenliğinin sağlanmasının aciliyetine dikkat çekildi. Körfez’de artan risklerin sadece bölgesel değil, küresel ekonomik dengeleri de tehdit ettiği vurgulandı.
BM GÜVENLİK KONSEYİ’NE ACİL ÇAĞRI
BAE’nin diplomatik girişimi, özellikle son dönemde artan saldırılar ve deniz trafiğine yönelik tehditler sonrası geldi. Mektupta, Hürmüz Boğazı ve çevresinde ticari gemilerin serbest ve güvenli şekilde hareket edebilmesi için uluslararası müdahalenin kaçınılmaz hale geldiği ifade edildi.
“BAE, BM Güvenlik Konseyi’nden Hürmüz Boğazı’nda güvenli seyrüseferin sağlanması için acil ve etkili adımlar atılmasını talep etti.”
Başvuruda ayrıca BM Şartı’nın 7. Bölümü’ne açık şekilde atıf yapıldı. Bu kapsamda Konsey’in, barış ve güvenliği tehdit eden durumlara karşı askeri güç dahil olmak üzere geniş müdahale yetkisine sahip olduğu hatırlatıldı. Ekonomik yaptırımlar, diplomatik ilişkilerin askıya alınması ve deniz güvenlik operasyonları da seçenekler arasında sıralandı.
ASKERİ OPERASYON VE DENİZ GÜCÜ SEÇENEĞİ
BAE’nin önerdiği model, doğrudan yeni bir BM misyonu kurulmasını içermese de, bölgedeki müttefik ülkelerin oluşturacağı deniz görev güçlerine uluslararası meşruiyet kazandırmayı hedefliyor. Bu durum, özellikle Körfez ülkeleri açısından askeri katılımın önünü açabilecek kritik bir zemin oluşturuyor.
“Planlanan adımlar, Hürmüz Boğazı’nda görev yapacak çok uluslu deniz gücüne diplomatik ve hukuki destek sağlamayı amaçlıyor.”
BAE, halihazırda bu tür bir deniz gücüne katılmaya hazır olduğunu açıklayan tek Körfez ülkesi olarak öne çıkıyor. Ayrıca ticari gemilere eskort sağlanması konusunda da aktif rol üstlenileceği belirtildi.
İRAN GERİLİMİ VE ENERJİ KRİZİ DERİNLEŞİYOR
Bölgede yaşanan son gelişmelerin merkezinde İran’ın stratejik hamleleri yer alıyor. Tahran yönetiminin, kritik enerji altyapılarına yönelik saldırıları ve Hürmüz Boğazı’ndaki geçişleri sınırlayan uygulamaları, küresel enerji piyasalarında ciddi dalgalanmalara yol açtı.
“Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapanması, petrol ve doğal gaz fiyatlarında sert yükselişlere neden olarak küresel piyasalarda şok etkisi yarattı.”
Enerji ticaretinin yaklaşık üçte birinin bu dar geçitten sağlandığı düşünüldüğünde, yaşanan kriz yalnızca bölgesel bir güvenlik sorunu olmaktan çıkıp küresel ekonomik istikrarı tehdit eden bir boyuta ulaştı.
KÖRFEZ ÜLKELERİ VE YENİ İTTİFAK ARAYIŞI
BAE ve Suudi Arabistan’ın, bölgede devam eden çatışmalar bağlamında ABD ve İsrail ile daha yakın bir askeri koordinasyon ihtimalini değerlendirdiği belirtiliyor. Bu gelişme, Orta Doğu’da yeni bir güç dengesi arayışının sinyali olarak yorumlanıyor.
Öte yandan, BM Güvenlik Konseyi’nin geçici üyelerinden Bahreyn’in, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına yönelik bir karar taslağı üzerinde çalıştığı öğrenildi. Tasarının, çok uluslu bir deniz gücüne resmi yetki verilmesini içermesi bekleniyor.


