Haberler

Kearney: Küresel tedarik zincirinde Türkiye'nin yıldızı parlıyor

Uluslararası danışmanlık şirketi Kearney, pandemide Batılı alıcıların yakın bölgelerden tedarikin ne kadar önemli olduğunu anladığını belirterek, bu süreçte Türkiye'nin Avrupa'ya yakınlığı, AB ile aynı entelektüel mülkiyet kurallarına sahip olması ve gelişkin üretim altyapısıyla büyük avantaj kazandığını vurguladı.

Kearney: Küresel tedarik zincirinde Türkiye'nin yıldızı parlıyor
Uluslararası danışmanlık şirketi Kearney, pandemide Batılı alıcıların  yakın bölgelerden tedarikin ne kadar önemli olduğunu anladığını  belirterek, bu süreçte Türkiye'nin Avrupa'ya yakınlığı, AB ile aynı  entelektüel mülkiyet kurallarına sahip olması ve gelişkin üretim altyapısıyla büyük avantaj kazandığını vurguladı. Uluslararası danışmanlık şirketi Kearney'in Türkiye Yönetici Ortağı Onur Okutur, küresel değer zincirinde pandemide gerçekleşen değişimin Türkiye'ye önemli bir avantaj sağladığını belirterek, "Pandeminin  getirdiği tedarik şoklarıyla tedarikçi sayılarını çeşitlendirmeye ve  satın almalarını yakın coğrafyalara çekmeye başlayan Avrupalı  şirketler, lokasyon avantajı ve gelişkin üretim teknolojileri  nedeniyle Türkiye'deki üreticilere tekrar ağırlık vermeye başladı"  dedi. Kearney tarafından hazırlanan raporda, satın alma yöneticilerinin  pandeminin yol açtığı değişim sürecinde dikkat etmesi gerekenler 5  başlık altında incelendi.

1)    Piyasa belirsizliklerinden yararlanın

Raporda, belirsizliğin yüksek olduğu dönemlerde şirketlerin yaratıcı  ticari ilişki modelleri ve sözleşmelerine daha açık olduğu belirtildi  ve satın alma yöneticilerine, mevcut sözleşmeler ve projeleri yeniden  müzakere etmeleri önerildi. Bununla birlikte sözleşmelerin  yenilenmesini sağlayacak fırsat penceresinin kısa süre açık kalacağı  da vurgulandı ve satın alma yöneticilerinin ellerini çabuk tutmaları  gerektiğinin altı çizildi.

2)    Tedarik zincirinin güvenliğini sağlayın

Pandemide ülkelerin sınırları kapatması pek çok şirketin tedarik  zincirinin kopmasına yol açmıştı. Kearney, bu dönemde yakın  bölgelerden tedarikin ne kadar önemli olduğunun anlaşıldığını ve  özellikle Avrupa Birliği ile aynı entelektüel mülkiyet ve kural seti  ile yönetilen Türkiye ile Doğu Avrupa ülkelerinin bu süreçte avantaj  kazandığını vurguladı. Raporda, Koronavirüs vaka sayılarındaki artışlara bağlı olarak  sınırların yeniden kapatılması riskinin varlığını koruduğu belirtildi  ve şirketlere tedarikçilerinin mali durumlarını yakından izlemeleri, 360 derece risk değerlendirmesi yapmaları önerildi.

3)    Sürdürülebilirliğe odaklanın

Kearney'in raporunda, Avrupa ülkelerinde yaşayanların yüzde 47'sinin  küresel iklim değişikliğini insanlığa yönelik çok büyük bir tehdit  olarak değerlendirdiği ve şirketlerden sürdürülebilirlik konusunda  kendi kurallarını koymalarını beklediği kaydedildi. Öte yandan Avrupa Birliği'nin sürdürülebilirliğe yönelik Yeşil Mutabakat'ı ve Sınırda Karbon Vergisi'nin, Türkiye'deki üreticileri derinden etkileme  potansiyeli taşıdığına da dikkat çekildi. Kearney, satın alma  politikalarının şirketin sürdürülebilirlik hedefleri ile Yeşil Mutabakat gibi yeni kural setleri doğrultusunda revize edilmesi ve  tedarikçilerin değişen öncelikler konusunda bilgilendirilmesi  gerektiğini kaydetti.

4)    Dijital tedarik araçlarını kullanın

Raporda, dijital teknolojilerin etkin tedarik zinciri yönetimini çok  kolaylaştırdığı, büyük veri ve yapay zeka ile tedarik dalgalanmalarını  öngörmenin mümkün hale geldiği ifade edildi. Blok zincir üzerinde  çalışan akıllı sözleşmeler ile tedarik süreçlerinin güvenliğinin  sağlanabileceğini de dikkat çekildi. Kearney, satın alma  yöneticilerine dijital teknolojileri tedarik süreçlerine bir an önce  entegre etmeyi öneriyor.

5)    Yeni kategorileri fark edin

Pandemide uzaktan çalışmanın öne çıkması ve bu arada tüketici  davranışlarının değişmesi, yeni ürün ve hizmet kategorilerinin  doğuşuna yol açtı. Rapora göre uzaktan çalışmayla gündeme gelen siber  güvenlik bunlardan biri. Kearney, satın alma yöneticilerinin, yeni  ihtiyaçları göz önüne alarak şirketin nerelerde desteğe, çalışanların  hangi alanlarda eğitime ihtiyaç duyduğunu belirlemek ve bu doğrultuda  aksiyon almak sorumluluğuyla karşı karşıya olduğunu vurguladı.

İlgili Haberler

En Çok Okunanlar