IMF KRİZE ÇÖZÜM İÇİN SDR TAHSİS ETMELİ Mİ?

Koronavirüs kaynaklı kriz nedeniyle dünya ekonomileri zor durumdayken, şimdiden 80 ülke IMF’nin kapısını çalmış durumda. Salgınla mücadele için 1 trilyon dolarlık kredi kapasitesini kullanmaya hazır olduğunu belirten IMF’nin, bazı düşük ve orta gelirli ülkelerin küresel finansal kriz zamanında uyguladıkları Özel Çekme Hakkı (SDR) dağıtımı yapmasına yönelik talepler de giderek artıyor.
ABD’nin önde gelen düşünce kuruluşu Brookings Enstitüsü de geçtiğimiz hafta IMF’ye, koronavirüs pandemisinin yarattığı krizle mücadele için en az 500 milyar dolarlık SDR tahsisi yapılması konusunda çağrıda bulunmuştu.
Söz konusu öneri müzakere edilmeye devam ederken, bazı analistler bu çözüme karşı çıkarak SDR tahsisinin COVID-19 kaynaklı finansal krizle mücadelenin bir parçası olmaması gerektiğini savunuyor. Brookings Enstitüsü, itirazların temel sebeplerini son raporunda değerlendirdi.
IMF Kotası
Öneriyi eleştirenlerin ilk argümanı IMF kotasına işaret ederken, tahsis edilecek SDR'lerin yalnızca bir kısmının gelişmekte olan ekonomilere gideceğini savunuyor. Raporda toplam rakamın beşte ikiden az bir kısmının bu ülkelere tahsis edileceği vurgulanırken, bunun çok düşük olduğu belirtilerek IMF kotalarında reform yapılması gerektiği hatırlatılıyor.
Raporda gelişmiş ülkelerin mevcut kriz sırasında gelişmekte olan ülkelere yapabileceği katkılara dikkat çekilirken, gelişmiş ülkelerin SDR'lerini ulusal para birimleriyle (dolar, euro veya uluslararası kabul gören diğer paralar) değiştirmeye hazır olmaları ve SDR'lerini kullanmayan ülkelerin, kurumun borç verme kapasitesini artırmak için IMF'ye ödünç verebileceği yeni bir mekanizma oluşturulması öneriliyor.
Rapora göre itirazlardan biri de SDR'leri kullanan ülkeler için bunun ek bir maliyeti olacağı ve bu maliyetlerin düşük gelirli ülkeler için bugün IMF'den sıfır faizle borçlanmaktan daha yüksek olacağı yönünde. Söz konusu çekince haklı bulunmakla birlikte, SDR kullanımının koşulsuz olması ve ülkelerin zorunlu bir IMF programından kaçınmasına izin vermesi nedeniyle yine de avantajlı olduğu vurgulanıyor.
"Benzeri görülmemiş kriz"
Brookings raporunun son bölümünde, IMF’nin bir kısmı zaten taahhüt edilmiş olan 1 trilyon dolarlık desteğinin kriz döneminde üyeleri desteklemek için yeterli olacağı tezi reddediliyor. “Daha önce benzeri görülmemiş bir küresel krizle karşı karşıyayız” denirken, 80 ülkenin şimdiden destek için IMF'nin kapısını çaldığı, kriz derinleştikçe bu rakamın artacağı uyarısı yapılıyor. Bu uyarı ışığında sağlık krizine müdahalenin mali krizlerden etkilenmemesi adına uluslararası toplumun desteği genişletmesi gerektiği çağrısı yineleniyor.
Brookings raporu, “COVID-19 zengin ve fakir ülkeler arasında ayrım yapmıyor ve virüs yok olana kadar hem insanların hem de küresel ekonominin sağlığını bozacak. Bu durum radikal kararlar almayı gerektiriyor. Her çözümün belli riskleri vardır, ancak büyük bir SDR tahsisinin krizle mücadelenin önemli bir parçası olduğunu düşünüyoruz” ifadeleriyle son buluyor.


