Hürmüz kilitlendi, dünya nefesini tuttu: Trump acil plan peşinde

Basra Körfezi’ni açık denizlere bağlayan en kritik enerji geçitlerinden biri olan Hürmüz Boğazı’nda kriz dördüncü haftasına girerken, küresel petrol ve gaz arzı ciddi şekilde baskı altına girdi. Bölgedeki askeri gerilim ve karşılıklı tehditler, yalnızca Orta Doğu’yu değil, Asya’dan Avrupa’ya kadar uzanan geniş bir coğrafyayı doğrudan etkiliyor.
ABD yönetimi ve enerji ithalatçısı ülkeler, boğazdaki fiili kapanmanın yol açtığı arz daralmasına çözüm bulmak için yoğun diplomasi ve alternatif tedarik arayışına yönelmiş durumda.
TRUMP’TAN SERT ÜLTİMATOM, GERİLİM TIRMANIYOR
ABD Başkanı Donald Trump, deniz trafiğinin yeniden başlaması için İran’a 48 saatlik süre tanıdı. Aksi halde İran’ın enerji altyapısının hedef alınabileceğini açıklaması, krizi yeni bir aşamaya taşıdı.
Trump’ın bu çıkışı, Washington yönetiminin artan petrol fiyatları ve tıkanan ticaret yolları karşısında sabrının tükenmeye başladığını gösteriyor.
Tahran ise bu tehdide sert karşılık verdi. İran Silahlı Kuvvetleri, bölgedeki ABD ve İsrail’e ait enerji, iletişim ve su arıtma tesislerinin hedef alınabileceğini duyurdu.
HÜRMÜZ BOĞAZI: KÜRESEL ENERJİNİN CAN DAMARI
Normal şartlarda dünya deniz yoluyla taşınan petrol ticaretinin yaklaşık dörtte biri Hürmüz Boğazı’ndan geçiyor. Ancak son haftalarda yalnızca sınırlı sayıda geminin geçişine izin veriliyor. Bu gemiler genellikle İran bağlantılı, Çin’e ait ya da İran tarafından güvence altına alınmış tankerlerden oluşuyor.
Boğazın fiilen kapanması, küresel enerji piyasalarında şok etkisi yaratarak petrol fiyatlarını savaşın başlangıcından bu yana yaklaşık %55 yükseltti.
ABD’nin sigorta destekli geçiş planları, donanma eskortu önerileri ve müttefik ülkelerle koordinasyon girişimleri ise şu ana kadar beklenen sonucu vermedi.
ASYA ÜLKELERİ ALTERNATİF ARAYIŞINDA
Enerji ithalatının büyük bölümünü bu hat üzerinden sağlayan Asya ülkeleri, krizden en fazla etkilenen taraflar arasında yer alıyor. Hindistan, özellikle LPG tedarikinde ciddi sıkıntılar yaşarken alternatif sevkiyatlar için yoğun çaba sarf ediyor.
Yeni Delhi yönetimi, İran ile doğrudan temas kurarak deniz yollarının açık tutulmasının önemini vurguladı. Aynı zamanda farklı tedarikçilerle anlaşmalar yaparak arz açığını kapatmaya çalışıyor.
Pakistan’a giden bir petrol tankerinin geçişine izin verilmesi ve Türkiye’ye sınırlı geçiş onayı verilmesi, İran’ın kontrollü bir geçiş politikası izlediğine işaret ediyor.
JAPONYA VE GÜNEY KORE DENGE POLİTİKASI İZLİYOR
ABD ile güçlü ittifak ilişkileri bulunan Japonya ve Güney Kore ise oldukça hassas bir denge politikası yürütüyor. Japonya bağlantılı yaklaşık 45 geminin hâlâ bölgede beklediği belirtilirken, Tokyo yönetimi tek taraflı bir anlaşmaya sıcak bakmadığını açıkladı.
Asya’daki müttefik ülkeler, hem enerji arzını güvence altına almak hem de ABD ile ilişkilerini zedelememek arasında kritik bir denge kurmaya çalışıyor.
Güney Kore de benzer şekilde gelişmeleri yakından izlerken, olası bir İran anlaşmasının Washington ile ilişkileri zora sokabileceği değerlendiriliyor.
KÜRESEL EKONOMİ İÇİN KRİTİK SINAV
Hürmüz Boğazı’ndaki kriz, yalnızca bir bölgesel güvenlik sorunu olmaktan çıkmış durumda. Enerji fiyatlarındaki sert yükseliş, enflasyon baskısını artırırken küresel ticaret dengelerini de sarsıyor.
Uzmanlara göre, krizin uzaması halinde petrol arzında kalıcı değişimler yaşanabilir ve ülkeler enerji güvenliği stratejilerini yeniden şekillendirmek zorunda kalabilir.


