İsrail saldırıları durmuyor: Lübnan’da can kaybı 1024’e ulaştı

Lübnan Sağlık Bakanlığı, 2 Mart’tan bu yana devam eden İsrail saldırılarının yol açtığı insani tablonun giderek ağırlaştığını açıkladı. Ülke genelinde süren bombardımanlar, sivil kayıpları artırırken sağlık altyapısı da ciddi şekilde zarar görüyor.
CAN KAYBI 1024’E YÜKSELDİ
Bakanlık tarafından yapılan son açıklamaya göre, saldırıların başladığı tarihten bu yana hayatını kaybedenlerin sayısı 1024’e ulaştı. Yaralı sayısı ise 2 bin 740 olarak kaydedildi.
Yetkililer, ölenler arasında 118 çocuk ve 79 kadının bulunduğunu vurgulayarak sivil kayıpların boyutuna dikkat çekti.
Bir önceki gün açıklanan verilere göre 1021 olan can kaybı, son saldırılarla birlikte artış gösterdi. Yaralı sayısındaki yükseliş de çatışmaların şiddetini ortaya koyuyor.
SAĞLIK SİSTEMİ HEDEFTE
Saldırılarda sağlık çalışanları da doğrudan etkileniyor. Açıklamada, 40 sağlık görevlisinin hayatını kaybettiği, 119 sağlık çalışanının ise yaralandığı bildirildi.
Sağlık altyapısına yönelik saldırıların, hastanelerin kapasitesini zorladığı ve müdahale süreçlerini sekteye uğrattığı ifade edildi.
Uzmanlar, sağlık sistemine yönelik bu tür kayıpların uzun vadede daha büyük insani krizlere yol açabileceği uyarısında bulunuyor.
İSRAİL SALDIRILARI GENİŞLİYOR
İsrail ordusu, 2 Mart’ta Lübnan’dan atılan roketleri gerekçe göstererek ülkenin kuzeyinde alarm durumuna geçtiğini açıklamıştı. Bu gelişmenin ardından geniş çaplı hava operasyonları başlatıldı.
Başkent Beyrut dahil birçok bölge hedef alınırken, saldırılar sadece hava ile sınırlı kalmadı. Denizden yapılan bombardımanların yanı sıra kara operasyonlarının da genişletildiği bildirildi.
İsrail’in çok yönlü askeri operasyonları, ülke genelinde güvenlik riskini artırarak sivil yaşamı derinden etkiliyor.
ZORUNLU GÖÇ DALGASI BÜYÜYOR
Lübnan hükümetine bağlı Afet Yönetimi kurumunun verilerine göre, saldırılar nedeniyle yerinden edilenlerin sayısı 1 milyonu aştı. Bu durum, ülkede barınma ve temel ihtiyaç krizini beraberinde getiriyor.
Geçici barınma alanlarında yoğunluk artarken, insani yardım kuruluşları artan ihtiyaçlara dikkat çekiyor. Elektrik, su ve sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan sıkıntılar, krizin derinleştiğini gösteriyor.


