ING: Savaş Türkiye'de enflasyon ve cari denge risklerini artırıyor

ING’nin yayımladığı “Monitoring Turkey: Geopolitical shock increases risks” başlıklı raporda, şubat ayında gıda fiyatlarının etkisiyle yıllık enflasyonun geçici olarak yükseldiği, mart itibarıyla düşüş eğiliminin yeniden başlayacağı öngörülüyor. Ancak şubat verilerinin yüksek çıkması yıl boyunca enflasyon patikasını yukarı çekerek enerji fiyatları üzerinde baskı yaratıyor.
Bu nedenle hükümet, küresel petrol fiyatları veya kurdaki yükselişin rafineri fiyatlarını artırması halinde özel tüketim vergisini bu artışın %75’ine kadar azaltabilecek yeni bir düzenleme getirdi.
Raporda, Merkez Bankası’nın mart ayında politika faizini %37’de sabit tutacağı, yılın ilerleyen dönemlerinde ise temkinli indirimlerle %30’a kadar çekmesinin beklendiği ifade edildi. Ancak jeopolitik gelişmelerin riskleri yukarı yönlü artırdığı vurgulandı.
Merkez Bankası’nın yaptığı bir çalışmaya göre Brent petrol fiyatında 10 dolarlık artış, cari açığı 4-5 milyar dolar yükseltiyor. Bu çerçevede 2026 cari açık tahmini turizmde anlamlı bir etki olmaması varsayımıyla 32 milyar dolara revize edildi. Sermaye hesabında ise riskten kaçınma eğiliminin portföy girişlerini sınırlayabileceği, ancak şu ana kadar tepkinin ölçülü kaldığı belirtildi.
ING’nin değerlendirmesi, enerji fiyatlarındaki belirsizliklerin enflasyon ve cari denge üzerinde kritik bir risk unsuru olmaya devam ettiğini, para politikasında ise ihtiyatlı adımların süreceğini ortaya koyuyor.
ING’nin Türkiye ekonomisine ilişkin son projeksiyonları, büyümenin önümüzdeki iki yıl boyunca kademeli olarak hızlanacağını, enflasyonun ise düşüş eğilimine gireceğini gösteriyor.
Rapora göre, 2025’in son çeyreğinde %3,4 olan yıllık büyüme oranı, 2026 boyunca artarak %4,4’e ulaşacak. 2027’nin ikinci çeyreğinde ise %5 ile zirve yapması bekleniyor. Enflasyon ise 2025 sonunda %30,9 seviyesinde gerçekleşirken, 2026 sonunda %25’e, 2027’nin üçüncü çeyreğinde ise %19’a kadar gerileyecek.
Merkez Bankası’nın politika faizinin 2025 sonunda %38 olduğu, 2026’da kademeli indirimlerle %30’a, 2027’nin üçüncü çeyreğinde ise %25’e kadar düşeceği öngörülüyor. Üç aylık faiz oranı da benzer şekilde %40 seviyesinden %24’e kadar gerileyecek.
Tahvil piyasasında ise 10 yıllık getirilerin 2025 sonunda %28,9’dan 2027’nin üçüncü çeyreğinde %21,2’ye kadar düşmesi bekleniyor. Döviz tarafında ise Türk lirasının değer kaybı sürecek. Dolar/TL kurunun 2025 sonunda 42,9 iken 2027 üçüncü çeyrekte 57 seviyesine, Euro/TL’nin ise aynı dönemde 50,4’ten 69,6’ya yükselmesi öngörülüyor


