Haberler

J.P. Morgan: AB’de tarım topraklarının %70’i bozuldu, yıllık maliyet 50 milyar euroya ulaşıyor

ABD merkezli yatırım bankası J.P. Morgan, Avrupa Birliği’nde tarım arazilerinin karşı karşıya olduğu yapısal risklere dikkat çeken yeni bir çalışmasını yayımladı.

J.P. Morgan: AB’de tarım topraklarının %70’i bozuldu, yıllık maliyet 50 milyar euroya ulaşıyor
ABD merkezli yatırım bankası J.P. Morgan, Avrupa Birliği’nde tarım arazilerinin karşı karşıya olduğu yapısal risklere dikkat çeken yeni bir çalışmasını yayımladı. “İklim Sezgisi: Gıda Güvenliği – Isınan Bir Dünyada Tarım ve Gıdanın Geleceği” başlıklı rapora göre, Avrupa Birliği genelinde tarım topraklarının %60-70’i bozulmuş durumda ve bunun yıllık ekonomik maliyeti yaklaşık 50 milyar euro olarak hesaplanıyor. Raporda, mevcut nüfus artışı ve tüketim alışkanlıklarının devam etmesi halinde, 2010 yılına kıyasla küresel ölçekte %80 daha fazla besin enerjisi üretimine ihtiyaç duyulacağı vurgulandı. Bu artan talebin, yalnızca üretim hacmini artırarak karşılanamayacağına işaret edildi. J.P. Morgan’ın analizine göre, dünyadaki ekilebilir arazilerin yaklaşık yarısı halihazırda tarımsal faaliyetlerde kullanılıyor. Bu nedenle, artan gıda ihtiyacının tarım dışı alanların ekime açılmasıyla karşılanmasının mümkün olmadığı belirtiliyor. Raporda, gıda güvenliğinin sağlanabilmesi için teknolojik inovasyon, verimlilik artışı ve etkin arazi yönetiminin birlikte uygulanmasının zorunlu hale geldiği ifade ediliyor. Çalışma, iklim değişikliğiyle birlikte derinleşen toprak bozulmasının yalnızca çevresel değil, ekonomik ve stratejik bir risk haline geldiğini ortaya koyarken, tarım politikalarında sürdürülebilirlik odaklı dönüşümün ertelenemez olduğunu vurguluyor.

Toprakta bozulmalar yaşanıyor

Çalışmaya göre, toplam faktör verimliliğini tehdit eden dört temel çevresel risk toprak bozulması ve erozyon, su kalitesi ve miktarındaki azalma, pestisit direnci ve yeni zararlıların ortaya çıkması ile iklim değişikliğinin bölgesel iklim koşullarını değiştirmesi oldu.

Toprak sağlığına ilişkin göstergeler, küresel tarım bölgelerinde bozulmalar yaşandığını gösteriyor. Organik karbon kaybı ve üst toprak erozyonunun, son yıllardaki üretim düşüşleriyle bağlantılı olduğu bilinirken, ABD'de mısır üretim bölgelerindeki kayıplar yüzde 6'ya ulaştı. AB'de ise tarım topraklarının yüzde 60-70'inin bozulduğu ve bunun yıllık yaklaşık 50 milyar avroluk maliyete yol açtığı tahmin ediliyor.

Öte yandan, su kaynaklarındaki bozulmanın sürmesi üretkenliği azaltabilir, maliyetleri artırabilir ve uzun vadede arazi varlıklarının değerini baskı altına alabilir. Yer altı suyu seviyelerinin düştüğü bölgelerde tarımsal kredi geri ödeme gecikmeleri artıyor.

Gıda fiyatlarında artış yaşanıyor

Çalışmada sonuçlarına yer verilen raporlar, gıda fiyatlarındaki artışın temel nedenlerinden biri olarak aşırı hava olaylarını gösteriyor.

Birleşik Krallık'ta yağışlı bir kışın ardından patates fiyatları Ocak-Şubat 2024'te yüzde 22 arttı. AB'de zeytinyağı fiyatları 2022-23 kuraklığının etkisiyle Ocak 2024'te yüzde 50 yükselirken, ABD'nin batısındaki kuraklık sonrası Kasım 2022'de sebze fiyatları yüzde 80 artış gösterdi. Japonya'da ise ağustostaki sıcak hava dalgasının ardından Eylül 2024'te pirinç fiyatları yüzde 48 yükseldi.

"İklim değişikliği toprak sağlığını doğrudan etkiliyor"

Türkiye Toprak Bilimi Derneği Üyesi Prof. Dr. Erhan Akça, AA muhabirine, toprağın tuttuğu su miktarıyla dünyanın en büyük tatlı su gölü olarak nitelendirilebileceğini söyledi.

Toprak sağlığındaki bozulmaların toprağın iyi bitki yetiştirmediği ve suyu iyi arıtmadığı durumlarda gözlemlenebileceğine işaret eden Akça, "İklim değişikliği toprak sağlığını doğrudan etkiliyor, çünkü iklim değişikliği nedeniyle toprağın bir kere nem içeriğini kaybediyorsunuz. Dünya bir döngüler sistemi dolayısıyla toprağın nem içeriği kaybolunca yani bu döngülerdeki en ufak bozukluğa yol açtığınızda sistem bozuluyor. İklim değişikliği de su bileşenini bozuyor ve biz buna kuraklık diyoruz." dedi.

Akça, toprak organik karbonu ve erozyonun, toprak sağlığını en fazla tehdit eden unsurlar arasında yer aldığına dikkati çekerek, erozyonun toprağı savunmasız hale getirdiğini kaydetti. Akça, topraktaki organik karbonun insan vücudundaki kana benzer şekilde su tutan, besin elementlerinin alınmasını sağlayan bir yapı olduğunu aktardı.

Toprak sağlığındaki bozulmaların belli bölgelerde gözlemlenebileceğinin altını çizen Akça, şunları kaydetti:

"Hem kendi çapımızda hem uluslararası projelerde iklim projeksiyonları yapıyoruz. Türkiye ve dünyada en çok Akdeniz ikliminde olan ülkeler yani Akdeniz havzası etkilenecek. Tropik ormanlar çok verimli gözüküyor ama topraklar asidik olduğu için oradaki çoğu besin elementleri yetersizdir, kalsiyumsuzdur. Projeksiyonlara göre, 1 derecelik artışta Akdeniz sahilimiz biraz etkileniyor. Ama 2 derecede Aydın'dan Osmaniye'ye, kıyı hattından Mardin, Şırnak tarafına olan bölgeler çok etkilenecek. Metrekareye düşen yağış yaklaşık 100 milimetre, yani metrekare başına 100 litre azalacak. Bu da 100 metrekarelik evinize yılda 10 ton daha az yağmur gelecek anlamını taşıyor."

Akça, toprakta su ve organizma kalmadığında daha fazla gübre kullanıldığını anımsatarak, bu durumun da bitkilerin doğal savunma mekanizmalarının yeterince gelişmemesine yol açtığını ifade etti. Akça, verim kaybı yaşanmaması için kullanılan kimyasalların çevre kirliliğine neden olduğu ve insan sağlığını tehdit ettiğini de kaydetti.

Gıda üretimi yenilikçi tarımla artırılabilir

Yenilikçi tarım faaliyetlerinin olumlu etkileri olduğuna dikkati çeken Akça, sözlerini şöyle tamamladı:

"Sulamayı ölçülere göre yapmak, dron ve doğru gübre kullanmak çok güzel. Kimyasal, sentetik ve aşırı su girdikçe bozulmalar yaşandı. İç Anadolu'da bazen mısıra 24 saat su veriyorlar ama bir sensör koyduğunuzda 6 saatin yettiğini görüyorsunuz. Eğer uygun su ve gübre ile biyolojik kökenli malzemeler kullanırsanız yenilikçi tarım desteklediğimiz bir yaklaşım. Gıda üretimini 20-30 yılda yüzde 50-60 arttırmamız lazım ama topraklar bitiyor bunu yenilikçi tarımla yükseltebiliriz. Yani 1 litre suyla 10 kilo ürün elde etmek de var, 2 kilo ürün elde etmek var. Yenilikçi tarım 1 kilo suyla 10 kilo ürün elde ettiği için biz bunları destekliyoruz."

İlgili Haberler

En Çok Okunanlar